GEÇTİĞİMİZ Cumartesi günü Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nın Park Alanya'da verdiği ve 3.500 davetlinin katıldığı iftar davetinde oldukça heyecanlı bir konuşma yapan ve Alanyalılara seslenen ALTSO Başkanı Mehmet Şahin,...

GEÇTİĞİMİZ

Cumartesi günü Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nın Park Alanya'da verdiği ve 3.500 davetlinin katıldığı iftar davetinde oldukça heyecanlı bir konuşma yapan ve Alanyalılara seslenen ALTSO Başkanı Mehmet Şahin, "Siyasete girin, elinizi taşın altına sokun. 'Bana iftira atılır' diye korkmayın. Alanya'nın yeni siyasetçilere ihtiyacı var" demişti.

Başkan Şahin'in ardından konuşma kürsüsüne çıkan Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da önce Şahin'i bugüne dek sergilediği başarılı performansından dolayı kutladı, ardından AKP döneminde Alanya'ya yapılan hizmetleri anlattı ve tüm bu hizmetlere rağmen Alanya'ya olan borcunu ödediğini düşünmediğini söyledi, daha sonra konuyu geçtiğimiz 15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişimine ve sonrasında yaşanan olaylara getirerek, "Hayatta bazen insana tuzaklar, kumpaslar kurulur. Bazen bu en yakınınızdan gelir. Ama en zor şartlarda bile inandığınız yolda yürüyeceksiniz. Bazen yalnız kalabilirsiniz. Hiç kimse yoksa Allah sizinledir" mesajı verdi.

ALTSO'nun iftar davetinde hem ALTSO Başkanı Şahin'in 13 dakikalık, hem de Bakan Çavuşoğlu'nun 23 dakikalık konuşmalarında öne çıkan en önemli iki konu bana göre bunlardı.

Başkan Şahin'in, kendisine kurulan kumpas sonucu bir süre tutuklu kalmasına, ardından bunun bir kumpas olduğu anlaşılınca serbest bırakılmasına atıfta bulunarak, "Siyasete girin, elinizi taşın altına sokun. 'Bana iftira atılır' diye korkmayın" demesi, aslında kendisine iftira atılması, tutuklanması, serbest bırakılması ve ardından yaşadığı sürece ince bir göndermeydi.

Buna mukabil...

Bakan Çavuşoğlu'nun, "Hayatta bazen insana tuzaklar, kumpaslar kurulur. Bazen bu en yakınınızdan gelir. Ama en zor şartlarda bile inandığınız yolda yürüyeceksiniz" sözleri ise kendisine ve ekibine, en çok da Şahin'e kurulmak istenen ancak bozulan kumpaslara yönelik bir imaydı.

2001'de kurulan AKP'nin tek başına iktidara geldiği 2002'den beri Antalya Milletvekili, AKP Genel Başkan Yardımcısı, Avrupa Birliği Bakanlığı ve son olarak Dışişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan, görev kapsamında olmamasına karşın Alanya'ya ve bölgeye verdiği pek çok hizmet alt alta yazılsa sayfalara sığmayacak olan Bakan Çavuşoğlu, kendisine ve yakın çevresine yönelik itibarsızlaştırma, güçten düşürme, kumpas faaliyetlerinin farkında olduğunu, bunlarla zamanı gelince hesaplaşacağını ima etti, kim bilir!

Ancak şu bir gerçek ki, Alanya'da Çavuşoğlu'nun 2002'den beri elde ettiği siyasi gücü "yeniden" eline geçirmek isteyen, bu nedenle Çavuşoğlu'na uzanamayınca O'na yakın isimlerle uğraşmaya başlayan, Çavuşoğlu'na yakın isimleri kamuoyu nazarında itibarsızlaştırmak isteyen belli çevreler olduğu, bu kişi ve grupların bazılarının halen aktif siyaset arenasının belli başlı kademelerinde görev yaptıkları, bazılarının ise sütre gerisinden piyon kullanarak bu dezenformasyon faaliyetlerini sürdürdükleri uzun süredir konuşuluyor.

Alanya, Antalya'nın pek çok açıdan en büyük ve en gözde ilçesi. Antalya cephesinden bakıldığında oy deseniz Alanya'da var, rant deseniz Alanya'da var.

Antalya'nın "Takım Kaptanı" Alanya'dan olunca, üstelik "O" isim de Dışişleri Bakanı olup Cumhurbaşkanı ve Başbakan nazarında el üstünde tutulunca, elbette bu şer odaklarının gözünün Alanya'daki bu siyasi gücü ele geçirmekte, dolayısıyla bu gücü itibarsızlaştırmaya çalışmakta olduğu ifade ediliyor.

Öte yandan...

Bakan Çavuşoğlu'nun her şeyin farkında olduğu, kapalı kapılar ardında kendisine ve yakın çevresine yönelik negatif algı operasyonu oluşturma kampanyalarının başında kimlerin ve hangi grupların bulunduğunu bildiği, zamanı gelince düğmeye basacağı belirtiliyor.

Bunlar, siyasi kulislerde konuşulan ama kimsenin açık açık ifade edemediği mevzular.

Bana göre her şey, Bakan Çavuşoğlu'nun konuşmasında ifade ettiği gibi, "Hayatta bazen insana tuzaklar, kumpaslar kurulur. Bazen bu en yakınınızdan gelir" cümlesinde gizlidir.

Şimdi yanıtı bulunması gereken en önemli ve en zor soru şudur...

"Kim bu en yakındaki tuzakçılar ve kumpasçılar?"