MHP 7 Haziran seçimlerinde istediği seçim sonucunu elde edememiştir. Sonuç belki MHP'ye musallat olan yukarıdaki zihniyet açısından yeterli olabilir ama ülkücü camia için asla yeterli değildir. Aynı durum CHP için de geçerlidir. Zira...

MHP

7 Haziran seçimlerinde istediği seçim sonucunu elde edememiştir. Sonuç belki MHP’ye musallat olan yukarıdaki zihniyet açısından yeterli olabilir ama ülkücü camia için asla yeterli değildir. Aynı durum CHP için de geçerlidir. Zira bu iki partinin lideri ve yanındaki sadık kullarının seçilmeleri yeterlidir. "Varsın ufak olsun ama benim olsun" zihniyeti hakimdir. Seçim öncesi yazmıştım, MHP açısından 20 puanın altı zafer değildir diye. Bugün de bu neticenin hezimet olduğunu söylüyorum.

2011 genel seçimlerinde 12.93 oy oranı ile yetinilmişti. 2014 mahalli seçimlerinde 17.82 gibi güzel bir netice alınmış, ilk genel seçimlerde her halükarda 20 puan üzeri bir netice bekleniyordu. Kayıp 1.53 gibi çok önemli bir oran. Eğer yukarıda belirttiğimiz mahalli seçimlerdeki orana dahi ulaşılsa çıkarılacak milletvekilliği sayısı 100 civarında idi. Acaba MHP nerelerde hata yaptı, daha açıkçası MHP neden kendi ayağına kurşun sıktı? Hem de bile bile.

Hatırlayın, seçimler öncesi MHP benzer kulvarda olan 8 tane parti ile ittifak görüşmeleri yapıyordu. Bütün ülkücü camia çok memnun ve umutlu idi. Bir anda herhalde bir yerlerden müdahale olsa gerek, zira durum onu gösteriyor, bizzat Bahçeli'nin “MHP olarak ittifaklara kapalıyız, aday olmak isteyenler bize katılsın” mealindeki açıklaması bu umutları bıçak gibi kesti. İttifak olsa ne olacak, SP-BBP ittifakını gördük demeyiniz. Eğer bu partilerin hepsiyle olmasa da, 4 veya 5 tanesi ile ittifak yapılsaydı, iyi isimlendirme ile MHP en az 25 puan hatta 30 puanlık oy oranına ulaşabilirdi. Potansiyel fazlası ile mevcuttu. MHP ülke gündeminde olduğu gibi dünya gündeminde de önemli bir yer alacaktı. O zaman da AKP 220’nin altında olacak, CHP ise 100 ile 120 arasında, HDP’nin sayısı ise daha aşağıda olacaktı. Maalesef bu fırsat şimdilik kaçırıldı. Ey Bahçeli, sana ne diyelim? Bu haliyle dahi kaç tane milletvekilliği oldubittiye getirildi? Aslında bir nevi çalındı da diyebiliriz.

Sormak lazım, 2011 seçimlerinde MHP sadece Iğdır ilimizde birinci olmuştu, buradan seçilen Sinan Ogan Bey listeye konulmadı, sonuç Iğdır ilimizde 2 vekilliği de HDP kazandı. Kars ilimizin belediyesi MHP’den ama 2 HDP, 1 AKP, MHP sıfır. Demek ki isimlendirme yanlış yapılmış. Ne olurdu, 2007’de Gürcan Dağdaş ile güzel bir sonuç alınmıştı ama 2011’de Sinan Ogan’ın akıbetine uğradı ve bu ilimizden milletvekili çıkaramadı, demek ki ders alınmamış. Oysa Gürcan Dağdaş bu seçimlerde liste başına konulsa ve seçimlerde Kars’a hiç uğramasa bile inanın 1 tane kesin, iyi bir çalışma ile de belki 2 tane milletvekilliği kazanılabilirdi. Ama görüyorsunuz hiçbir mazeretin kabul edilmesi mümkün değil. Bu örnekleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Bartın’da ise tıpkı Kars örneği vardır.

Sormak lazım, bir ilçede, üstelik belediyesi dahi MHP’de olmayan bir ilçeden liste başına 3 tane aday gösterilir mi? Belediyesi MHP’de olsa dahi bu büyük bir yanlıştır. Bu durum akıllara soru işaretleri getiriyor. Sormak lazım, tarihinde ilk defa belediye başkanlığını kazanmış, Antalya’nın da en fazla seçmeni olan ilçesi Alanya'nın adayı 5. sıraya atılarak adeta cezalandırılıyor. Lütfen, bunlar hoş görülecek hatalar değildir.

2011 seçimlerinde bir nevi MHP’nin esamesi dahi okunmayan Kilis, Bayburt ve Gümüşhane gibi illerimizde, bu seçimlerde MHP’nin nasıl milletvekili çıkardığının üzerinde de iyi durulması ve okunması gerekir.

- DEVAM EDECEK -