Borsa İstanbul’da son dönemde yaşanan sert fiyat hareketlerini değerlendiren finans piyasaları uzmanı İslam Memiş, kısa sürede yüksek kazanç elde etme beklentisiyle tüm birikimini hisse senedi piyasasına yönlendiren yatırımcıların ciddi risklerle karşılaşabileceğini söyledi. Memiş’in yatırımcılara yönelik uyarılarını daha önce aktardığımız haberimizde belirttiğimiz gibi, özellikle evini veya aracını satarak ya da günlük yaşamında ihtiyaç duyacağı parayı kullanarak yatırım yapanların olası düşüş dönemlerinde hem maddi kayıp hem de yoğun stres yaşayabileceğine işaret etti.

Memiş’e göre yatırımcıların en önemli hatalarından biri, sosyal medya paylaşımları, çevreden gelen tavsiyeler veya hızlı kazanç vaatleri üzerinden karar vermek. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da yatırımcılara yönelik bilgilendirmelerinde, belirli paylara ilişkin telkin ve yatırım tavsiyelerinin piyasa dolandırıcılığı amacı taşıyan işlemlere hizmet edebileceği konusunda uyarıyor. Kurul, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmayan yatırımcıların yetkili yatırım kuruluşlarından profesyonel destek almasının önemine öne çıkıyor.

TÜM BİRİKİMİ TEK YATIRIMA BAĞLAMAK RİSKİ ARTIRIYOR

Memiş, yatırımcıların bütün varlıklarını tek bir yatırım aracında toplamaması gerektiğini belirterek “sepet kültürü” yaklaşımının önemini vurguladı. Bu yaklaşım genel olarak yatırım sermayesinin farklı varlık grupları arasında dağıtılması ve tek bir piyasada yaşanabilecek sert hareketlerin toplam birikim üzerindeki etkisinin sınırlandırılması esasına dayanıyor. Ancak çeşitlendirme de zararı tamamen ortadan kaldırmıyor; yatırımcının vadesi, risk toleransı ve nakit ihtiyacı yatırım kararında belirleyici olmaya devam ediyor.

Özellikle kısa vadede ihtiyaç duyulacak para ile yüksek oynaklığa sahip piyasalara girilmesi, fiyatların beklenenin tersine hareket etmesi halinde yatırımcıyı zararda satış yapmaya zorlayabiliyor. Borsa, altın, dolar ve avronun haftalık performansını karşılaştırdığımız haberimizde de farklı yatırım araçlarındaki fiyat hareketlerini aktarmıştık. Bu nedenle piyasalarda yüksek getiri beklentisinin yüksek risk ihtimaliyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Memiş de hızlı zenginleşme beklentisine karşı çıkarak, “Hiçbir sistem kişileri oturduğu yerden kısa sürede zengin etmek için kurulmadı” değerlendirmesinde bulundu.

MANİPÜLASYON NASIL İŞLİYOR?

Memiş’in gündeme getirdiği bir diğer başlık ise bazı hisselerde görülebilen manipülatif fiyat hareketleri oldu. SPK mevzuatına göre sermaye piyasası araçlarının fiyatı, fiyat değişimi, arzı veya talebi konusunda yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturmayı amaçlayan işlemler piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirilebiliyor. Yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi ve söylentilerle yatırımcı kararlarının etkilenmeye çalışılması da mevzuatta ayrıca düzenleniyor. Bu nedenle bir hissenin kısa sürede hızla yükselmesi, tek başına şirketin mali yapısının veya faaliyetlerinin aynı ölçüde güçlendiği anlamına gelmiyor.

2027 ocak maaş zamları için üç farklı enflasyon senaryosu
2027 ocak maaş zamları için üç farklı enflasyon senaryosu
İçeriği Görüntüle

Memiş, özellikle mali yapısı zayıf veya borçluluğu yüksek şirketlerin hisselerinin yüksek getiri beklentisi oluşturularak yatırımcılara sunulabildiğini öne sürdü. Bu tür durumlarda yatırımcı açısından şirketin bilançosu, faaliyetleri, borçluluğu ve Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yayımlanan açıklamalar önem taşıyor. Sosyal medya veya mesajlaşma gruplarında yayılan söylentilerin ise resmi şirket açıklamalarının yerine geçirilmemesi gerekiyor.

