PKK denilen, bölücü, öldürücü, Türk ve Kürt halkına kan kusturan örgüt, işi o kadar ileri götürdü ki, nihayet sabır taşı çatladı. O örgüt, Başbakanın, Ramazan ayı gibi mübarek ve kan dökülmesinin yasak olduğu bu ayda, gereken...
PKK denilen, bölücü, öldürücü, Türk ve Kürt halkına kan kusturan örgüt, işi o kadar ileri götürdü ki, nihayet sabır taşı çatladı. O örgüt, Başbakanın, Ramazan ayı gibi mübarek ve kan dökülmesinin yasak olduğu bu ayda, gereken cevabın bayram sonrasında verileceğini söylemesini, her halde başka türlü tefsir etmiş olacak ki, saldırılarını giderek arttırdı ve bir ay gibi bir zaman dilimi içinde 40 askerimizi şehit etti veya dağa kaldırdı. En sonunda, 17 Ağustos Çarşamba günü, Hakkari-Çukurca karayolunda askeri aracın geçişi sırasında, zırhlı araçları bile etkisiz hale getiren mayınların patlatılması sonun da bir binbaşı ve 11 askerimiz şehit edildi. İşte bu olay bardağı taşıran son damla oldu ve o gece, Diyarbakır’da konuşlanmış F16 jetlerimiz başta Kandil olmak üzere Metina, Zap, Sideka, Hakurke, Hinera bölgelerindeki yüzlerce PKK mevzisi yerle bir edildi. Ayrıca, bataryalarımız da yaylım ateşi yaparak yakın yerlerdeki hedefleri bombaladı. Bu durum, 17 Ağustos’tan itibaren her gün tekrarlanıyor. Heronlar, en küçük bir hareketi anında bildiriyor ve savaş uçaklarımız, gece, gündüz fark etmeden bu hedefleri yerle bir ediyor. Nitekim, Dağlıca baskınından önce yaptıkları gibi yine katırlara yükledikleri ağır silah ve makineli tüfeklerle huduttan geçerek geldiklerini tespit eden heronlar anında durumu ilgili makamlara iletmiş ve belirtilen koordinatlar çerçevesinde jetler 15 dakika da mezkur yere intikal etmiş ve 16 teröristin 13’ünü gebertmiş, kaçan ikisini de topçularımız öldürmüştür. Böylece yeni bir Dağlıca faciası önlenmiştir. Artık, heronların belirttiği teröristleri hiçbir birlik koyun sürüsü dememektedir. Başbakan, Genelkurmay Başkanı Necdet Uzel’e, “Kandil’in sonuna kadar gidiniz” talimatı vermiş ki işin gerçeği de budur. Ne demişler, “Yumuşak huylu atın çiftesi pektir”. Şimdi, Güneydoğu ve Doğu illeri kırsalında konuşlanan ve ikide bir karakollara saldıran, yol kesen ve yollara mayın döşeyen hainlerin tepelenmesine sıra gelmiş bulunuyor. Geçmiş dönemler de yapılan yasa dışı hareketlere tevessül etmeden, masum halkı da yanına alarak yeni bir strateji ile teröristler ya öldürülecek ya da teslim alınacaktır. Bu suretle 30 yıldır, on binlerce asker ve sivili şehit eden, bir o kadar insanı yaralayan, devletin yüz binlerce dolar harcamasına sebep olan, bu bölgelerde ki yatırımları sabote eden ve binlerce köyün boşaltılıp halkının göç etmesine neden olan bu teröristlerin inşallah kökü kuruyacaktır.
Şimdi millet olarak tüm partilerin, basının ve sivil toplum örgütleri ile sendikaların bu aşamada Hükümetin ve TSK’mizin yanında olarak içten, hiçbir saplantıya kapılmadan destek olması şarttır, elzemdir. Çünkü, artık ne dökülecek kana, ne genç yaşında toprağa verdiğimiz evlatlarımızın acısına tahammül edecek sabrımız kalmamıştır. BDP denilen siyasi örgütün de artık esas yerini belirtmesinin zamanı gelmiş hatta geçmiştir. Egemen Bağış, “Adı barış ve demokrasi olan bir siyasi partinin ne barışa ne demokrasiye hizmet etmiyor olması bu ülke için çok önemli bir sorundur” dedi. Bu partiyi meclise çağırmayıp yemin etmedikleri için milletvekillerinin de düşürülmesi artık zaruri hale gelmiştir. Zira, bu parti mensubu birçok kişi alenen terörü destekler mahiyetinde eylem ve söylemlerde bulundukları gibi, öldürülen bir teröristi kahraman olarak ilan edecek kadar ileri gitmişlerdir. Savcılarımızın bu hususta hassas olduklarını biliyoruz, bu gibi hainler hakkında gerekli takibata geçtiklerini tahmin ediyor ve umuyorum hatta temenni ediyorum.
İnşallah mübarek Ramazan bayramını analar ağıt yakmadan geçirir ve zor şartlar altında çarpışan asker, jandarma ve polisimiz de sınır içindeki ve sınır dışındaki teröristlere bu bayramı haram ederler. Allah’tan (cc) yardın diliyor hayatları pahasına çarpışan güvenlik güçlerimize güç ve kuvvet vermesini niyaz ediyorum.