BİRİNCİSİ... Yüksek Seçim Kurulu, 18 Eylül'de siyasi partilerin teslim ettiği milletvekili adayı listelerini, 10 günlük itiraz süresinin ardından dün Resmi Gazete aracılığı ile kamuoyuna açıkladı. Antalya listelerinin AKP ve CHP...
BİRİNCİSİ...
Yüksek Seçim Kurulu, 18 Eylül'de siyasi partilerin teslim ettiği milletvekili adayı listelerini, 10 günlük itiraz süresinin ardından dün Resmi Gazete aracılığı ile kamuoyuna açıkladı.
Antalya listelerinin AKP ve CHP ayağında herhangi bir değişiklik olmazken, MHP'de bir tek değişiklik yapıldığı ortaya çıktı.
18 Eylül'de verilen listelerde 10. sıradan aday gösterilen Alanyalı Meryem Aydoğan'ın yerine bu kez Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Doçent Doktor Üstün Osma'nın yazıldığı görüldü.
Aydoğan'ın kendi isteğiyle mi çekildiği yoksa bunun MHP Genel Merkezi'nin bir tasarrufu mu olduğu ise netlik kazanmadı.
Listelerin YSK'ya verildiği 18 Eylül akşamı bizzat görüştüğüm MHP İlçe Başkanı Hilmi Er, "Meryem Hanım bugüne dek bizimle herhangi bir temas kurmadı. Gelişmeler nasıl oldu, bilgimiz yok" demiş, Aydoğan ise o akşam ve devam eden günlerde telefonlara yanıt vermemişti.
Ve yukarıda ifade ettiğim gibi, dün ortaya çıktı ki, Meryem Hanım liste dışı kalmış.
Kimi çevrelerin iddiasına göre...
Halen bir yarı kamu kurumu vazifesi gören Alanya Sulama Birliği'nde görevli olduğundan buradan en geç 31 Ağustos tarihine istifa etmesi gerektiği halde bunu unuttuğu için YSK'dan veto yedi.
Kimi çevrelere göre ise...
MHP'de resmen aday adaylığı başvurusunda bulunan partinin emektar ismi Hüseyin Yıldız ve MHP'nin genç kuşak isimlerinden Hacı Mevlüt Zavlak dururken, MHP ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı belirtilen Meryem Aydoğan'ın listeye alınmasına yönelik tepkiler nedeniyle MHP Genel Merkezi tarafından isminin üzerinin çizildiği ifade ediliyor.
Bunlar elbette birer iddiadan ibaret.
Doğrudur, yanlıştır, bilemeyiz.
Ancak...
Gerçekten de Hüseyin Yıldız ve Hacı Mevlüt Zavlak gibi "Alanya" kökenli iki isim dururken Meryem Aydoğan'ın listeye yazılmasına yönelik tepkilerde bir parça haklılık payı olduğu da kabul edilmelidir.
MHP'de liyakate, partiye verilen emeğe, ülkücü davaya olan bağlılığa değil de, listeye adamına göre aday yazıldığı gibi bir algı oluşursa bundan en çok zarar gören de yine MHP olacaktır.
Zannımca bu konuda oluşan bilgi kirliliğine en iyi yanıtı verecek olan da yine MHP İlçe Teşkilatı ve elbette doğruları bilen Meryem Aydoğan hanımefendi olacaktır.
***
İKİNCİSİ...
Dün, Mahmutlar Mahalle Muhtarı Ahmet Top'un haklı serzenişine yer vermiştim.
Anımsatalım.
Muhtar Top özetle şöyle demişti: "Seçime 30-35 gün var ama CHP'de İlçe Başkanı Şengül Yeşildal, Pınar Vural ve Hatice Toksöz Çıtak'tan başka çalışan yok. Koskoca parti üç kadının sırtına yüklenmiş durumda."
Ben de, "Kadın Kolları Başkanı Zuhal Sirkeli'yi unutmayın, onun da hakkı ödenmez" diye ekleme yapmıştım.
Bu arada...
7 Haziran Genel Seçimleri sürecinde, partiden resmi davet almadıkları için normalde küsmeleri gerekirken tam tersine CHP'ye maddi manevi destekte bulunan, yeme içme ve ulaşım masraflarının yanı sıra gazete ve televizyon reklamları için kendi aralarında bütçe oluşturan, eşten dosttan destek isteyen Serdar Köseoğlu'nu, Ali Hancı'yı, Bülent Kandemir'i ve Ayhan Gedikoğlu'nu da unutmamak...
Ve elbette CHP'de sırf koltuk için değil, partinin başarılı olmasına yönelik çalışıldığına iyi bir örnek teşkil ettikleri için de kutlamak gerek.
Yazımı, son günlerde duyduğum en güzel deyimlerden biriyle bitirip yorumu sizlere bırakıyorum. Artık siz nereye çekerseniz çekin, o sizin bileceğiniz bir iş.
"Küçük bir fare yavrusu, evin kedisinin karşısında kahkahalarla gülüyorsa, bilin ki çok yakınlarda bir delik vardır."