Geçtiğimiz cumartesi günü aile dostlarımızla birlikte Kale Yamacında bulunan Kolcuoğlu Restoran’a gideceğiz.

Alkol de alabileceğimiz düşüncesiyle arabalarımızı bırakıp özel taksiyle gitmeye karar verdik.

Ferhatiye Camiinin önünde, ilk gördüğümüz taksiyi durdurup, bindik.

Bu arada şoför, “Bana bir dakika izin verin lütfen” deyip; bir koşu  Kalan Sokak’ta bulunan Nargileci Dükkanına girdi, bir şeyler alıp, hemen dönüp, bizi gideceğimiz restorana bıraktı.

Restorana girip, oturunca cebime baktım telefonum yok.

Evde bırakmış olabileceğim düşüncesiyle üzerinde durmadım.

Eve gelince anımsadım, taksiye bindiğimde telefon cebimdeydi ve büyük bir olasılıkta takside düşürmüştüm.

Eşimin telefonundan, telefonumu aradım, kapatılmıştı, ulaşamadım.

Pazar ve pazartesi günü telefonumun peşine düştüm ama yüzlerce taksinin olduğu bir kentte, bizi götüren o taksiyi bulmak ne mümkün!

Tam umudu kesmiştim ki; bindiğimiz taksi şoförünün girdiği dükkânda kamera sisteminin olduğunu anımsadım.

Hemen o işyerine gittim, meramımı anlatım, bilgisayar kayıtlarını açtırdım.

Bindiğimiz taksinin şoförünün görüntülerini bulup, o görüntüleri, Alanya Şoförler Nakliyeciler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ali Akkaya’ya gönderdim, konuyu anlatıp, yardımını rica ettim.

“Derhal” dedi.

Bir saat sonra aradı.

“Oda’da buluşalım, ben de 20 dakika içinde Oda’da  olacağım…” dedi.

Ve…

Ve Oda’ya gidip, telefonumu aldım.

*    *    *

Şimdi bu konuyu, “Ben böyle bir olay yaşadım” demek için anlatmadım.

Ya niye anlattım?

Öncelikle “görev sorumluğu, görev aşkı budur” demek için anlattım.

Çünkü benzeri olayları daha önce de yaşadım ya da yaşayanların tanığı oldum.

Sayın Ali Akkaya Başkan gibi, görev aşkıyla çalışan çok nadir görevli gördüm.

Hatta bu konuyu, (ismi lazım değil) başka ilgili ve sorumlu kurumlara da götürdüm.

Durumu anlattım.

Güldüler.

Evet güldüler. Sen o telefonun üzerine bir bardak soğuk su iç dediler.

“Belli veriler yüklenince, telefon sinyallerinden telefonu buluyormuşsunuz” dedim, o verileri sundum.

Daha çok güldüler. “O senin dediğin dizi filmlerde oluyor” dediler.

Ama Ali Akkaya Başkan, “Buluruz, sen üzülme…” dedi.

“Başkanım telefon için üzülmüyorum, içinde her an irtibatta olmam gereken onlarca telefon numarası vardı. Elim kolum bağlandı dedim…”

Yine “üzülme, buluruz…” dedi.

Ve buldu.

Hem de yarım saat içinde buldu.

Akkaya Başkan o nedenle büyüdü gözümde.


Bu yazıyı, onun görev ve sorumluluk aşkını anlatmak için kaleme aldım.

Sağ ol Akkaya Başkanım.

Keşke her kurumumuzun başında sizin gibi sorumluluk aşkıyla çalışan görevliler olsa.

İyi ki varsınız.

R.A.

Ali Akkaya

OK