Demokrasi ile yönetilen devletler de, jakoben, halka tepeden bakan ve kendisini dev aynasında gören yöneticiler yoktur. Çünkü, dört veya beş yılda bir halkının karşısına geçerek oy istemek zorunda olan yöneticiler vardır. İster Cumhurbaşkanı,...
Demokrasi ile yönetilen devletler de, jakoben, halka tepeden bakan ve kendisini dev aynasında gören yöneticiler yoktur. Çünkü, dört veya beş yılda bir halkının karşısına geçerek oy istemek zorunda olan yöneticiler vardır. İster Cumhurbaşkanı, ister Başbakan hangi sıfatta olursa olsun, seçmenin karşısına geçerek, oy isteyecektir. Şayet, halk onun yaptıklarını beğenmişse ve yapılanlardan memnun kalmış ise ona güvenini tazeler, oyunu verir. Böylece, yöneticiler, güven tazelemiş olur ve yeni görevine döner. Bu husus, demokrasinin birinci ve en önemli özelliğidir. Bir diğer özelliği ise, halk seçtiği kişinin ailevi durumuna bakmaz, onun kariyeri en önemli kıstastır. Babadan oğla veya her hangi bir nedenle başa geçmiş bir yöneticinin, o makamda ölünceye kadar kalmak istemesi, bunun için halkını çeşitli baskılarla susmaya çalışması bilhassa doğu ülkelerinde yaşanılan gerçeklerdir. Irak'ta Saddam Hüseyin, Libya'da Kaddafi, Mısır'da Hüsnü Mübarek ve şimdilerde halkını acımadan öldüren Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esat ilk akla gelen diktatörlerdir. Saddam idam edildi, Kaddafi kanalizasyonda yakalanıp öldürüldü, Hüsnü Mübarek halen yargılanıyor, akıbeti nasıl olacak göreceğiz, Beşar Esat ise şimdilik direniyor ama her halde sonunda Kaddafi gibi çukurda yakalanıp, öldürülecektir. Halbuki, ülkelerine demokrasiyi getirmiş olsalar ve halkının oyuna talip olsalar ve böylece güven tazeleyerek sürelerini doldurmuş olsalardı, daha çok iş başında kalacaklardı. Türkiye, 60 yıldır demokrasi ile yaşamaktadır. Her dört senede bir seçim yapılır, güven tazelenir ve yeni kişiler iş başına gelir. Bu kişilerin, ailevi durumlarından ziyade yaptıkları soruşturulur, kariyerleri araştırılır. Bunun en açık göstergesi ise aşağıda kısa kimliklerinden bahsedeceğim zatlardır.1- Süleyman Demirel, İslam köylü Hacı Yahya Efendi'nin oğludur. 7 kez Başbakan ve sonunda Cumhurbaşkanı seçilmiştir.2- Turgut Özal, Malatyalı, köy öğretmeninin oğlu olup, ANAP partisini kurmuş, ilk seçimde tek başına iktidar olarak başkan ve sonunda Cumhurbaşkanı seçilmiştir.3- Abdullah Gül, Kayserili torna ustasının oğludur, Başbakanlık yapmış, şu anda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanıdır.4- R.Tayyip Erdoğan, Rizeli Ahmet Kaptan'ın oğludur. AK Parti'yi kurmuş olup 10 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve partinin genel başkanıdır.Daha pek çok misal verilebilinir. Mesela eski TBMM Başkanı Köksal Toptan’ı, şu anda Meclis Başkanı bulunan Cemil Çiçek’i sayabiliriz.Tüm bunlar, demokrasinin güzellikleridir. Ne yazık ki, şark kurnazlığını marifet sayan, dar görüşlü, ufuksuz kişiler bu idarenin faziletinden yararlanamıyorlar. Topla, tüfekle, idarelerini devam ettireceklerini sanıyorlar ama nafile. Sonunda yaptıklarının hesabını kelleleri ile ödüyorlar.