YOKSULLARIN sokaklara dökülüp eylem yapmaları, polisle çatışmaları, ortalığı yangın yerine çevirmeye kalkmaları mümkün mü? Kimi kamu görevlilerinin aldıkları maaşlarının azlığından söz ederek açlık sınırında olduklarından...
YOKSULLARIN
sokaklara dökülüp eylem yapmaları, polisle çatışmaları, ortalığı yangın yerine çevirmeye kalkmaları mümkün mü?
Kimi kamu görevlilerinin aldıkları maaşlarının azlığından söz ederek açlık sınırında olduklarından söz ediliyor.
Mesleklerinden söz etmeyeceğim.
Ama bunların her birinin altında son model araba olduğunu da herkes gördüğü halde, kör gözüne der gibi, böyle bir acındırma kampanyasının medya kanalıyla yapılabilmesi de çok anlamlı!
İş kazaları aldı başını gidiyor.
Medyada sürekli iş kazaları gündemin başköşesine oturtuluyor.
Trafik kazalarının sorumlusu kim?
Genellikle sürücü.
Sorumsuz sürücüler yüzünden onlarca yüzlerce insanımız canından oluyor.
Aynı sorumsuzluğu ve vurdumduymazlığı, çalışanlarımız da işverenlerimiz de sürdürüyor.
Bu, bir kültür işi.
Bunlar, hükümetlerin duyarlılığı ya da cezai yöntemlerle çözülecek şeyler değil.
Madenlerdeki felaketler peş peşe gelmeye başladı.
Madenciler madenleri kapatıp işçi çıkartmaya başladı.
Şimdi de işsiz kalan madencilerin sorunu başköşeye oturdu.
Yani aşağı tükür sakal, yukarı tükür bıyık.
Medya, olayları tek yönlü olarak ele alıp, felaket tellallığı yaparak, her olayı dramatize ederek, reyting yarışı yapmakla meşgul.
Kimi yazar-çizerlerimiz, her alanda ve her sektörde hatta her meslekte bir çöküntünün olduğundan dem vurarak, felaket tellallığı yapmaktan öte bir şeyler söylemekten öylesine uzaklar ki, insan onları okuduğunda ya da dinlediğinde, biz nerede yaşıyoruz, bunların söz ettiği ülke neresi diye düşünmeden edemiyor!
Bir insanın ya da yazar-çizerin hatta siyasetçinin inandırıcı olabilmesi için, gerçekçi ve de objektif olması gerekir.
Vur abalıya misali, sürekli mevcudu eleştirmekten ve papağan gibi benzer şeyleri tekrarlayan beyinler ne kadar bilge ya da onların kendilerini tanımlamaya çalıştıkları gibi, entelektüel olurlarsa olsunlar inandırıcı olmaları mümkün değil.
Bu şekilde yazıp konuşanlarla, bunları sürekli okuyup dinleyenler, bir bakıma “Körler sağırlar, birbirini ağırlar” şeklinde, birbirlerini tatmin etmekten başka bir iş yaptıkları yok!