Demokratik hak arama adına her gün, her yerde, şu ya da bu adına bir sürü eylem gündeme gelmeye başladı. Çoğu ideolojik. Hak aramayla uzaktan yakından bir ilgisi yok. Yasalar çerçevesinde ortaya konan demokratik eylemlere diyecek lafımız olamaz...

Demokratik hak arama adına her gün, her yerde, şu ya da bu adına bir sürü eylem gündeme gelmeye başladı.
Çoğu ideolojik.
Hak aramayla uzaktan yakından bir ilgisi yok.
Yasalar çerçevesinde ortaya konan demokratik eylemlere diyecek lafımız olamaz da, yasadışı eylemleri anlayışla karşılamak mümkün değil.
Alanya’da da zaman zaman, özellikle eğitimcilerin ortaya koydukları eylemlere ya da basın açıklamalarına şahit oluyoruz.
Bu eylemlerin kimi ideolojik, kimi de mesleki talepler şeklinde oluyor.
Hele bazıları var ki, ilkokul öğrencilerinin organize ettiği tiyatroya benzer bir biçimde sloganlar atılması, andımızın tekrarına benzer bir biçimde devedişi gibi eğiticilerimizin, bu sloganları ya da yazılı metinleri tekrarlamaları ne kadar komik kaçsa da, yine de bu tür açıklamaların ya da eylemlerin olaysız bir biçimde sonuçlanması Alanya adına sevindirici.
Ülke genelindeki yasadışı eylemlere dönük olarak, güvenlik güçlerimizin, yasaları uygulama adına, asli görevini yerine getirerek eyleme engel olmaya çalıştıklarında ortaya çıkan çatışmalar insanı şaşırtacak boyutlara taşınıyor.
Eylemciler, taşla, sopalarla hatta molotof kokteyl ile güvenlik güçlerine saldırırlarken, görevini yapmak zorunda olan güvenlik güçlerinin en küçük sertliğine karşı, medyanın ya da belli kesimlerin, güvenlik güçlerinin, “Orantısız güç” kullandığı şeklindeki yaklaşımları, ard niyetten başka bir şey olamaz.
Eylemciler taşlarla sopalarla polise ya da jandarmaya saldırırken, kalkanla savunmada kalan güvenlik güçleri bu savunma durumuna ne kadar devam edebilir, etseler bile, saldırganlar eylemlerini sonlandırır mı yoksa çok daha sorumsuz bir biçimde saldırılarını tırmandırmaya devam mı ederler?
Bana göre saldırılarını çok daha acımasız bir noktaya taşırlar.
Aslında nelerin olabileceğine bir sürü eylemde şahit olduk.
İngiltere, kısa bir süre önce gündeme gelen eylemlerde vur emri çıkarttı ve eylemler bir anda bıçak gibi kesildi.
Biz hala savunmadaki güvenlik güçlerimizin en ufak bir sertliğine orantısız güç kullanma diyebiliyoruz.
Orantısız güç derken sanki bizim güvenlik güçlerimiz, eylemcilerin üzerine mermi yağdırıyorlarmış gibi bir hava estiriliyor.
Görevlinin yaptığı tek şey, taşla sopayla saldıranlara karşı, kalkanla savunma yaparken, saldırının dozunu kaçıran eylemcilere dönük cop kullanması.
Taşa ve sopaya karşı copla müdahale etmek orantısız güç kullanmaysa, o zaman, güvenlik güçleri her tür eylem karşısında, esas duruşta bekleyip sürekli sopa yesinler, bu mu istenilen?