Dünyanın her yerinde, şu ya da bu biçimde, birilerince organize edilen eylemler sık sık gündeme gelmekte... Ülkemizde de, benzer eylemlerle her gün yüz yüze geliyoruz. Eylemlerde yer alan unsurlara baktığımızda, bunlar ya işi gücü olmayan...
Dünyanın her yerinde, şu ya da bu biçimde, birilerince organize edilen eylemler sık sık gündeme gelmekte...
Ülkemizde de, benzer eylemlerle her gün yüz yüze geliyoruz.
Eylemlerde yer alan unsurlara baktığımızda, bunlar ya işi gücü olmayan aile parasıyla asalak geçinen gençler, ya da devlete sırtını dayamış, en azından yoksulluk kaygısı olmayan işçi ve memurlar.
Türkiye’nin birçok bölgesinde, taş ve sopalarla hatta molotof kokteylleriyle eylem yapıp, güvenlik güçlerine saldıran, ortalığı yakıp yıkanların yaşlarına bir bakın.
Bunlar, beyinleri yıkanıp bu tür maceralara sürülen zavallı gariban gençler.
Asıl suçlular, bu rezil eylemlere bu gençleri sürükleyen anaçlar.
Üniversite gençliğini kimler örgütlüyor?
Ya bazı öğretim üyelerinin organize ettiği ya da dışarıdaki siyasi hatta ideolojik yapılanmalarda yer alan anaç beyinler.
Bir üniversiteye, bir siyasetçi, bir uzman, bir bakan, Başbakan ya da Cumhurbaşkanı katılıyor konferans verecek, konuk protesto ediliyor.
Bu tür provokasyonlara gençlik her zaman müsait.
Son günlerde, küresel kriz nedeniyle, Yunanistan gibi bazı ülkelerde ekonomik sıkıntı bahane edilerek bir sürü eylem ortaya konup ortalık yakılıp yıkılıyor.
Bu eylemler krizi mi bitiriyor yoksa krizi çok daha içinden çıkılmaz bir hale mi getiriyor?
Tabii ki kriz büyüyor.
Peki, neden bu eylemler yapılıyor?
Bana göre krizin büyümesini isteyenler bu yola gidiyorlar.
Ülkesini ve ülke insanını düşünen tek bir Allah’ın kulun ülkesine zarar verecek bir eylemin içinde bulunmaması gerekir.
Bu saçma sapan çıkışlar ve eylemler yüzünden gençliği eleştirmek yerine, gençliği bu yöne iten beyinleri eleştirmemiz gerekir.
Her tür iktidara karşı çıkan iktidarsızların, bu ilkel tutumlarının ülkeye ne kazandırıp neler kaybettirdiklerini toplum olarak sorgulamamız gerekir.
Sırtında yumurta küfesi olmayan, sorumsuz beyinlerin, demokratik hak arama adına, her tür icraata karşı çıkıp, her yapılamak isteneni engellemeye çalışarak maydanoz olma çabalarını, demokratik tepki olarak göstermek, bence demokrasiyi istismar etmek hatta demokrasinin ne olduğunu bilmemekten başka bir şey değil.
Şimdi kendi kendimize sormalıyız, 18-22 yaş arasındaki genç beyinlerin, neye neden karşı çıktıklarını tam anlamıyla bilmeleri mümkün mü?
Bu tür organizasyonları kendi kendilerine yapabilirler mi?
Ülkenin sorunlarına onlar çok daha sağlıklı çözümler bulabileceklerine gerçekten inanıyorlar mı?
Mümkün değil.
İnananlar olsa bile, bunların bu inançları, birilerinin bir biçimde inandırmalarından başka bir şey olamaz.
Öyleyse, bunları sokağa dökenlerin kimler olduğuna bakıp, bu gençliği kendi hesapları uğruna kullanan bu uyanıkların elinde gençliğimizi biran önce kurtarmalıyız.
Günümüz gençliğinin depolitize olmasından rahatsız olan bu dinozorlar, gençliği eskisi gibi kullanamamanın üzüntüsü içindeler.
Bürokraside özellikle de devlet içinde çalışanların meslek dayanışmalarına diyecek lafımız yok da, bunların farklı ideolojilere dayalı olarak ayrı ayrı yapılanmaları ve her tür açıklamalarının mesleki olmaktan çok uzak, ideoloji ağırlıklı olması, günümüzde komik olmaya başladı.
Siyaset yapmak isteyenin, ideolojik yapılanmalarda yer alma arzusuyla yanıp tutuşanların önünde hiçbir engel yok.
Seçimlerde aday olurlar, kazanamazlarsa eski görevlerine dönerler.
Bunlar, eylemden eyleme koşarak kaos ortamı yaratarak, adından söz ettirerek gündemde kalmaya çalışan sıradan kuş beyinliler.
Bunların ülkenin ve ülke insanının çıkarlarını düşündüklerini söylemek saçmalamaktan başka bir şey olamaz.
Bu küçük beyinler, ezberledikleri büyük laflarla, popülist çıkış ve tavırlarla, bir güce meydan okuyormuş havasıyla yiğitlik taslayarak tatmin olmaya çalışan zavallılar!
Bunlar, sadece derneklerde ve mesleki kuruluşlarda yer alarak Donkişotluk yapabildikleri için meslektaşlarınca da öne sürülen ve böylesine kolaycı bir yoldan ön saflara da yer alabilen ama, halk nezdinde esameleri okunmayan kişiler olduklarından aktif siyasete soyunamadıkları gibi, asli görevlerine de yoğunlaşamayan çok farklı bir tipleme olarak bu beyinler bu toplumda zaman, zaman öne çıkmaya daha doğrusu, öne çıkmaktan çekinenlerce öne çıkarılacak kadar zavallı kişiler!