ESKİ MHP Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, Antalya veya Alanya ilçe teşkilatı başkanlığına aday olacağı ile ilgili dedikodulara, 'Ben attan inip eşeğe binmem” diye yanıt vermiş. Bu noktadan sonra Ankara'da görev almak istediğini,...
ESKİ MHP Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, Antalya veya Alanya ilçe teşkilatı başkanlığına aday olacağı ile ilgili dedikodulara, “Ben attan inip eşeğe binmem” diye yanıt vermiş.
Bu noktadan sonra Ankara'da görev almak istediğini, öyle “yerel, küçük, iğrenç, eşeğe benzeyen” yerlerde görev almayacağını belirtmiş.
Bir insan daha farklı bir şekilde nasıl “Benim amacım sorumluluklarım olan partiye hizmet etmek değil, kendi kişisel hırslarımı gerçekleştirmek, adımı öne çıkarmak” diyebilir ki?
Üzücü, gerçekten üzücü…
Benim fikrimi sorarsanız, partisine bağlı bir politikacı eksik gördüğü, görev yapması gereken yerlerde görev almalı.
Eğer bu yerlerde görev almak istemiyorsa da il ve ilçe teşkilatlarını eşeğe benzetmemeli.
Benzetmese iyi olur yani.
Milletvekilliğinden il veya ilçe teşkilatına geçmek bir “düşüş” değildir, “attan inip eşeğe binmek” hiç değildir.
Her daim partisinin yanında olduğunu göstermektir, başka da bir şey değildir.
Partisine bağlı bir siyasetçi kırk sene politika yaptığı aynı mevkide gerekirse kırk sene daha hizmet etmeli düşünceme göre.
“Attan inip eşeğe binmem” sözü ise bütün ilçe teşkilatlarına ve teşkilat başkanlarına oldukça ağır bir hakaretten başka bir şey değil.
“O eşeğe gençlerimiz binsin” demek ise hakaretin üzerine bir de dalga geçmektir.
Yerel siyasette rol almak istemediğini “yerel siyasette rol almayı düşünmüyorum” diyerek, tek bir cümleyle de belirtebilirdi, Sayın Yıldız.
Ancak, sanırım “yerel siyasete geri dönecek” dedikodularını şahsına yapılmış bir hakaret olarak algıladı ki, böyle bir yöntem seçti kendine.
Hiç hoş bir tabir değil, hiç yakıştıramadım kendisine.
Antalya milletvekili olarak görev yapmanın şehveti kendisini bu hale getirmiş sanırım.
Ne diyelim, kendisine “eşeği tercih etmediği” siyasi kariyerinde mutluluklar diliyorum.