Tüm sorunlarımızın sorumlusu olarak birilerini göstererek, işin içinden sıyrılma uyanıklığını sergiliyoruz. Korunmayı ve korumayı bile 'Allah korusun” diyerek, bir bakıma birileri aracılığıyla Allah'a emir verdiğimizin bile...

Tüm sorunlarımızın sorumlusu olarak birilerini göstererek, işin içinden sıyrılma uyanıklığını sergiliyoruz.

Korunmayı ve korumayı bile “Allah korusun” diyerek, bir bakıma birileri aracılığıyla Allah’a emir verdiğimizin bile farkında değiliz.

Kaderin, alın yazısının ne olduğundan bile haberimiz yok.

Levhi Mahvuz’un ne olduğunu kaçımız biliyor?

İslam’a göre, alın yazısı, Allah bizim ne yapmamızı belirlememiş.

Yazılanlar, bizim ne yapacağımızı bilmesiyle ilgili.

Hani deriz ya, “Su testisi su yolunda kırılır.”

Allah da bizim ne yapacağımızı bildiğinden alnımıza yazmış.

Bunu değiştirmenin bizim elimizde olduğunun farkında bile değiliz.

Mina’da şeytan taşlamaya giden 769 kişi izdiham sonrasında canından olurken, Suudi din adamı "Takdiri ilahi" diyerek Suudi yönetimi aklamaya çalışıp, suçu Allah’ın üstüne atma aymazlığını sergiliyor.

Kabe’nin yani Hac ibadetinin Müslümanlıktan önce de var olduğunu, Kabe’nin defalarca yeniden inşa ve onarım gördüğünü biliyor muyuz?

Çoğumuz Kabe’de Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in yattığını sanıyor.

Oysa Hz. Muhammed’in mezarının Medine’de olduğunu bilen kaç Müslüman var?

Hayali bir şeytan taşlamadan söz edildiğini ben değil birçok ilahiyatçı din adamı söylüyor.

Dini ritüellerin çoğunun sonradan uydurma olduğunu gene din adamları dile getirirken, biz hala örf, adet ve gelenek şeklinde bu alışkanlıklarımızı sorgulamadan sürdürmeye devam ediyoruz.

Bunları bilmek için, ilahiyatçı ya da din uleması olmaya gerek yok.

Biraz araştırıp, biraz da sorguladığımız taktirde, bu ritüellerin Allah’ın emirleri olup olmadığını anlayabiliriz.

Dünyada çok sayıda din var.

Bunların hepsi de, Yaradan’a ulaşmaya dönük.

Hangisinin gerçekten Yaradan’ın sözü olduğunu anlayabilmek için de, önce Yaradan’ın yüceliğini kavramak ve anlamak gerekir.

Bunun için de, Yaradan’ın yarattığı canlı ve cansız varlıkların hatta tüm evrenin içeriğine inmek gerekir.

Yani bilime yönelmeliyiz.

Yaradan’ın kitaplarının yarattıkları olduğunu anlayıp kavramamız gerekir.

Biz bu kitapları okumayı bırakmış, insanların ürettikleri ritüellerle uğraşırken, Yaradan’dan uzaklaştığımızın farkında bile değiliz.

Hani denir ya "Hocanın dediklerini yap ama gittiği yoldan gitme" diye.

Ritüeller Allah’ın sözü olsa hoca neden doğru yoldan gitmesin?

Demek ki, çoğu hoca da bu ritüellerin Allah’ın sözü olmadığını biliyor!

Çoğu din adamının dindar olmaktan çok, dini meslek edinmiş kişiler olması da, dini çok daha anlaşılmaz hale getiriyor!

Allah hepimize, doğruları ve doğru yolu gösterir inşallah demekten öte diyebileceğimiz bir şey yok!