Alanya, uzun yıllardır Türkiye'nin dünyaya açılan en güçlü turizm markalarından biridir. İklimi, doğası ve misafirperverliğiyle Türk Rivierası'nın simge şehirlerinden biri hâline gelmiş; bu başarı, kentin ekonomik ve sosyal yapısını derinden şekillendirmiştir.

Ancak yalnızca turizme dayalı bir ekonomik model, kaçınılmaz olarak mevsimsellik ve küresel krizlere karşı kırılganlık üretir. Bugün artık Alanya için asıl soru "turizm mi?" değil; turizmin yanına hangi sürdürülebilir alanları ekleyebileceğimizdir. İşte bu noktada, uluslararası yükseköğretim sessiz ama güçlü bir stratejik alan olarak öne çıkmaktadır.

Son on yılda Türkiye, uluslararası öğrenci hareketliliğinde dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmuştur. 2013 yılında yaklaşık 48 bin olan uluslararası öğrenci sayısı, 2025 itibarıyla 337 binin üzerine çıkmıştır. Türkiye bugün bu alanda dünyanın önde gelen ev sahibi ülkeleri arasındadır. 2028 hedefi ise nettir: 500 bin uluslararası öğrenci. Bu tablo, eğitimin artık yalnızca akademik değil; ekonomik ve diplomatik bir alan olarak da ele alındığını göstermektedir.

Bu büyümenin temelinde güçlü bir akademik altyapı yer almaktadır. Türkiye'deki üniversiteler, Bologna Süreci çerçevesinde yapılandırılmış olup Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi (AKTS) ile uyumlu şekilde faaliyet göstermektedir. Bu sistem sayesinde şeffaflık, akademik hareketlilik ve diplomaların uluslararası tanınırlığı güvence altına alınmakta; Türkiye'de alınan üniversite diplomaları Avrupa ve küresel yükseköğretim alanında geçerlilik kazanmaktadır.

Bu ulusal çerçevede Antalya ili, uluslararası öğrenciler tarafından en çok tercih edilen iller arasında Türkiye genelinde altıncı sırada yer almaktadır. Bu başarı; akademik kapasite, ulaşılabilirlik, güvenlik ve yaşam kalitesinin birleşiminden doğmaktadır.

Antalya özelinde ise Alanya'nın konumu dikkat çekicidir. Kentte toplam yaklaşık 17 bin öğrenci öğrenim görmekte; bunların yaklaşık 1.200'ü 50'den fazla ülkeden gelen uluslararası öğrencilerden oluşmaktadır. Bu rakamlar, Antalya'daki uluslararası öğrencilerin yaklaşık üçte birinin Alanya'da bulunduğunu ortaya koymaktadır. Alanya ölçeğindeki bir şehir için bu oran son derece anlamlıdır.

Alanya yalnızca tam zamanlı öğrencilere değil; Erasmus+, Mevlana, ORHUN ve diğer uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğrencilere de ev sahipliği yapmaktadır. Bu öğrenciler, bir ya da daha fazla akademik dönem boyunca şehirde yaşayarak Alanya'nın akademik ortamına, kültürel çeşitliliğine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamaktadır.

Uluslararasılaşma yalnızca sayılarla ölçülmez. Kurumsal kapasite, akademik kalite ve sürdürülebilir iş birlikleri bu sürecin temel unsurlarıdır. Alanya Üniversitesi, AKTS uyumlu müfredatları, uluslararası kalite güvence mekanizmaları ve Avrupa ile Avrupa dışındaki üniversitelerle yürüttüğü aktif akademik iş birlikleriyle bu süreci sistemli biçimde sürdürmektedir.

Bu çerçevede, Alanya Üniversitesi'nin Türkiye'deki 200'ü aşkın üniversite arasında uluslararası öğrenci oranı bakımından 11. sırada yer alması tesadüf değildir. Bu tablo, hem kurumsal istikrarın hem de Alanya'ya duyulan uluslararası güvenin somut bir göstergesidir.

Alanya'nın bir eğitim destinasyonu olarak cazibesi, köklü turizm geçmişiyle doğrudan ilişkilidir. Pek çok aile, kenti ilk kez turist olarak tanımakta; zaman içinde oluşan güven ve aşinalık, yükseköğretim tercihlerine de yansımaktadır. Eğitim, bu anlamda Alanya ile dünya arasındaki ilişkinin doğal bir devamı hâline gelmektedir.

Bugün Alanya, 130'dan fazla ülkeden 45 binin üzerinde yerleşik yabancı nüfusa ev sahipliği yapmakta; bu özelliğiyle Akdeniz'in en kozmopolit şehirlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Uluslararası öğrenciler, bu çok kültürlü yapının ayrılmaz bir parçasıdır.

Kentsel kalkınma perspektifinden bakıldığında, uluslararası eğitim en sürdürülebilir ekonomik modellerden biridir. Öğrenciler uzun süreli olarak şehirde yaşar, yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlar, sosyal hayata entegre olur ve kalıcı uluslararası ağlar oluşturur. Mezuniyet sonrasında dahi Alanya ile bağını sürdüren birçok öğrenci, kentin uluslararası görünürlüğüne katkı sunmaya devam etmektedir.

Alanya'nın deneyimi açıkça göstermektedir ki turizm ve eğitim rakip değil, birbirini tamamlayan iki stratejik alandır. Uluslararası yükseköğretim, kentin mevcut küresel bilinirliğini sürdürülebilir ekonomik değere dönüştürme fırsatı sunmaktadır.

Uzun yıllardır Türkiye'de yaşayan ve Alanya'da uluslararası öğrencilerle birebir çalışan biri olarak şunu net biçimde söyleyebilirim: Eğitim, Alanya'nın geleceğine sessiz ama kalıcı bir yatırım yapmaktadır.

Bu yalnızca akademik bir değerlendirme değildir. Bu, Alanya'nın bir sonraki kalkınma evresi için stratejik bir tercihtir.

Kaynaklar:

  • T.C. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Uluslararası Öğrenci İstatistikleri

  • Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB)

  • T.C. Ticaret Bakanlığı / DEİK, Uluslararası Eğitim Hedefleri

  • Study in Turkiye Resmi Platformu

  • Erasmus+ Programı İstatistikleri (Avrupa Komisyonu)