Ankara'da, Avrupa Birliği (AB) vize serbestisi sürecinde eksik kalan son altı kriterin karşılanması amacıyla yeni bir adım atıldı. Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları koordinasyonunda kapsamlı bir mevzuat çalışması başlatıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 8 Ağustos'ta duyurduğu strateji kapsamında, özellikle kişisel verilerin korunması, terör tanımı ve geri kabul anlaşması başlıklarına ağırlık veriliyor. DW Türkçe'nin aktardığı bilgilere göre, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bilim kurulu ilgili mevzuat uyumlarını yürütüyor. Yılmaz, sürecin başarıya ulaşması için Avrupa'dan da siyasi irade beklediklerini vurguladı.
SCHENGEN VİZESİ RED ORANI YÜZDE 14,6
Avrupa Komisyonu'nun 2025 verilerine göre, Türkiye'den Schengen Bölgesi'ne yapılan yaklaşık 1,26 milyon başvurunun 1,07 milyonu onaylandı. Çin'in ardından en çok başvuru yapan ikinci ülke olan Türkiye'de ret oranı yüzde 14,6 seviyesinde gerçekleşti. 2025'te devreye giren kademeli vize sistemi ise güvenilir seyahat geçmişi olanlara uzun süreli çok girişli vize imkanı sunarak kısmi kolaylık sağlıyor.
KALAN 6 KRİTER NELERİ İÇERİYOR?
2013 yılında başlayan diyalog sürecindeki 72 kriterden 66'sını tamamlayan Türkiye'nin önünde aşılması gereken altı temel madde bulunuyor. Bu maddeler arasında terörle mücadele yasasının Avrupa standartlarına uyarlanması, EUROPOL ile operasyonel iş birliği, GRECO tavsiyelerinin uygulanması ve KVKK mevzuatının AB normlarına getirilmesi yer alıyor. Ayrıca tüm AB ülkeleriyle adli iş birliği ve Geri Kabul Anlaşması'nın üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayacak şekilde uygulanması talep ediliyor.
Mevzuat değişiklikleri tamamlansa dahi vize muafiyeti otomatik olarak devreye girmiyor. Avrupa Komisyonu'nun olumlu görüşünün ardından Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nin resmi onayı gerekiyor. Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımaması nedeniyle adli iş birliğinde yaşanan tıkanıklık ve Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ siyaset, sürecin önündeki en belirgin siyasi engeller olarak değerlendiriliyor.




