Değerli okurlar, seçim öncesinde 'Milliyetçiliğin özü” başlığı altında bir köşe yazısı yazmıştım. Bu yazım, gazetedeki reklamların fazlalığı nedeniyle yayınlanamamıştı. Bu yazıyı seçim sonrasında yayınlamam, belki kimi...
Değerli okurlar, seçim öncesinde “Milliyetçiliğin özü” başlığı altında bir köşe yazısı yazmıştım.
Bu yazım, gazetedeki reklamların fazlalığı nedeniyle yayınlanamamıştı.
Bu yazıyı seçim sonrasında yayınlamam, belki kimi okurlarıma saçma gibi gelse de, seçim sonuçları belli olduktan sonra, seçmenin bu yazının içeriğine ne denli uygun davrandığını göstermesi bakımından, bana göre çok anlamlı olduğu kanısındayım!
Bakalım siz nasıl değerlendireceksiniz?
"Milliyetçiliğin özü, her anlamda ve her alanda, yakınını sevmek, ona sahip çıkmaktır.
1 Kasım seçimlerinde oyumuzu kullanırken, parti fanatizminden uzak bir biçimde, bu ülkeye ve bu ülke insanına en fazla katkıda bulunacağına inandığımız siyasiye ve de bir partiye destek verme gerçekçiliğini göstermeliyiz.
Özellikle yereldeki siyasilerimizin Alanya’ya ne ölçüde katkıda bulunup bulunamayacağına bakmalıyız.
Bunun için de, partisinde etkin bir görevde bulunan, siyasi deneyimi ve ülke çapında tanınırlığı olan bir siyasetçimizi desteklememiz çok daha akılcı ve de gerçekçi bir yaklaşım olur.
Kent olarak iktidar nimetlerinden yararlanabilmek ve ciddi yatırımların ve önemli kaynakların Alanya’ya aktarılabilmesi için, iktidar alternatifi ya da kurulacak bir koalisyonda yer alabilecek bir partiye ve o partide en ön saflarda yer alabilecek siyasilere destek vermek, Alanya’yı ve Alanya’da yaşayan insanlarımızı düşünmek anlamına gelir.
Benim de kendime özgü bir dünya görüşüm var.
Gençliğimdeki ideolojik yaklaşımım ve değerlendirmemle bugünkü değerlendirmelerim çok farklı.
Bu farklılaşmanın ne olduğunu, iki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçişin ne anlama geldiğini anlamakla mümkün!
Yıllar öncesine dayanan ideolojik yönelişimdeki ezberlerimden olabildiğince kurtulup, tez ve antitez anlayışıyla dünyayı yorumlarken belli bir senteze yönelme çabası içinde, parti fanatizmine dayalı geçmişteki siyasi tercihlerimden tamamen uzaklaşıp, tüm partilere belli bir objektiflik içinde yaklaşarak, bu ülkeye ve bu ülke insanına en çok hizmet edebilecek siyasetçilere destek verirken, mevcut partiler içinde benim beklentilerime tam olarak uygun düşen bir parti olmasa da, mevcutların içinden, belli konularda da olsa, bu ülkeye ve bu ülke insanına başarılı bir biçimde hizmet edeceğine inandığım bir partiye oy verebilirim.
Ben, bu tür bir davranışın ve de arayışın, gerçek milliyetçilik olduğuna inananlardanım.
Belli bir partinin fanatik taraftarı olarak, körü körüne o parti ve liderini hatta önde gelen aktörleri, yanlış üzerine yanlış yapmalarına karşın, bu partiye oy vermeyi bırakın, destek vermenin bile milliyetçilikle, yurtseverlikle bir ilgisinin olmadığı inancındayım.
Her siyasi yapının ya da siyasetçinin beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz tarafları olması kadar doğal bir şey olamaz.
Sorumluluk duygusu içindeki bir vatandaş, destekleyeceği yapının bu iki yönünü de iyi analiz edip, beğenilecek yanı fazla olana yönelmesi ve ona destek olması gerekir.
Her hangi bir kişi ya da kurumsal yapının ortaya koyduğu şeyler, özünde doğru olduğu halde, bu doğru şeylerin ayrıntılarına girerek her yapılanı eleştiren siyasetçilere alıştık da, bu alışkanlığın sıradan vatandaşlara da yansıması düşündürücü.
Kimlikler, inançlar ve de partizanlık üzerinden kutuplaşmaların ne kadar yanlış ve tehlikeli olduğu, toplumları nasıl bir felakete sürüklediği ortada."