Gazipaşa'da bulunan kafatasının gizemi çözülüyor
Gazipaşa'da bulunan kafatasının gizemi çözülüyor
İçeriği Görüntüle

Adana'nın Sarıçam ilçesinde evlilik hazırlığı yapan 19 yaşındaki Ayşegül Kırğıl ile 18 yaşındaki nişanlısı Hasan Temur arasında çıkan tartışma ölümle sonuçlandı. Olay, 21 Eylül sabahı saat 08.00 sıralarında Gültepe Mahallesi'ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. DHA'nın aktardığı bilgilere göre çift, nikah işlemleri kapsamında gerekli tahlilleri vermek üzere hastaneye gitmeyi planladı. Kırğıl'ın, uyuyakalan Temur'u uyandırmak istemesi üzerine taraflar arasında tartışma çıktı.

TARTIŞMA KISA SÜREDE ŞİDDETE DÖNÜŞTÜ

Haberde yer alan iddiaya göre Hasan Temur, uyandırılmasına öfkelenerek nişanlısı Ayşegül Kırğıl'ı yumruk ve tokatlarla darbetti. Kırğıl ise daha sonra verdiği ifadede kendisini korumaya çalıştığını belirterek mutfak masasındaki bıçağı aldığını söyledi. Yaşanan arbede sırasında Temur göğsünden bıçakla yaralandı. Olayın nasıl geliştiğine ilişkin ayrıntıların kesin hukuki değerlendirmesi ise soruşturma dosyasındaki deliller ve yargılama sürecinde ortaya çıkacak bulgularla yapılacak.

Temur'un yere yığılmasının ardından Kırğıl'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istediği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Balcalı Hastanesi'ne kaldırılan Hasan Temur, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Temur'un cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilerek toprağa verildi.

GENÇ KADIN TUTUKLANDI

Olayın ardından gözaltına alınan Ayşegül Kırğıl, Cinayet Büro Amirliği'ne götürüldü. Kırğıl'ın emniyetteki ifadesinde, nişanlısını yalnızca hastaneye gitmek için uyandırmak istediğini, Temur'un kendisine vurmasının ardından kendisini korumak amacıyla masadaki bıçağı aldığını ve arbede sırasında Temur'un yaralandığını söylediği aktarıldı. Kırğıl, evlilik hazırlığında olduklarını, Temur'u öldürmek istemediğini ve pişman olduğunu ifade etti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kırğıl, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

MEŞRU SAVUNMA DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILIYOR?

Türk Ceza Kanunu'nda meşru savunma, kişinin kendisine veya bir başkasına yönelmiş gerçekleşen, gerçekleşmesi ya da tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunda kalması üzerinden düzenleniyor. Bir olayda bu şartların bulunup bulunmadığı yalnızca şüphelinin beyanıyla değil; olay yeri bulguları, adli tıp raporları, yaralanmaların niteliği, tarafların ifadeleri, varsa tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek adli makamlar tarafından belirleniyor.

Bu nedenle Kırğıl'ın kendisini korumak amacıyla hareket ettiği yönündeki ifadesinin hukuki karşılığının ne olacağı soruşturma ve olası kovuşturma aşamalarında ortaya çıkacak. Tutuklama kararı ise kişinin suçunun kesinleştiği anlamına gelmiyor; ceza muhakemesinde soruşturma ve yargılama devam ederken uygulanan bir koruma tedbiri niteliği taşıyor. Dosyada savcılığın toplayacağı delillerin ardından suçun hukuki vasfı ve olayda meşru savunma hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı yargı mercilerince değerlendirilecek.

ŞİDDET DURUMUNDA NEREYE BAŞVURULABİLİR?

Fiziksel şiddet veya ciddi şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalan kişilerin mümkün olduğunda tehlikeli ortamdan uzaklaşması ve güvenli bir noktadan kolluk birimleriyle ya da 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geçmesi önem taşıyor. Kadına yönelik ve ev içi şiddet vakalarında polis ve jandarmanın yanı sıra Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, Aile ve Sosyal Hizmetler birimleri ve diğer resmi destek mekanizmalarına başvuru yapılabiliyor. 6284 sayılı kanun kapsamında da şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler için şartlara göre koruyucu ve önleyici tedbirler alınabiliyor.

ADLİ SÜREÇ DEVAM EDECEK

Sarıçam'daki olayda bundan sonraki süreçte soruşturma dosyasındaki adli ve kriminal bulguların değerlendirilmesi bekleniyor. Ölümün meydana geliş biçiminin yanı sıra olay öncesindeki tartışmanın seyri, Kırğıl'ın darbedildiği yönündeki beyanı ve kullanılan kuvvetin koşulları da hukuki değerlendirmede önem taşıyacak. Nihai suç vasfı ve ceza sorumluluğu konusunda karar verme yetkisi yargı mercilerine ait olacak.

Kaynak: Haber Merkezi