Yetmiş yaşıma kadar dört milyon Osmanlı belgesi inceledim. 98 yaşıma kadar 28 eser yazdım, bıraktım ve nihayet şunu anladım: Bugün buradaysak bunu bütünüyle Atatürk’e borçluyuz,” diyor tarihçilerin hocası Halil İnalcık. “Bu vesileyle talebesi İlber Ortaylı hocanın da mekânı cennet olsun!..”

Tartışılmaz bir gerçek var. Ortaya saçılan kirlilik bir günde oluşmadı. Bu sistem; devletin çürüdüğü, suçluların halkın kaynaklarını yağmaladığı, kara paranın kol gezdiği, adaletin işlemediği bir sistem,” Millet ve Ötesi gazetecisi Timur Soykan’ın yorumundan.

Milleti yeniden yetiştirmek… Parti liderleri klonlanmış olabilir; çocuk yaştan itibaren ele alınıp yetiştirilmiş ve sonra da görev verilmiş kişiler de olabilir. Bir siyasi partinin üst yönetimini oluşturan kişilerin çoğu da klonlanmış olabilir ama o siyasal partiye gönül veren milyonlarca insanın klonlanmış olduğunu kimse iddia edemez. Bir ömür boyu karşı çıktığı fikri savunması için insanın ikiyüzlü, riyakâr olması gerekir.” Gazeteci Arslan Bulut.

Millet ve Ötesi’nden Erol Mütercimler; “Türk olmak artık çok zor bu ülkede. Türk sorunu var bu ülkede. Türk’ün çok ciddi sorunu var. En çok itilip kakılan Türkler,” derken; Prof. Mümtaz Türköne: “Bu sürecin temel aktörü Kürt hareketi ve Öcalan’dır. Onlar süreci yönetiyor. AKP ve iktidar tarafı hiçbir şey yapmıyor. Bu süreçten artık geriye dönüş yok,” yorumu yapmış…

Emekli Albay Orkun Özeller ise 2. Çözüm Süreci’ne karşı Anıtkabir’de; “Sözde barış getireceğini iddia ettiğiniz sürecin bedellerini vermiş temsilcileriyiz. O gün ‘bu yol yanlış’ diyorduk; dinlenmedi ve sonunda hep sıvasız evlerin evlatları bedel ödedi,” deyivermiş.

Atatürk’ün 1934’te Dışişleri Müsteşarı Numan Menemencioğlu’na verdiği önemli 5 öğüt: ‘Rusya’yı kışkırtmayın. Komşularımızın iç işlerine karışmayın. Arap ülkelerindeki ihtilaflara taraf olmayın. Batı ile iyi geçinin ama bunların emperyalist işlerine alet olmayın. Sizden akıl sormadıkça siz kendinizden akıl veren olmayın,’” Hür Türkler’den hukukçu Arzu Özcan.

Siyaset sahnemizde hak ettiği yeri bulamayan Prof. Dr. Mete Gündoğan çok değerli bir yazı kaleme almış. Aynen paylaşıyorum: ‘Mesele Türk, Kürt, Arap, Acem meselesi değil. Mesele, bölge kaynaklarının yağmalanması meselesidir,’” gazeteci Ahmet Takan.

MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, “Parmağınızı İmralı Adası’nın üzerine koyun. O da Türkiye sınırları içinde. Silivri’ye gidişle İmralı’ya gidiş arasında ne fark var? Yok. Silivri’ye gidiliyorsa İmralı’ya da gidilir,” söylemiyle “Terörsüz Türkiye” vizyonu pekiştirilmiştir.

Millî Eğitim ve Kültür eski bakanlarından ve AKP kurucusu Hüseyin Çelik, “Hukuksuz Türkiye algısıyla ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaşamayız”; İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye masalını anlatmaya başladıkları ilk günden bu yana hep söylüyorum. Bu süreç, canibaşını serbest bırakmak için kurdukları bir tuzaktır” derken Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu TBMM gündemine taşınıyor.

Halkın ekonomi gündemi masada yoktur. Politika restleşme peşinde, tansiyon yüksektir. İsrail’in İran’a saldırısıyla ilgili “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi uygundur. Savaş gereksiz ise cinayettir.