SGK, dünyada ve ülkemizde kullanılan tüm teknolojik imkânları etkin bir şekilde kullanarak online işlemlerde birçok yeniliğe imza atmakta; teknolojideki gelişmeleri ve bilimsel verileri yakından takip ederek özellikle kayıt dışılık, sosyal sigorta suistimalleri, prim ve diğer alacakların takibine yönelik proje ve programları hayata geçirmektedir. Bu çalışmalarla hem sigortalıların hem de işverenlerin Anayasal hakları korunmakta, aynı zamanda işverenlerin iş yükü hafifletilmeye çalışılmaktadır.
Bu projelerden biri de SGK’nın iş yerlerine karne verme uygulamasıdır. Uygulama, dört yıldır devam etmektedir. İlk kez 2021 yılı Haziran ayında işletime açılan uygulamada, başlangıçta 1,5 dakikanın üzerinde süren sorgulama süreleri yıl sonu itibarıyla 1 dakikanın altına inmiştir.
İlerleyen aşamalarda, iş yerlerinin icraya intikal eden borç bilgilerinin ve denetim sonucunda kayıt dışı sigortalı çalıştırıp çalıştırmadıklarının tespitlerinin de karneye eklenmesi planlanmaktadır. İş yeri karne uygulamasına dâhil edilecek bu tür bilgiler doğrultusunda, önceden belirlenmiş kural setlerine göre risk kriterleri belirlenerek iş yerlerine risk puanı atanacak ve bu puanlar, denetim planlamasında veri olarak kullanılacaktır.
İş Yeri Karne Projesi ile SGK veri tabanında farklı tablolarda yer alan, ilk bakışta yorumlanması güç olan ve depolandıkları hâliyle anlamlı sonuçlar üretmeyen verilerin bir arada değerlendirilmesi sağlanmakta; iş yerleri hakkında özet bilgiler içeren ve düzenli olarak güncellenen risk değerlendirmeleri ile skorlamalar yapılmaktadır. Bu kapsamda, kayıt dışı istihdam ve sahte sigortalılık dâhil birçok unsur üzerinden puanlama yapılmaktadır.
Proje, SGK sisteminde kayıtlı olan ve 4/1-a kapsamında (işçi statüsünde) sigortalı çalıştıran iş yerlerinin, geçmiş ve cari dönem sosyal sigorta verilerini kullanarak her bir iş yeri için mikro ölçekte genel bir profil oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu profille iş yerlerinin mevcut durumu analiz edilmekte, gelecekteki davranışları öngörülmekte ve riskli durumlar tespit edilmektedir.
Projenin bir diğer amacı da, dağınık verilerin temel istatistiksel yöntemlerle işlenerek anlamlı verilere dönüştürülmesi ve bu verilerin yeni stratejilere dönüştürülerek uygulanabilir kılınmasıdır. Bu doğrultuda, bilişim teknolojilerine dayalı dinamik bir ‘arayüz’ geliştirilmesi hedeflenmektedir.
İş Yeri Karne Projesi kapsamında her bir iş yerine risk puanlaması yapılabilmesi için, risk değerleme komisyonları, birimler ve alt komisyonlar iş birliği içinde çalışarak temel ölçütler, skorlamaya yönelik değişkenler ve formüller belirlemiştir.
Pilot il olarak seçilen İstanbul’da yürütülen sahte iş yeri çalışmasında 386 iş yeri denetlenmiş; bunlardan 365’inin sahte olduğu ve bu iş yerleri üzerinden Kuruma 43.276 sahte sigortalı bildirildiği tespit edilmiştir. 21 iş yerinin ise sahte olmadığı anlaşılmıştır. Sahte iş yeri skorlaması ile denetlenen yerlerde tahminî başarı oranı %95 olarak gerçekleşmiştir. Bu yüksek isabet oranı sonrasında, Türkiye genelinde sahte olma ihtimali yüksek olan 16 ilde (İstanbul hariç) tescilli 100 iş yeri belirlenmiştir.
Bu denetimlerde 79 iş yerinin sahte olduğu, 17 iş yerinin sahte olmadığı, 4 iş yeri hakkında ise raporlamanın sürdüğü görülmüş; toplamda 5.360 sahte sigortalı bildiriminin yapıldığı tespit edilmiştir. Türkiye geneli tahminî isabet oranı yüzde 83,15 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca devam eden bir diğer çalışmada, sahte olma ihtimali yüksek olan 132 iş yerinin denetimi yapılmış; 126 iş yeri için sonuç alınmış, bunlardan 108’inin sahte veya kısmen sahte olduğu ve bu iş yerlerinden en az 13.439 sahte sigortalı bildirimi yapıldığı belirlenmiştir. Bu denetimin tahminî isabet oranı %85,71 olarak gerçekleşmiştir.
Projenin bir diğer alt başlığı olan prime esas kazançta “kayıt dışı bildirim” konusuyla ilgili de iş kuralları belirlenmiş ve matematiksel formüller geliştirilmiştir. Cari dönem verileri kullanılarak, tüm sigortalıların bulundukları il, kıdem süreleri ve meslek gruplarına göre emsal prime esas kazanç tutarları hesaplanmış, Kuruma bildirilen kazançların bu ortalamalardan sapmaları skorlanmıştır. Böylece, prime esas kazanç tutarlarında potansiyel kayıt dışılık olup olmadığına ilişkin değerlendirmeler yapılmış; sigortalılara verilen risk puanlarının iş yeri risk puanına dönüştürülmesi aşamasına gelinmiştir. Bu kapsamda Ankara ilinde yapılan ilk test çalışmasında, belirlenen sektörde faaliyet gösteren ve prime esas kazancı olması gerekenden düşük olduğu tahmin edilen iş yerleri tespit edilmiştir. Bu iş yerleri, Türkiye geneli ve Ankara ili özelinde ortalama prime esas kazanç tutarları ile karşılaştırılarak risk skoru yüksek olanlar olarak sınıflandırılmıştır.
İş Yeri Karne Projesi kapsamında yer alan diğer başlıklardan biri de, analık ve hastalık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğinden yersiz yararlanma ihtimaline yönelik skorlama çalışmalarıdır. Bu alanda iş kuralları belirlenmiş; ayrıca asgari işçilik riskinin ölçülmesine yönelik temel kuralların oluşturulması için çeşitli toplantılar gerçekleştirilmiştir.
Sonuç olarak, SGK, sigortalıların ve işverenlerin haklarını korumak ve hak ettikleri teşviklerden en üst düzeyde faydalanmalarını sağlamak amacıyla, teknolojinin tüm imkânlarını kullanarak görevlerini etkin şekilde yerine getirmeye devam etmektedir.