SAĞLIĞIM başta olmak üzere, ülkemin geleceği bakımından da oldukça karamsar olduğumu söylemeliyim. Eskiden haktan hukuktan bahsedilince, 'Hak değirmende” diyerek bir nevi alay edilirdi. Yani. Gerçek anlamda haktan hukuktan bahsetmek, alay...
SAĞLIĞIM
başta olmak üzere, ülkemin geleceği bakımından da oldukça karamsar olduğumu söylemeliyim.
Eskiden haktan hukuktan bahsedilince, “Hak değirmende” diyerek bir nevi alay edilirdi.
Yani.
Gerçek anlamda haktan hukuktan bahsetmek, alay konusu olurdu.
"Dünlerde öyleydi, bugün nasıl?" diye soracak olursanız, yanıtım şudur: "Eski hamam eski tas."
Hamam da, tas da aynı.
Değişen, hamamcıyla tellaklar.
"Hak değirmende" sözündeki hak da Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Günümüzde ne o eski bilinen değirmenler ne de tahılda ölçü birimi olarak kullanılan “Hak” kaldı.
O eski değirmen ve “Hak” denilen o ölçü aleti halen ülkenin ücra bir köşesinde kaldıysa onu da benim bilmem mümkün değil!
Konuya açıklık getirirsek.
Dün de bugün de gücü gücü yetene.
Siyaset arenasına ve toplumun havasına bir baksanıza.
Neredeyse dünya ile savaşacak bir güce sahipmişiz gibi havalarda uçuyoruz, savaş naraları atmakla meşgul yiğitlerimiz var!
Yiğitlenmek kolay da, gereğini yerine getirmek pek öyle kolay değil.
Ayakta durmakta zorlanan siyasetçilerimiz bile esip gürlemekle, ona buna saldırmakla meşguller.
Onlar da haklı.
Toplum; palavracıları, esip gürleyenleri, dünyaya meydan okuyanları seviyor.
Rusya ile uçak düşürme olayından sonra papaz olunca ne hale geldiğimizi düşünen yok.
Ya bir savaşa girsek, nice olur halimiz?
Herkes birilerine biat edip tapınmakla meşgul.
Tabii güçlü, güçlü kaldığı sürece.
Sonra mı?
"Gelen ağam giden paşam" olur.
Her alanda bir savrulma söz konusu.
Sözde "Yargı" kumpas yapıyor, askerlerimizi yargılıyor.
Bir de bakıyorsunuz yargılayanlar, ülkede darbe yapma hazırlığı içindeki hainler.
Hainler darbe yapmaya kalkıp başarılı olamayınca, bu kez onlar yargılanmaya başlıyor.
Konu derin, fazla kurcalamayalım, bu hainleri büyütüp besleyenlerin yüzlerini kızartmayalım.
Bozulma, yozlaşma ve kokuşma salt bu konularla da ilgili değil.
Spora baksanıza.
Türkiye’nin en gözde yıldız futbolcuları bir bir tasfiye edilmek üzere.
İstanbul’u fetheden Fatih’i bile Fatih Terim sollamış durumda.
Bilal Meşe gibi Terim yağdanlıkları Terim’i göklere çıkarıp futbolcuları hain ilan etme ilkelliği içindeler.
Arda ve diğer futbolcuların bu kumpasa bugüne kadar dayanmaları bile büyük başarı.
Federasyon Başkanı'nın BJK’yi iflasa sürükleyen medya patronu olması ve yıllarca GS'de Fatih Terim’in bir numaralı adamı olan Ali Dürüst’ün TFF Başkan Yardımcılığı görevine gelmesi ve Terim’e yakınlığıyla bilinen benzeri kişilerin de TFF’de yer alması.
Fatih Terim ismini iki stadyuma veren Erdoğan’ın da ne kadar Terim'ci olduğunu düşündüğümüzde, burada hak hukuk aramanın alemi var mı?
Böyle gelmiş böyle gidecek gibi gözüküyor.
İşin acı yanı.
Kimseyi tınmadıkları için, ipin ucunu kaçırmış durumdalar!