BİLADER benim bi ziraadcı var, öndüün onun yanna oğradım. Düggenin ööne 10 gasa gadar vaşinton portakal gomuş, satıcaan deyi booşur.

BİLADER

benim bi ziraadcı var, öndüün onun yanna oğradım. Düggenin ööne 10 gasa gadar vaşinton portakal gomuş, satıcaan deyi booşur. "Eyeen sen ilaç, toom, gövre, fidan satardına. Portakal işi nerden çıgdı hindi?" dedim. Annadıverdi gari. Oba'da 5 dönüm gadar portakal baccası varımış. Esgiden topdan tüccara veririmiş. Bu sene alan da çıgmamış. Bi boy dibine dökülürümüş. "İşçi duddum, topladdırdım, hale indiriverdim. Icıını da düggenin ööne godum satılı mı ola deyi?" dedi. Bilader halde de gıyamed gibi portakal varımış. Portakalın kilosu bildiin deli 30 guruşumuş. Engi portakal işinden aglıma bi hikaye geldi. Dee bi vakıdlar, hindi ıramedli oldu, Guloolu Hasan Çavış annaddııdı. 1930'larda Hayati megdebinde okurkana, Hayati megdebine at arabasılaa Oba'dan dibine dökülmüş portakal getirillerimiş. Engi portakalı da o vakıdlarda megdebdeki örtmenlerile, talebeler pelişirimiş. Ondan soonacıma da örtmenler talebelere dova eddirirlerimiş. Dovada "Bi boy meltem çıgsın. Meltem eşguvatıla essin. Portakalları dibine döksün. Döksün de Oba'dan bize portakal gelsin" dellerimiş. Bilader işdacıkana engi hikaye aglıma geldi böön. Deecem hu, Allah portakal yetişdirene ecir, sabır versin.

Benden böönlüg bu gadar. Hadi galın saalıcaala.