Antalya Bilim Üniversitesi diş sağlığı merkezinde düzenleme
Antalya Bilim Üniversitesi diş sağlığı merkezinde düzenleme
İçeriği Görüntüle

Migrenin yalnızca şiddetli baş ağrısından ibaret olmadığını belirten Aygün, atağın ağrı başlamadan saatler, hatta bir gün önce kendisini gösterebildiğini vurguladı. Aşırı esneme, halsizlik, sık idrara çıkma, uyku hali, huzursuzluk ve dikkat dağınıklığı bu dönemde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor. Migren, sinir sistemini etkileyen nörolojik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Zonklayıcı baş ağrısının yanı sıra bulantı, ışığa ve sese karşı hassasiyet, yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve görme problemleri de ortaya çıkabiliyor. Bazı ataklar birkaç saat içinde sona ererken, bazıları günlerce devam ederek kişinin iş, okul ve sosyal hayatını ciddi şekilde etkileyebiliyor. Doç. Dr. Aygün, migrenin geçmişte yalnızca beyin damarlarının genişleyip daralmasıyla açıklanmaya çalışıldığını ancak günümüzde çok daha karmaşık bir sinir sistemi süreci olarak değerlendirildiğini söyledi. Çikolata, uzun yıllardır migreni tetikleyen yiyeceklerden biri olarak gösteriliyor. Ancak güncel değerlendirmeler, bu ilişkinin her hastada aynı şekilde ilerlemediğini ortaya koyuyor. Doç. Dr. Aygün, bazı kişilerin çikolata yedikleri için migren atağı geçirmediğini, aksine başlamış olan migren sürecinin çikolata isteğine yol açabileceğini belirtti. Başka bir ifadeyle yoğun çikolata isteği, bazı hastalarda migrenin nedeni değil, erken habercisi olabilir. Ancak her çikolata isteğinin migren belirtisi olmadığı da unutulmamalı. Bu nedenle tek bir yiyeceği doğrudan suçlamak yerine kişinin hangi durumlarda atak yaşadığını düzenli şekilde takip etmesi öneriliyor. Migren oluşumunda genetik yatkınlığın yanı sıra günlük yaşam alışkanlıkları da önemli rol oynuyor. Özellikle uyku düzenindeki bozulmalar, stres, susuzluk ve öğün atlamak bazı kişilerde atağı kolaylaştırabiliyor. Yaz aylarında artan terleme ve sıvı kaybı da migren ataklarının daha sık görülmesine neden olabiliyor. Bu nedenle susamayı beklemeden düzenli su içilmesi önem taşıyor. Migren belirtileri ve tetikleyicileri her kişide farklı olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, atakların ne zaman başladığını, öncesinde hangi yiyeceklerin tüketildiğini ve uyku düzenindeki değişiklikleri kaydetmeyi öneriyor. Baş ağrısı günlüğü sayesinde kişiye özgü tetikleyiciler daha kolay belirlenebiliyor. Bu kayıtlar, doktorun tedavi planını oluşturmasına da yardımcı olabiliyor. Migren tedavisi, atakların sıklığına, şiddetine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel planlanıyor. Atak sırasında kullanılan ilaçların yanı sıra koruyucu tedaviler de uygulanabiliyor. Ancak kontrolsüz ve sık ağrı kesici kullanımı zamanla baş ağrılarının daha sık ve dirençli hale gelmesine yol açabiliyor. Baş ağrısı günlük yaşamı aksatıyorsa, giderek sıklaşıyorsa, daha önceki ağrılardan farklı seyrediyorsa veya uyuşma ve konuşma bozukluğu gibi yeni belirtiler eşlik ediyorsa nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.

Kaynak: CNN Türk