Geçtiğimiz salı günü eczacı bir dostumun eczanesinde otururken, yürümekte zorlanan yaşlı bir erkek girdi içeri.

Eczacı dostumu selamladı,   sonra da nefes nefese önündeki tabureye oturdu.

Dikkatlice baktım, ağlıyordu.

Eczacı dostumun “hayır mı …. Abi?” sorusuna yanıt vermeden, eczacı dostumun verdiği kâğıt mendille, gözyaşlarını sildi ama gözyaşları dinmedi.

Sessizce ama merakla, ağzından dökülecek sözleri bekledik yaşlı amcanın.

Uzattığımız bir bardak suyu içti, bizi tek tek süzdükten sonra; “İlk defa yaşlı olduğuma çok üzüldüm…” dedi, tekrar ağlamaya başladı.

“Yaş 85…” dedi.

Durdu, yutkundu.

Tebessüm etmeye çalıştı, beceremedi.

“Buraya gelmek için otobüs durağında bekliyorum. Otobüs gelirken, durmayacağını bile bile el kaldırdım. Durmadı. İlk kez başıma gelmiyor bu durum. Bile bile bekledim, bile bile el kaldırdım. Otobüs boştu ama yine de durmadı” dedi.

Tekrar başladı ağlamaya.

Ve ağlayarak, “65 yaş üzeri olduğumu bildiği için durmadı” dedi.

Eli titreye titreye su bardağına uzandı.

“O da benim / bizim yaşımıza gelecek. Benim gibi o da el kaldıracak; onu da almayacaklar otobüse… Bana yaşattığı acıyı, o zaman anlayacak…” dedi, sesi titreye titreye…

O an ağlamamak için zor tuttum kendimi…

Bu tür yakınmalarla ilk kez karşılaşmıyordum ama bu defa tanık olduğum olay çok koymuştu bana.

“Plakasını almadın mı o pisliğin?” dedim, daha doğrusu diyebildim.

“Ne gereği var ki evlat, bu terbiyesizliği yapan sadece o değil ki? Çoğunun tavrı böyle…” dedi, göz yaşlarını silmeye çalışarak.

*    *    *

Daha fazla duramadım orada.

Söylene söylene döndüm eve.

… …

4376 sayılı yasaya göre 65 yaş ve üstü vatandaşlara şehir içinde ücretsiz seyahat imkânı tanınıyor Ülkemizde.

Bence olması gereken bir uygulama.

Emeklilerimize zaten doğru dürüst bir emekli maaşı veril(e)miyor, hiç değilse böyle bir imkân sağlayarak bütçelerine bir katkı sağlanmış oluyor.

(Yanlış anlaşılmaması için hemen belirteyim. 45 yıllık Alanya yaşayanıyım, bu süre içinde hiç şehir içi otobüslerine binmedim / binmem de…)

Yaptığım araştırma sonucu edindiğim bilgiye göre; ücretsiz seyahat hakkı tanıyan düzenleme ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bütçesinden aylık araç başı 750,00 TL de ücret ödeniyor imiş. 

Fakat gelin görün ki şoför esnafı bu uygulamayı hiç ama hiç sevmiyor.

Bu hoşnutsuzluklarını yüksek perdeden de gösteriyorlar.

Ve bazı şoför esnafı bu vatandaşlarımıza çok kötü davranıyor.

Şahsen tanık olduğum birçok durumda şoförler 65 yaş üstü vatandaşlarımızı duraklardan alırken homurdanıyor, indirdikleri zaman arkasından konuşuyor…

Yasaya göre bu hakka sahip olan vatandaşlarımızı bedavacı, avantacı, fırsatçı olarak görüyorlar ve buna göre davranıyorlar.

Böyle muamele gören insanlarımızın düştüğü durumu düşünebiliyor musunuz? 

Hayatları boyunca çalışıp, didinip, bu ülkeye ve ülke insanına hizmet eden emeklilerimiz, bu tür şehir içi nakliye araçlarına çekine çekine, korka korka biniyorlar.

Hatta yakından tanıdığım bazı emeklilerimiz, bu durumu yaşamamak için normal seyahat kartı alıp, toplu taşıma araçlarını ücretli kullanıyorlar.

Düşünün yasa size bir hak vermiş ama siz şoför esnafından çekindiğiniz için bu hakkınızı kullanmıyorsunuz.

Böyle bir şey olabilir mi?

Elbette bu vatandaşlarımıza gerekli saygıyı gösteren, onların rahat seyahat etmesini sağlayan şoförlerimiz de var.

Ama özellikle son aylarda gerek sosyal medyada gerekse bireysel olarak tepkisini gösteren vatandaşlarımız, azımsanmayacak kadar fazla.

Buradan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi olmak üzere tüm ilçelerdeki şoförler ve otomobilciler esnaf odalarına sesleniyorum; lütfen yasayla bu hakka sahip olan bu insanlarımıza, şoförlerin gerekli saygıyı göstermelerini sağlayın ve kötü davranışlar içinde olan esnafınızı uyarın.

Gün be gün yaşamlarının son günlerine yaklaşan bu insanlara, bu stresi yaşatmaya kimsenin hakkı yok.

Siz de yaşlanacak, siz de aracınıza almadığınız yaşlı insana yaşattığınız acıları yaşayacaksınız.

İnsanca, makul tavırlar sergileyen şoförlerimizi tenzih ederek, yaşlılarımıza acımasız tavırlar sergileyen şoförlerimize sesleniyorum.

“İnsan olun, haddinizi bilin, insan gibi davranın öncelikle…”