Değerli okurlar, son yıllarda dost bildiğimiz çoğu ülkelerle papaz olduk. Suriye ile kanlı bıçaklıyız. Mısır'la da benzer bir durum söz konusu. Boyumuzdan büyük işlere soyunup Ortadoğu'yu dizayn etmeye kalkma saçmalığı içine...
Değerli okurlar, son yıllarda dost bildiğimiz çoğu ülkelerle papaz olduk.Suriye ile kanlı bıçaklıyız.Mısır’la da benzer bir durum söz konusu.Boyumuzdan büyük işlere soyunup Ortadoğu’yu dizayn etmeye kalkma saçmalığı içine girdik.Önümüze gelene meydan okumaya, onları terbiye etmeye hatta akıl vermeye kalktığımızdan olacak, ABD ve AB içindeki birçok ülke bize dönük düşmanca tavırlar içine girmeye başladılar.Bugün için, giderek bize yakınlaşan ülkeler ise, ya yeni bağımsızlığını kazanmış garibanlar ya da başları dertte olanlar.Bizim başımız bir türlü dertten kurtulmazken, yeni dertlere de kapı açmakla meşgulüz.“İki çıplak bir hamama yakışır” demiş atalarımız.Bizim güçlü ve zengin ülkelerle ciddi ve köklü ittifaklara dayalı dostluklar kurmamız gerekirken, garibanlarla sarmaş dolaş olmanın açmazında bocalamakla meşgulüz!Ortadoğu bir bataklık.Bu bataklıkta süper güçler birbirleriyle mücadele ederken bizim gibi orta halli bir ülkenin, hem süper güçlere posta atarak, hem de Arap ülkelerinin iç işlerine direk karışarak bu bataklığın içine şu ya da bu biçimde girmek, onları hizaya getirmeye ya da ağabeylik yapmaya hatta liderliğe soyunmak kendi kendimize gelin güvey olmaktan başka bir şey değil!Bırakın Arapların böyle bir ilişkiyi kabullenmesini, Kafkaslardaki Türki devletler bile hala Bağımsız Devletler Topluluğu adı altında Rusya’nın güdümündeler!Hamasi nutuklarla, havadan yiğitlenmelerle, ona buna posta atmakla hayatın gerçeklerinin bağdaşmadığı ortada."Kızıl Elma" tarihin bir kesitinde, o günün somut koşullarındaki belli sıkıntıları aşmak için, toplumu belli ülkülere yönelterek motive etme adına ortaya konmuş ütopyadan başka bir şey değilken, bugün hamaset adına benzer hayaller kurmanın ya da kurdurmanın anlamı var mı?