Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, COVID-19 aşılarının kalp krizlerini artırdığı yönündeki iddialara ilişkin konuştu. Memişoğlu, mevcut bilimsel verilerin bu iddiayı desteklemediğini, COVID-19 hastalığının ise kalp ve damar sistemi üzerindeki etkilerinin araştırmalarla ortaya konulduğunu söyledi.
Memişoğlu, 15 Ağustos Cumartesi günü İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Toplantıda Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe, son dönemde kalp krizine bağlı ölümlerin arttığı yönündeki tartışmaları ve bu ölümlerin COVID-19 aşılarıyla ilişkilendirilmesini gündeme getirdi.
AŞIYLA İLGİLİ BÖYLE BİR VERİ YOK
Soruyu yanıtlayan Memişoğlu, COVID-19 enfeksiyonu ile pıhtılaşma arasındaki bilimsel çalışmalara işaret etti.
COVID'in kardiyovasküler sistemde pıhtılaşmayı artırdığına dair çalışma var. COVID hastalığının kendisinin. Hastalıktan kaynaklanan bu durumu maalesef bazı arkadaşlar COVID aşısına bağladı. Aşıyla alakalı böyle bir çalışma yok, böyle bir veri yok.
Memişoğlu, bazı araştırmalarda aşılamanın COVID-19 sonrası pıhtılaşma ve kalp-damar sorunlarına karşı koruyucu etkilerinin de incelendiğini belirterek, aşıların kalp krizlerini artırdığı şeklindeki genellemenin bilimsel verilerle desteklenmediğini ifade etti.
Geniş hasta grupları üzerinde yapılan araştırmalarda da COVID-19 enfeksiyonunun ardından kalp-damar ve pıhtılaşma sorunlarının arttığına ilişkin bulgular yer alıyor. Buna karşılık COVID-19 aşılarının kalp krizlerini genel olarak artırdığı sonucuna ulaşılmış değil. Aşı türüne ve yan etkiye göre risklerin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor; özellikle miyokardit gibi bilinen nadir yan etkiler, kalp kriziyle aynı klinik durum anlamına gelmiyor.
YANLIŞ YÖNLENDİRMELER İNSANA ZARAR VERİYOR
Sağlık alanındaki yanlış bilgilerin doğrudan hasta davranışını etkileyebildiğini söyleyen Memişoğlu, Bakanlığın eleştiriye açık olduğunu ancak dezenformasyonun farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Biz eleştirilere açık bir bakanlığız. Ama biz dezenformasyondan en çok zarar gören bakanlığız. Hastalık konusunda dezenformasyon olunca insanlar hastaneye gitmez, yanlış tedavi alır veya olması gerektiği gibi davranmaz.
Memişoğlu, aşılarla ilgili tartışmalarda bilimsel verilerin esas alınması gerektiğini belirterek, “Bunlara bilimsel olarak inanmayın. Aşı konusunu bazı insanların PR'ına kurban etmeyelim” dedi.
TÜRKİYE’NİN SAĞLIK SİSTEMİNE DEĞİNDİ
Toplantıda Türkiye’nin sağlık altyapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memişoğlu, son 25 yılda sağlık hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Sağlık çalışanlarının sistemin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bakan, altyapı, organizasyon ve teknolojinin birlikte geliştirilmesinin sağlık hizmetlerine erişimi artırdığını ifade etti.
Memişoğlu, Türkiye’ye sağlık hizmeti almak amacıyla yurt dışından da insanların geldiğini belirterek, ülkenin farklı ülkelere sağlık alanında destek sağlayabilecek kapasiteye ulaştığını söyledi.
Sağlık Bakanlığının “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeli hakkında da konuşan Memişoğlu, sağlık iletişiminde basın mensuplarının rolüne öne çıktı. Sağlık haberlerinin toplumun tedaviye, hastanelere ve koruyucu sağlık uygulamalarına yaklaşımını doğrudan etkileyebildiğini belirten Memişoğlu, sağlık muhabirlerinden bilimsel bilgiye dayalı yayıncılık konusunda destek istedi.





