Türkiye garip denecek kadar, doğal olmayan gündem depremleriyle beşik gibi sallanıyor. Türk halkının başı fena döndü ki, ilgisizlik artıyor. Kim bilir belki de istenen de bu. Fark ettirmeden gelecek, daha büyük depremleri hissettirmemek. Şaşkın...

Türkiye garip denecek kadar, doğal olmayan gündem depremleriyle beşik gibi sallanıyor. Türk halkının başı fena döndü ki, ilgisizlik artıyor. Kim bilir belki de istenen de bu. Fark ettirmeden gelecek, daha büyük depremleri hissettirmemek. Şaşkın ördek gibi hangi yöne bakacağımızı veya hangi kanalda doğruyu bulacağımızı bilemeden, dizilerle, şaşırmış durumdayız. Yalancı gündemler, gelip bizleri sallarken, ”ŞEHİT” haberlerini içimize gömer olduk, hatta haberlerin bile arasına saklanır oldu. Bu gün nasıl bir gündem yaratmalı ki, halkımızın dikkatini o yöne çeksek diye düşünenler var her halde. Bu ülkede bir tek Türk bayrağı var ve o güzel bayrağın altında yaşayan bizler, yani Türk halkı mutsuz. 15-20 sene evvel, ben Almanya'da Somali için yardımlar toplandığını hatırlıyorum. Amerika ve diğer Avrupa ülkeleri, Afrika'nın madenlerini işleyip, (Altın, pırlanta vs. kıymetli madenleri) çıkardılar. Somali'ye yardım, ansızın bizim ülkenin gündemine bomba gibi düştü. Afrika yıllardır açlık ve kuraklıkla mücadele ediyor. Açıkçası bizim gündemimize yeni düştü. Terör ülkemizde 30 senenin üzerinde devam ediyor, yeni başlamış gibi gündemimizde. Elektrik zammı, doğalgaz zammı zaten her sene bir veya iki kez gündemde olmaya mahkumdur. Bu senenin bir yenisi ise Arap Baharı, hemen girdi gündeme. Devlet adamları, Sayın Başbakanımız Suriye Devlet Başkanı Beşer Esad'ı gözden çıkardı, acaba Amerika Başkanı Obama da bu baharlarla birlikte gider mi diye düşünmeden edemiyorum. Dün arkadaşım dedikleri devlet büyükleri, birden düşman ilan edilip, yaka, paça al aşağı edilip, ya hapse ya da ölüme mahkum edilip, yok ediliyor. Darısı Amerika'nın baharına hareket başladı ama... Ülkemiz de çok gelişti, hatta, trafik kazası geçiren bir genç kızımız (İzmir'de) Ece, ambulansla 3 hastane dolaştırılıyor, kan kaybından ölüyor, burada katil kim? Bir gündem haberi de benden olsun. Gündeme kısmen giren, sıradan haber gibi gözüken hayvan katliamları yapıldı İstanbul'da. Konaklı beldemizde de maalesef bu gündemden nasibini aldı, 10 köpeğin de burada yaşam hakları ellerinden alındı. Benim bahçemde baktığım, Nazlı adlı köpeğim de bu zehirlerden nasibini aldı. 13 gündür yaşam mücadelesi veriyor. Her gün, Konaklı'da, büyük bir özveri ile çalışan Veteriner Hekim Cihan Duran Beyefendi ile büyük bir mücadele verdik. Serumlar takıldı, veterinerimiz Cihan beyle saatlerce başını bekledik. İğneler ilaçlar... Cihan beyin o hayvan severliği, sevgi ve şefkatle yaklaşımı, maddiyatı değil, maneviyatı düşünmesi, önce can kurtarmasını takdirle seyrettim. Elimden geldiğince yardım ettim, ama Cihan Duran beyin o azmi olmasa idi, Nazlı çoktan ölmüştü. Şimdi daha iyice ama hâlâ zehrin etkisinde mücadele veriyor. PKK teröristlerine benzettim ben bu “Köpek katillerini” acımasız, masum canlıları, gözlerini kırpmadan öldürenlerin, PKK'dan ne farkları var ki? Daha evvel yazdığım elektrikte kaçak kullanım adlı bir yazım vardı. "Kaçak kullanımların parasını neden ödüyoruz" diye yazmıştım, bu ay 43 TL ödedim. Yine, sizler ne kadar ödediniz? Bu haksız olarak alınan "Kaçak kullanım" parasını? Yani kullanmadığımız elektrik parası. Nasıl bir dönemden geçiyoruz diyerek biraz düşünmemiz gerekiyor. Vatandaş sakin, zamlar cepleri biraz daha boşaltıyor. Bu arada gündemimize, sonbahar yağışlarını da alalım. Konaklı-Payallar sınırında, Payallar'a ait bir “DERE” var. Geçen sene bu dere taştı ve evlerimizi bahçelerimizi o pis mırıklı su girdi. Derenin bir de deniz tarafındaki bölümünü Konaklı Belediyesi Islah etti. Payallar Belediyesi de 20-25 metre ıslah etti. Komik olan orta bölüm kaldı. Derenin kenarları toprak ve kaymaya meyilli. 07.10.2011 günü Payallar Belediyesi'nde görev yapan bir bayan (Mühendis) bir beyle yapılan inşaatın başında, görüşüp çok tehlikeli bir durum olduğunu belirttim. Geçen sene gibi kuvvetli bir yağışta, bu toprağın kayabileceği ve çevredeki seralardan atılan naylonlar, kasalar, tarım ilaçları şişeleri ve hatta araba lastiklerinin yine sel baskınında bizlere zararlı olabileceğini belirttim. Bütün komşular tedirginiz. Buradan yetkilileri de uyarıyorum. Yağmurlar gelmeden, bu derenin ıslah olması gerekiyor. Canımızın ve malımızın güvenliği maalesef güvenli değil. Konaklı Belediyesi'ne teşekkür ediyorum. Zira sık sık derenin içine atılan çöpleri kepçelerle temizliyor. Turizm bölgesinde böyle bir derenin hâlâ çevreye zarar vermesi, uygun mudur, takdiri sizlere bırakıyorum...
Annesini kaybeden Sayın Başbakanımıza da başsağlığı dileklerimi sunuyorum.