Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmanın başındaki Alihan Kuriş ve örgütüne ilişkin yürütülen soruşturmanın yeni aşamasında dördüncü dalga operasyon başlatıldı. Verilen bilgiye göre operasyon saat 06.00 itibarıyla gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında Recep Tutuş, Selim Aktaş, Ali Aydoğan, Mustafa Kösemul, Necati Şahin, Şaban Kaya, Ziyaeddin Balcı, Mustafa Avcı, Mehmet Dursun, Mehmet Bilgehan Gülşen, Cengiz Bıyık, Emre Öztürk, Hilmi Enes Öncel, Mustafa Murad Türkbeyler, Ramazan Lafcı, Ramazan Yumaklı, Mustafa Öğdür, Alanya'dan Mustafa Uysal, Yüksel Uçar, Sinan Bulat, Nurettin Kaya, Recep Duman, Enes Duman, İlyas Çiçek, Mehmet Bulat, Ali Bulat ve Latifhan Bulat gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Soruşturmada bazı şirketlere de kayyum atanması yönünde karar verildiği bildirildi.
SORUŞTURMA MALİ YAPI ÜZERİNDEN DERİNLEŞTİRİLDİ
Alihan Kuriş ve çevresine yönelik soruşturma ağustos ayında başlayan operasyonların ardından genişletildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının önceki açıklamalarına göre dosyada suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet iddiaları araştırılıyor. İlk operasyonda 17 ilde şüphelilere ve şirketlere ait çok sayıda adreste işlem yapılırken, sonraki aşamalarda yeni delil ve tespitler doğrultusunda ikinci ve üçüncü dalga operasyonlar gerçekleştirildi. Üçüncü dalgada 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, suçlamalarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 şirket ve bazı dernekler hakkında da kayyum süreci işletilmişti.
TANIK İFADELERİNDE SİYASİ YÖNLENDİRME İDDİASI
Soruşturma dosyasına giren üç ayrı bilgi sahibi ifadesinde, mali ve örgütsel yapıya ilişkin anlatımların yanı sıra seçim dönemlerindeki siyasi yönlendirme iddiaları da yer aldı. Uzun yıllar yapı içerisinde bulunduğunu ve geçmişte vaizlik yaptığını belirten ilk tanık, seçim öncesinde Alihan Kuriş'in adı verilerek CHP'ye oy kullanılması yönünde talimat iletildiğini öne sürdü. Tanık, bu talimata uymayan kişilerin daha sonra yapıya bağlı olduğunu söylediği yurt, düğün salonu, cami ve sosyal tesislere alınmadığını iddia etti. Bununla birlikte tanık, söz konusu organizasyonun nasıl kurulduğu veya talimatların kimler aracılığıyla aktarıldığı konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını da beyan etti.
1968 yılından bu yana yapının içerisinde bulunduğunu, yaklaşık 10 yıl talebelik ve hocalık yaptığını söyleyen ikinci tanık ise siyasi yönlendirme iddiasının tek bir seçim dönemine ait olmadığını savundu. Tanık, 2014 yerel seçimlerinde CHP'nin büyükşehir belediye başkan adayının desteklenmesinin istendiğini, 2023 seçimlerinde de benzer yönde telkinlerle karşılaştığını ileri sürdü. Seçimden yaklaşık bir hafta önce bir erkek öğrenci yurdunda yaklaşık 40 kişinin katıldığı toplantıda kendisinden CHP'ye oy vermesinin istendiğini belirten tanık, bunu reddettiğinde “Alihan Kuriş'ten yasak gelebilir” şeklinde uyarıldığını öne sürdü. Bu anlatımlar soruşturma dosyasındaki tanık beyanı niteliğinde olup, iddiaların yargılama sürecinde delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

KAYYUM KARARI NASIL İŞLİYOR?
Ceza soruşturmalarında şirket yönetimine kayyum atanması, şirketin suç faaliyeti çerçevesinde kullanıldığına ilişkin kuvvetli şüphe bulunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından gerekli görülmesi halinde başvurulabilen bir koruma tedbiri. Kayyum atanması şirket veya yöneticileri hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor. Tedbirin amacı, soruşturma sürerken şirket faaliyetlerinin, malvarlığının ve mali kayıtların yargısal denetim altında korunmasını sağlamak. Bu nedenle soruşturma aşamasındaki kayyum, arama, el koyma, gözaltı ve tutuklama gibi işlemler ile kesinleşmiş hüküm birbirinden ayrı hukuki süreçler olarak değerlendiriliyor.
ÖNCEKİ DALGALARDA ŞİRKETLER DE DOSYAYA GİRDİ
Soruşturmanın önceki aşamalarında mali bağlantılar önemli bir başlık oluşturdu. İlk dalgada 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 17 ilde 123 adreste operasyon gerçekleştirildiği, bunların 80'inin 33 şirkete ait farklı adreslerden oluştuğu açıklanmıştı. İlk operasyonun ardından Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 32 kişi tutuklanmış, altı kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. İkinci dalgada ise İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da 13 şüpheli hakkında işlem yapılmış ve 12 kişi yakalanmıştı.
Üçüncü dalgada soruşturmanın şirket ve dernek boyutu daha da genişledi. Başsavcılığın kamuoyuna yansıyan açıklamasında 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği ve suçlamalarla bağlantılı şirketler ile dernekler hakkında kayyum talebinde bulunulduğu belirtilmişti. Daha sonraki süreçte MASAK incelemeleri doğrultusunda başka şirketler hakkında da el koyma işlemleri gündeme geldi. Böylece dosyada yalnızca kişilerin örgütsel konumlarının değil, şirketler arasındaki ticari ve mali ilişkilerin de araştırıldığı bir süreç ortaya çıktı.




