7 Haziran seçimlerinde hatırlayınız, AKP'nin en fazla her köşe başında ve ekranlarda en fazla görülen afişi 'Artık analar ağlamıyor” mealindeki afişleri idi. Buna o kadar inananlar olmuştu. 'Artık bölgeden şehit tabutu...
7 Haziran seçimlerinde hatırlayınız, AKP’nin en fazla her köşe başında ve ekranlarda en fazla görülen afişi “Artık analar ağlamıyor” mealindeki afişleri idi. Buna o kadar inananlar olmuştu. “Artık bölgeden şehit tabutu gelmiyor, analar ağlamıyor” diyerek itiraz edenlere ise büyük tepkiler veriyorlardı. Yaşadığım bir olayı da sizlerle paylaşmak istiyorum. İsmi bende saklı 30 Mart 2014 mahalli seçimlerinden iki gün öncesi Cuma günü emekli öğretmen arkadaşa bu çözüm sürecinin aldatmaca olduğunu, PKK ile masaya oturmanın yanlış olduğunu vs. vs. anlatmama rağmen emekli öğretmen arkadaş bir türlü anlamak ve ikna olmak istemedi. Ben de bunun üzerine yaşça benden büyük olan emekli öğretmen arkadaşa “Hocam sana iyi uykular, tatlı rüyalar” dedim, alışveriş için Cuma pazarına yöneldim. Arkamdan “Tabutlar gelmediği, analar ağlamadığı için uyumaya devam edeceğim” diye bana tepki verdi.
Geçmişe dönük makalelerime internetten bakabilirsiniz, başından beri bu köşede açılıma karşı onlarca makale yazdım. Makalelerimde hep yanlış olduğunu, terör ve teröristle mücadele edilerek sonuç alınabileceğini defalarca yazdım.
Hatırlayınız, o zamanlar “Açılım” safsatasına karşı çıkan feraset sahibi insanları AKP yetkilileri ve medyadaki sözcüleri ne hakaretler, ne iftiralar, hatta ne ithamlarla suçlamışlardı. Bugün gelinen nokta ise “Kandırılma” sonucu neleri yaşıyoruz, görüyorsunuz. 22 Temmuz'dan bu yana yüzlerce vatan evladını şehit verdik. Bu alçaklar hani 15 Ekim'de ateşkes yapmışlardı. Beyler kimlerle muhatap olduğunuzu lütfen bir zahmet geç de olsa görün artık. Oy kaybedince mi aklınız başınıza geldi?
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Mardin ilimizin Cizre ilçesine can güvenliği sağlanamayacağı gerekçesiyle imza karşılığı gittiğini açıkladı. Lütfen AKP iktidarından önce böyle durumlar yaşadık mı? Ne diyelim, vicdanı olanların vicdanlarına havale ediyorum.
Analar, babalar, kardeşler ağlıyor. Dahası milletimiz ağlıyor. Korkarım bunlar iyi günlerimiz. Bu yanlış terör politikasının sonucudur. Şimdi de “Belini kırdıklarından” bahsediyorlar. Keşke öyle olsaydı da önce ben takdir etseydim.
Ağlayan sadece analarımız değil. Ceplerimiz, cüzdanlarımız, mutfaklarımız, tarlalarımız, dükkanlarımız da ağlıyor. Hem de kan ağlıyor kan. Elbette ki uygulanan yanlış politikalar neticesinde. Kapanan iş yerleri, ödenemediği için takibe düşen krediler, kredi kartları, her gün artan icra dosyaları vs.vs. Bütün bunlar kötü yönetimin sonucudur. Ne kadar acıdır ki her şeyi berbat edenler sanki en iyi işleri yapmışçasına sanal yalanlarla milleti efsunlamaya çalışıyorlar. O nedenle 1 Kasım seçimlerinde sorumlulara hesabı sorulmalıdır.