27 Mayıs 1960'da 19 yaşımdaydım. Siyasetle uzaktan yakından bir ilgim yoktu. Yani, ne sağcı, ne de solcu, sadece futbolcuydum. Her genç gibi ben de çok farklı şeylere ilgi duyuyor, bu tür şeylerin peşinden koşuşturup duruyordum! Okullarda...

27 Mayıs 1960’da 19 yaşımdaydım.
Siyasetle uzaktan yakından bir ilgim yoktu.
Yani, ne sağcı, ne de solcu, sadece futbolcuydum.
Her genç gibi ben de çok farklı şeylere ilgi duyuyor, bu tür şeylerin peşinden koşuşturup duruyordum!
Okullarda öğretilen resmi tarihi ezberliyor, vatan ve millet sevgisiyle dopdoluyduk.
Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarına büyük hayranlık duyarken, İsmet Paşa da bu kahramanlardan birisi olduğu için, ona sevgi ve saygı duymam nedeniyle DP-CHP kutuplaşmasında CHP’yi tercih ediyordum.
Yani, DP iktidarı ağzıyla kuş tutup ülkeyi uçursa ben yine de CHP diyordum!
Bilgilerim, algılarım oldukça kısır, kendime özgü bir dünya görüşüm olmamasına karşın, ben yine de inadına CHP deme noktasındaydım.
12 Mart saçmalığında 30, 12 Eylül darbesinde 39 yaşında CHP içinde rahmetli Ecevit’in o şiirsel söylemleriyle mest olmuş bir vaziyette, onun peşine takılmış, onun adını dağlara taşlara yazarak, aktif siyaset yapmakla meşguldüm.
Büyük umutlar beslediğimiz CHP iki defa şu ya da bu biçimde hükümet kurmuş, ülkede her şeyi kuyruğa girerek almaya başlamıştık.
Dünyanın sayılı ordularından birisine sahip olduğumuz iddia edilirken Kıbrıs gibi ufacık bir yere çıkartma yapmış olmakla övünüp, Ecevit’i “Kıbrıs Fatihi” diyerek kahraman ilan ettik.
Çıkartma yaptık da ne oldu?
1974 tarihinden bu yana, Kıbrıs konusu, terörden sonra, en önemli sorunlarımızdan birisi haline geldi ve maddi manevi büyük kayıplara uğramamız bir yana, Kıbrıslı Türkler Türkiye’deki biz Türklere tepki koymaya başladılar.
Rahmetli Özal Türkiye’nin ve Türk insanının önünü açan en önemli siyaset adamlarımızdan birisi olmasına karşın, rahmetliyi yerin dibine batırmaya çalışanlar var.
Ülkeyi krizden krize sürükleyen, her tür kutuplaşmanın ve çatışmanın temellerini atanlara da günümüzde bile tapınanlar var.
Aymazlığın ve kadir kıymet bilmemenin böylesi görülmüş şey değil.