“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından siyaset gündemi, İmralı görüşmelerine ilişkin kamuoyuna yansıyan notlarla yeniden hareketlendi. DEM Parti heyetinin Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin aktarılan notlarda, Öcalan’ın YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e mesaj gönderdiği ve partinin yürütülen süreçte daha aktif rol alması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ÖCALAN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E MESAJ

Kamuoyuna yansıyan görüşme notlarına göre Abdullah Öcalan, Özgür Özel’e “özel selam” gönderirken hukuk ve demokrasi tartışmaları üzerinden YENİ Parti’ye çağrıda bulundu. Öcalan’ın, “Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için, hele sizin için son şanstır demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Görüşmede ayrıca YENİ Parti’den bir temsilcinin Meclis bünyesindeki süreci takip eden yapıda yer alması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunduğu kaydedildi.

ÖZGÜR ÖZEL: BİZE BÖYLE BİR MESAJ İLETİLMEDİ

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre Özgür Özel, kendisine gönderildiği belirtilen mesaj hakkında ilk kez değerlendirmede bulundu. DEM Parti İmralı heyetinin geçmiş dönemlerde siyasi partilere ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Özel, son görüşmenin ardından kendi partilerinden randevu talep edilmediğini ve söz konusu mesajın kendisine doğrudan aktarılmadığını söyledi. Özel, bu nedenle kamuoyuna yansıyana kadar konuyu siyasi gündeminin öncelikli başlıklarından biri olarak değerlendirmediğini ifade etti.

“DEMOKRASİNİN YOLU TBMM’DEN VE SANDIKTAN GEÇER”

Özel, Öcalan’a atfedilen “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” sözlerine de karşılık verdi. Demokrasi ve hukuk mücadelesinin herhangi bir cezaevi ya da belirli bir yer üzerinden tarif edilemeyeceğini vurgulayan Özel, demokratik siyasetin merkezinin Türkiye Büyük Millet Meclisi ve sandık olduğunu belirtti. Özel, “Genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer” ifadelerini kullandı.

ÇERÇEVE YASA SÜRECİN YASAL ZEMİNİNİ OLUŞTURUYOR

“Terörsüz Türkiye” başlığı altında yürütülen süreçte Meclis aşaması, hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile yeni bir boyuta taşındı. TBMM’ye sunulan düzenleme, komisyon ve Genel Kurul aşamalarından geçerek yasalaştı. Düzenlemenin temel yaklaşımı, silahlı yapının fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin yetkili güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinin ardından hukuki mekanizmaların işletilmesine dayanıyor. Böylece siyasi görüşmelerin yanında sürecin hangi şartlarda ve hangi kurumların denetiminde ilerleyeceğine ilişkin yasal bir çerçeve oluşturulması hedefleniyor.

MECLİS MERKEZLİ SÜREÇ TARTIŞMASI

Düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte tartışmaların önemli başlıklarından biri de sürecin bundan sonraki bölümünde TBMM’nin üstleneceği rol oldu. Demokratik sistemlerde silahlı çatışmaların sona erdirilmesine yönelik süreçlerde kalıcı düzenlemelerin yasama organı üzerinden yapılması; hukuki öngörülebilirlik, siyasi denetim ve toplumsal meşruiyet açısından önem taşıyor. Türkiye’de de farklı siyasi partilerin sürecin yöntemi, kapsamı ve hukuki sınırları konusunda farklı görüşler ortaya koyması, tartışmanın yalnızca güvenlik politikası değil aynı zamanda hukuk ve demokratik temsil meselesi olarak ele alındığını gösteriyor.

Türkiye vizesiz Avrupa için son 6 kritere odaklandı
Türkiye vizesiz Avrupa için son 6 kritere odaklandı
İçeriği Görüntüle

SİYASİ PARTİLERİN YAKLAŞIMLARI FARKLILAŞIYOR

Çerçeve düzenleme etrafındaki siyasi tartışmalarda partiler arasında belirgin görüş ayrılıkları bulunuyor. Sürece destek veren siyasi aktörler, silahların tamamen devre dışı bırakılması ve meselenin demokratik siyaset alanına taşınması gerektiğini savunurken; karşı çıkan veya çekince dile getiren kesimler ise düzenlemenin sınırlarının açık olması, devletin temel ilkelerinin korunması ve uygulamanın denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle yasanın kabul edilmiş olması siyasi tartışmayı sona erdirmekten ziyade, uygulama aşamasına ilişkin yeni başlıkları gündeme taşıyor.

GÖZLER UYGULAMA VE SİYASİ DİYALOGDA

Öcalan’ın Özgür Özel’e gönderdiği belirtilen mesaj ve Özel’in buna verdiği yanıt, sürecin önümüzdeki dönemde yalnızca iktidar ile DEM Parti arasındaki temaslarla sınırlı kalmayacağına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Özel’in demokrasi ve hukuk için adres olarak TBMM ile sandığı göstermesi ise partisinin sürece yaklaşımında parlamenter zemini öne çıkaracağını ortaya koydu. Bundan sonraki aşamada yasal düzenlemenin nasıl uygulanacağı, Meclis’in denetim rolünün nasıl şekilleneceği ve siyasi partiler arasındaki temasların hangi çerçevede devam edeceği sürecin temel gündem maddeleri arasında yer alacak.

Kaynak: Haber Merkezi