İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmek istenen toplanma sırasında yaşanan arbedede TOMA'nın üzerine çıkan Deniz Yolçu'nun tutuklandığı bildirildi. Valilik tarafından kapasite yetersizliği gerekçesiyle izin verilmeyen alandaki kalabalığa, polis ekipleri biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu.
Aktarılan bilgilere göre, müdahale esnasında TOMA'ya çıkarak aracı engellemeye çalıştığı belirtilen Yolçu gözaltına alındı. Gözaltı sürecinde burnunda kırık tespit edilen şüphelinin avukatları, sağlık raporu alarak tahliye talep etti ancak sonuç alamadı. Adliyeye sevk edilen Yolçu; 2911 sayılı kanuna muhalefet, kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlamalarıyla tutuklandı. Aynı olayda gözaltına alınan bir diğer kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
BARODAN TUTUKLAMA KARARINA TEPKİ
Hukuki süreci takip eden İzmir Barosu, mahkemenin verdiği tutuklama kararına tepki gösterdi. Baro Yönetim Kurulu Üyesi Nesil Kör, dosyada tutuklamayı gerektirecek somut bir unsur bulunmadığını savundu. Kararda cezanın üst sınırdan değerlendirilmesi ve kaçma şüphesi gerekçelerinin ölçüsüz olduğunu belirten Kör, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanakların objektifliğinin de tartışmaya açık olduğunu vurguladı.
2911 SAYILI KANUN VE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ NEDİR?
Hukuk uzmanları, gösteri yürüyüşleri sırasındaki gözaltılarda uygulanan tutuklama tedbirlerinin ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçlamalarında, kişinin kaçma veya delil karartma şüphesi somut bulgulara dayanmadığı sürece tutuklama yerine adli kontrol gibi alternatif tedbirlerin uygulanması, genel ceza muhakemesi sisteminin temel prensipleri arasında yer alıyor.




