Genetik mühendisliğin savunucularından biri olan Gregory Stock, yaşamın trajik yönüne dikkat çekerek, "Her birimizin yazgısı, çürümek ve yok olmaktır. Bu gerçekle yüzleşmek bizi genetik müdahalelere yönlendiriyor" diyor.

Fütürist ve eleştirel teorisyen Damien Broderick ise zamanla ölümün geçici ve düzeltilebilir bir hata olarak görüleceği günlerin geleceğini savunuyor.

İleri Hücre Teknolojisi Başkanı Michael West ise her gün ölüm ve yaşlanma üzerine düşündüğünü ifade ediyor.

DONDURMA YÖNTEMİ ÖLÜMSÜZLÜĞE ÇARE Mİ?

Bilim dünyası, uzun yaşam arayışında dondurma (cryonics) yöntemine de yönelmiş durumda. Bu alandaki ilk denemelerden biri, 1967 yılında Kaliforniya’da akciğer kanserinden ölen psikoloji profesörü James H. Bedford’un sıvı nitrojenle dondurulmasıyla başladı.

Aradan geçen yıllarda yüzlerce kişi donduruldu, yüzlercesi de sırada bekliyor. Uzmanlara göre, dondurulan bir canlının tekrar hayata döndürülmesi, tıbbi gelişmelere bağlı olarak mümkün hale gelebilir.

BİLİMSEL DESTEK VE HUKUKİ SORUNLAR

Kaliforniya’da bir kadının dondurulmasının ardından açılan dava sürecinde, Harvard, Columbia ve Johns Hopkins gibi üniversitelerden bilim insanları bu yöntemi “makul” olarak değerlendirdi. Nanoteknoloji uzmanı K. Eric Drexler, gelecekte hasarlı dokuların onarılabileceğini ve sağlıklı yaşama geri dönülebileceğini savunuyor.

Mobil robot teknolojileriyle tanınan Hans Moravec ise yaşlanma ve ölümün teknik olarak ortadan kaldırılabileceğini öne sürüyor. Ona göre tek yapılması gereken, mevcut bilimsel gelişmeleri destekleyerek bu süreci engellememek.

GELECEKTE NELER OLABİLİR?

American Cryonics Society’den Jim Yount, bazı çiftlerin birlikte dondurulmak için anlaşma yaptığını belirtiyor. Amaç, ileride uyanıldığında yalnız kalmamak. Yount’a göre 70 ila 120 yıl içinde bu kişilerin hayata döndürülmesi mümkün olabilir. Alcor şirketinden D'Bora Y. Tarrant ise bu süreci 150-200 yıl olarak tahmin ediyor. Ancak, her iki isim de bu işlemin kesin sonuç vereceğine dair garanti olmadığını vurguluyor.

YAŞLANMANIN BİLİMSEL TEDAVİSİ

Laboratuvar ortamında yapılan güncel araştırmalar, hücrelerin yaşlanmasını durdurmak ve sürekli genç kalmasını sağlamak üzerine yoğunlaşıyor. Hücrenin bölünme kapasitesini kaybetmesini engellemek, yaşlanmayı ortadan kaldırmanın temel hedeflerinden biri. Bilim insanlarına göre bu sorun, yakın gelecekte çözülebilir.

Ölümsüzlük henüz mümkün olmasa da, bilim dünyasının bu alandaki çalışmaları hızla ilerliyor. İnsanoğlunun uzun vadede ölümün üstesinden gelme çabası, akıl ve bilimin ışığında devam ediyor. Bu nedenle, aklı ve bilimi dışlayan, insanları düşünmekten alıkoyan her türlü anlayışa karşı dikkatli olunmalı. Çünkü insanlığın geleceği, yalnızca bilime ve düşünceye değer vererek şekillenebilir.

Kaynak: Haber Merkezi