BORSA İSTANBUL'DA OLAĞAN DIŞI HAREKETLERE KARŞI TEDBİRLER VAR

Borsa İstanbul’da aşırı fiyat hareketlerinin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla çeşitli gözetim mekanizmaları uygulanıyor. Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi kapsamında gerekli görülen paylarda açığa satış ve kredili işlem yasağı, brüt takas ve benzeri tedbirler devreye alınabiliyor. Ayrıca belirlenen fiyat hareketi eşiklerinin aşılması durumunda devre kesici sistemiyle işlemler geçici olarak emir toplama aşamasına alınabiliyor. Bu mekanizmalar piyasadaki oynaklığı tamamen ortadan kaldırmayı değil, aşırı hareketlerin daha kontrollü bir işlem ortamında yönetilmesini amaçlıyor.

Piyasa gözetimi yalnızca fiyat hareketlerinin sınırlandırılmasıyla da sınırlı değil. Borsa İstanbul olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerini gözetim sistemleri üzerinden takip ederken, sermaye piyasası mevzuatı kapsamında piyasa bozucu eylemler ve piyasa dolandırıcılığı şüphesi taşıyan işlemler ayrıca incelenebiliyor. Dolayısıyla bir pay hakkında tedbir uygulanması ile olası hukuki inceleme birbirinden farklı süreçler olarak yürütülebiliyor.

FAİZ VE ENERJİ FİYATLARI DA PİYASANIN GÜNDEMİNDE

Memiş, piyasaların yönü açısından para politikası, petrol ve enerji fiyatları ile jeopolitik gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da son değerlendirmelerinde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu bildiriyor. Merkez Bankası, para politikası kararlarının enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı biçimde alınacağını vurguluyor.

Bu çerçevede Memiş, faiz indirimi beklentilerinin de kesinleşmiş bir takvim gibi değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ederek bir süre “bekle-gör” yaklaşımının öne çıkabileceğini ifade etti. Faizlerin seyri; mevduattan hisse senetlerine, şirketlerin finansman maliyetlerinden yatırımcıların risk iştahına kadar birçok kanaldan piyasaları etkileyebiliyor. Enerji fiyatlarında veya jeopolitik risklerde meydana gelebilecek yeni gelişmeler de enflasyon ve para politikası beklentileri üzerinden varlık fiyatlarına yansıyabiliyor.

YATIRIMCILAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

Memiş’in değerlendirmelerinin merkezinde, kısa vadeli fiyat hareketlerini yakalamaya çalışmak yerine riskin yönetilmesi gerektiği görüşü bulunuyor. Yatırımcıların acil ihtiyaçları için ayırdığı parayı yüksek oynaklığa sahip araçlara yönlendirmemesi, bütün sermayeyi tek bir hisse veya yatırım aracında toplamaması ve yatırım kararını yalnızca çevreden veya sosyal medyadan gelen bilgilerle vermemesi risk yönetiminin temel unsurları arasında gösteriliyor. Şirketlere ilişkin finansal tabloların, KAP açıklamalarının ve yetkili kurumların duyurularının takip edilmesi de yatırım kararlarında doğrulanabilir bilgiye ulaşılması açısından önem taşıyor.

2027 İÇİN BELİRSİZLİK VURGUSU

Memiş, 2026’yı piyasalarda manipülasyon tartışmalarının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirirken, 2027’de Türkiye ve küresel finans piyasalarında önemli değişimlerin yaşanabileceği görüşünü dile getirdi. Bununla birlikte gelecek döneme ilişkin piyasa tahminleri kesin sonuçlar olarak değerlendirilemiyor. Küresel enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler, enflasyon görünümü, merkez bankalarının para politikaları ve uluslararası sermaye hareketleri gibi çok sayıda değişken, yatırım araçlarının performansını aynı anda etkileyebiliyor. Bu nedenle yatırımcı açısından temel yaklaşımın yüksek getiri arayışından önce sermayenin korunması, riskin dağıtılması ve yatırım vadesinin doğru belirlenmesi olduğu belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi