SEÇİMLERİN üzerinden bir haftadan fazla bir süre geçti. Malum, Alanya'da 190 bin 704 kayıtlı seçmenden 153 bin 194'ü oy kullandı. Bu oyların 62 bin 461'i AKP'ye, 44 bin 349'u MHP'ye, 33 bin 780'i CHP'ye,...

SEÇİMLERİN

üzerinden bir haftadan fazla bir süre geçti. Malum, Alanya’da 190 bin 704 kayıtlı seçmenden 153 bin 194’ü oy kullandı. Bu oyların 62 bin 461’i AKP’ye, 44 bin 349’u MHP’ye, 33 bin 780’i CHP’ye, 8 bin 212’si HDP’ye, 4 bin 392’si ise Saadet Partisi ile diğer partilere ve bağımsız adaylara gitti. 2002’den beri olduğu gibi AKP ipi yine göğüsledi ve genel seçimlerde Alanya’da birinci parti oldu.


***

(

ARA NOT:

AKP, bugüne dek katıldığı 2004, 2009 ve 2014 Yerel Seçimleri’nde Alanya’da hep ikinci parti oldu. Genel’de hep birinci olurken Yerel’de neden bu başarıyı sağlayamadığı tam bir muamma. 2004’te Ali Taşar, 2009’da Hüseyin Güney ve 2014’te Mustafa Berberoğlu’nun ilçe başkanlığında Alanya Belediye Başkanlığı’na talip olan, ancak ne 2004’te Fahri Yiğit, ne 2009’da Kerim Kılınç, ne de 2014’te Hasan Sipahioğlu ile bu amaçlarına ulaşamayan AKP’nin aday belirleme yöntemlerinde mi bir sakatlık var, yoksa adayı belirleyenlerde mi bir kasıt, bence AKP’nin Ankara’daki ağır ağabeylerinin önce bu iki soruya yanıt bulmasında yarar var diye düşünüyorum)


***

Neyse. AKP’nin Yerel’de başarısız olmasının “bizim penceremizden” sebeplerini dilerseniz ilerleyen günlerde irdeleyelim.

Ne demiştik.

AKP, 7 Haziran’da tüm Türkiye’de olduğu gibi Alanya’da da birinci parti olunca, AKP’nin seçimlerin Antalya ayağındaki lokomotifi Lütfi Elvan, yanına İl Başkanı Rıza Sümer’i, 5 yıl TBMM’de birlikte çalışacağı Mustafa Köse’yi, Hüseyin Samani’yi, Gökçen Enç’i ve Alanyalıların tabiriyle “Bizim Kız” Sena Nur Çelik’i de alarak Antalya’nın 19 ilçesine tek tek gitti, hem teşkilat başkanlarına ve parti üyelerine, hem de kendilerine destek veren ilçelerin seçmenlerine teşekkür etti.


***

Peki, CHP ile MHP’li vekiller ne yaptı?

Durun, ben söyleyeyim.

Geçen hafta, önce CHP’den Mustafa Akaydın gelip partililere ve vatandaşlara teşekkür etti, ardından Niyazi Nefi Kara gelip gönül aldı.

Birlikte değil ama, nedense ayrı ayrı.

Dün, CHP İlçe Başkanı Şengül Yeşidal’a sordum, bugün İl Başkanı Semih Esen, hafta içi de CHP’nin çiçeği burnunda milletvekili Devrim Kök Alanya’ya gelip teşekkür ziyaretleri yapacakmış.

Deniz Baykal’ı ve Çetin Osman Budak’ı henüz ne gören var, ne de nerede olduklarını duyan, bilen.


***

MHP’ye gelecek olursak.

Mehmet Günal, Ahmet Selim Yurdakul ve Tarkan Akıllı’yı kim kaybetmiş ki biz bulalım.

AKP’liler daha meclis yemini bile etmeden dün itibariyle Antalya’nın 19 ilçesini dolaşıp bitirdi, CHP’liler parçalı bulutlu gelip gidiyor, MHP’den ne ses var, ne de seda.


***

Bu ve benzer sebeplerle, Lütfi Elvan nezdinde AKP’li vekilleri, tıpkı diğer ilçelere verdikleri önem gibi Alanya’ya verdikleri değer nedeniyle tebrik ediyorum.

İşte “AKP farkına” ve işte “muhalefet savsaklığına” küçük bir örnek.

***

PARKOMATÇININBİTMEYEN ÇİLESİ

BUNDAN bir iki hafta önce, Alanya’nın özellikle ana arteri olarak adlandırabileceğimiz Atatürk Bulvarı ile Ahmet Tokuş Bulvarı üzerinde görevli parkomatçıların “yemek” çilesinden söz etmiştim.

Takipçilerim anımsar, yeni başlayanlar için özet yapıp mevzuya gireceğim.

Parkomatçı kardeşlerimiz ve ağabeylerimiz (ki nedense içlerinde henüz kadın parkomatçı yok) kahvaltılarını, öğle ve akşam yemeklerini yiyebilecekleri bir mekanları olmadığı için bu işi kendi imkanlarıyla çözmeye çalışıyorlar.

Gün içerisinde sürekli araç parkı, giriş çıkışı olduğu için görevlerinin başından ayrılamayan, bu sebepledir ki ya dışarıdan dürüm/ayran ısmarlayan veya evlerinden sefertasında getirdikleri yemekle öğün geçiştiren parkomatçılar, bu işi kaldırım üzerinde yapıyor ve ne yazık ki bu da uygunsuz görüntülerin ortaya çıkmasına yol açıyor.


***

Böyle demiştik bundan bir iki hafta önce ve topu, parkomatçılardan sorumlu Alanya Belediyesi ile şehrin mülki amiri Alanya Kaymakamlığı’na atmıştık.

Bu tür konularda hayli duyarlı olduğunu bildiğimiz Alanya Kaymakamı Dr. Hasan Tanrıseven ile Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Yüksel sağ olsunlar, yazının çıktığı aynı gün arayıp sorunu hemen gidereceklerinin sözünü vermişlerdi.


***

Fakat gelin görün ki, aradan neredeyse iki hafta geçmiş olmasına karşın, gerek duyarlı vatandaşların cep telefonlarıyla çekip bana gönderdikleri fotoğraflardan, gerekse zaman zaman canlı olarak benim de tanık olduğum üzere, sorun henüz giderilmiş değil.


***

“Yahu şehirde onca sorun varken kafayı buna mı taktın?” deyip kendilerince mavra yapmaya çalışan tanıdıklara selam olsun.

Ben, sizin pencerenizden şehirdeki onca önemli (!) soruna rağmen bu tür işlerle uğraşmaya devam edeceğim.


***

(

DİP NOT:

Şu parkomatçı işini kim çözecekse, kestane kebap, acele cevap)