Seçim yaklaştıkça partilerin sloganları da artmaya ve hafızalara kazınmaya başladı. Bir çok TV kanalında, bilboardlarda iktidar partisinin 'Ben lafa değil icraata bakarım' sloganı geniş bir etki yaratmış gibi görünüyor. Doğrusu...

Seçim yaklaştıkça partilerin sloganları da artmaya ve hafızalara kazınmaya başladı. Bir çok TV kanalında, bilboardlarda iktidar partisinin 'Ben lafa değil icraata bakarım' sloganı geniş bir etki yaratmış gibi görünüyor. Doğrusu AKP döneminde az icraat yapılmadı, tabi seçimlerde bu sloganı kullanmak doğal hakları.
Türkiye böyle yatırımları sadece bu iktidar döneminde görmedi. 1965-69 döneminde AP, 1983-91 arasında ANAP, 1950-60 arasında DP bu ülke yararına bir çok yatırım ve icraat yaptı. Bu iktidarların en büyük ortak özelliği, tek başına iktidar olmalarıydı, insanlar da o partilerin icraatlarına oy vermişlerdi. Ama bugün partilerden hangisi ayakta kaldı?
Ben sizlere halk yararına yoğun yatırımlar ve hizmetlerin yapıldığı iki dönemi hatırlatmak istiyorum. Bunlardan birisini ülkemizden, diğerini yurtdışından seçtim.
Birincisi 1983-91 yılları arasında nispeten yakın tarihimizde yaşadığımız ANAP ve Özal dönemi. 1983 sonunda iktidara gelen ANAP ve başındaki Özal, o güne kadar ülkenin görmediği yatırımlar ve hizmetleri başarmıştı. Bilgisayar kullanımı, yabancı para taşıyabilme hürriyeti, ikinci boğaz köprüsü, otoyollar, tüneller, tatil köyleri, oteller, THY için alınan geniş gövdeli uçaklar, cep telefonu kullanımı, F16'ların yapımı bunlardan bazılarıdır.
Üzerinden yaklaşık 20 küsur yıl geçen bu dönemi nasıl hatırlıyorsunuz? Yapılan onca yatırım ve hizmetleri mi, Engin Civan ve Kemal Horzum olaylarını mı, otoyollardan rüşvetler ve yargılanan genel müdür ve bakanları mı, papatyaları mı, davul delen jaguarı mı ya da Özal'ın muhalefete söylediği 'Bizim projelerimize sizin hayalleriniz bile erişemez' sözü mü, yoksa 'Benim memurum işini bilir' demesini mi?
Bir diğerini de yurtdışından, çok da yabancısı olmadığımız Almanya'dan örnek vermek istiyorum. Birinci Dünya Savaşı ve arkasından gelen 1929 ekonomik krizi sonrasında Amerika ve Avrupa kıtasında büyük bunalımlar yaşandı. İşsizlik patladı, yatırımlar durdu. Bu ortamda Almanya'da yapılan seçimlerde NSDAP (Nasyonel Sosyalist Parti) birinci çıktı (1939). Almanya'yı 1945'e kadar yönetti. Bütün ekonomik ve sosyal sorunların zirve yaptığı bu dönemde NSDAP öyle bir yatırım hamlesine girişti ki, bir kaç yıl içinde Almanya'nın çehresi değişti. Dünyanın yüksek standartlı ilk otoyolları, köprüleri, demir yolları, trenleri, en mükemmel gemileri, uçakları, otomobilleri, savaş sanayinin en güçlü zırhları, denizaltıları, tankları, roketleri, bunların yanında eğitim ve sağlık alanında büyük araştırmalar ve yatırımlar öyle bir hızla yapıldı ki, bu döneme tarihte 'Üçüncü Reich Dönemi' denmiştir. (1933-1945)
Üzerinden 70 yıl geçti.
Şimdi soruyorum, Üçüncü Reich Dönemi'nden bugün dünyanın dört tarafında hafızalarda hangi görüntüler kaldı?
Onca yatırımlar ve fabrikalar mı? Yoksa, savaş sonu harap olan şehirler mi? Eğitim ve sağlık alanındaki yatırımlar mı? Dış politikada yaptığı yanlışlarla milyonlarca insanın ölümüne sebep olması mı? Nazilerin gençleri yetiştirdiği eğitim ve çalışma kampları mı yoksa Sobibor, Tereblinka, Auchshwitz, Dachau gibi ölüm kampları mı belleklerimizde kaldı? Her iktidar gücü ölçüsünde icraat yapacak, yatırım yapacak. Bu iktidarlar yaptıkları hizmetlerle anılacak ve istatistiklere girecek.
Ancak bazı dönemler var ki tarihe geçecek ve unutulmayacak.
Acaba bu iktidar 10-15 yıl sonra nelerle anılacak ve hatırlanacak?
İşte bu gerçeği tarih yazacak.