ÜLKEMİZ dışarıdan etrafını saran fitne ateşini söndürmeye uğraşırken, içeriden de oluşturulan fiili durumdan nasıl çıkılabileceğinin yollarını arıyor. Bugüne kadar olduğu gibi, tek derdi vatan olan, elini değil gövdesini ortaya...

ÜLKEMİZ

dışarıdan etrafını saran fitne ateşini söndürmeye uğraşırken, içeriden de oluşturulan fiili durumdan nasıl çıkılabileceğinin yollarını arıyor.
Bugüne kadar olduğu gibi, tek derdi vatan olan, elini değil gövdesini ortaya koyarak sorumluluk alan parti Milliyetçi Hareket Partisi'dir.
Bu durum şer odaklarını rahatsız etse de, MHP bunlara aldırış etmeden varlık sebebinin gereğini yerine getirerek, "Hakk’ın yolunda milletin yanında" diyerek, yoluna kararlılıkla devam ediyor.
Liderimiz Sayın Dr. Devlet Bahçeli, "fiili durum" dayatmasını durduk yerde gündeme getirmedi.
Ülkenin hızla bir çözülmeye gittiğini gördü.
İtiş-kakışlarla bir yere varılamayacağı gibi, sorunların daha da derinleşeceğini fark ederek ivedilikle sistemin düzeltilmesi gerektiğini düşünerek harekete geçti.
Bu durumu da bir grup toplantısında, "Türkiye'nin açmaz ve sorunlarının farkındayız, bunları makul bir şekilde nasıl çözeriz, bunun için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsızlığını, toplumun her kesimine eşit uzaklığını ihlal etmesi devlette anarşi ve kaosu tetikleyecektir. Türkiye'nin kurşun gibi ağır bir ortamdan geçtiği şu zaman sürecinde, muhataplarımızı hukuka uymaya, anayasaya bağlı kalmaya çağırmamız kadar meşru bir şey de olmayacaktır. Sırf 'millet seçti' bahanesiyle fiili başkanlığa kılıf aranması ve mazeret uydurulması boş ve beyhude bir çabadır" diyerek konuyu izah etti.
Ama anlamakta zorluk çekenlere ve türlü hakaretlere maruz kalmasına rağmen sabırla eleştirilere cevap veren liderimiz Sayın Dr. Devlet Bahçeli, “Fiili başkanlık uygulaması, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim ve idare sistemine, Cumhuriyet'in miras ve mesajlarına tamamen aykırıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Parlamenter Sistem'den yanadır, dahası revize ve reforma tabi tutulmasını istemektedir" diyerek, MHP'nin tavrını ve düşüncelerini net bir şekilde ortaya koydu.
İnatla anlamak istemeyen kimin neye uşaklık ettiği belli olmayan güruhlara, kara tahtayı işaret ederek tekrar tekrar anlatacağını bizlere ifade etti.
Liderimizin bu sözleri üzerine, MHP’nin duruşu tavrı netleşmiş, kırmızı çizgileri çizmiş, devletin yapısı ve parlamenter rejimin vazgeçilemeyeceğini tüm kamuoyuna bildirmiştir.
Bu konuşmalar ve açıklamalar üzerine Milliyetçi Hareket Partisi, ana muhalefet ve ülkenin kaos ortamından çıkmasını istemeyen yapılar tarafından ağır eleştire maruz bırakılmıştır.
Üzerinden çok geçmeden 'Metni bir görelim' diyen MHP’nin açıklamalarına eşdeğer söylemlerde açıklamalar yaparak, yaptıkları eleştirileri boşa çıkaran, MHP’nin doğru ve yerinde siyasetini kabul etmiş duruma geldiler.
MHP’nin her zaman olduğu gibi bu doğru ve yerinde siyasetini CHP bile farkına varıp kabullenmişken, bizim Donkişot'ların anlayamadıkları gün gibi aşikâr durumdadır.
Acele olarak yaptıkları açıklamalar, ifadeler, öngörüsü olamayan, bir gün dahi ileriyi göremeyecek körlükte şovenist açıklamaları, tribünlere oynamaktan başka bir şey değildir.
Kendilerinin bu saplantılı ve öngörüsüz açıklamalarını kimlerin ciddiye aldığını, kimlerin bu rüzgara destek verdiği büyük Türk milleti açıkça görmektedir.
Sözlerimi, Milliyetçi ve Ülkücü Hareket'in lideri Dr. Devlet Bahçeli'nin bir sözünü hatırlatarak bitirmek istiyorum.
"Biz siyaset tellalı değil, millet ve vatan sevdalısıyız.
Özümüz de birdir, sözümüz de birdir. Ne mutlu Türk'üm diyene."

Hasan Cantürk
MHP Alanya İlçe Teşkilatı
Basın ve Propaganda'dan
Sorumlu Başkan Yardımcısı