Açıklanan verilere göre, Almanya'nın Ukrayna savaşı sonrasında Rus doğalgazı ithalatını durdurma kararının devlete faturası en az 50 milyar euro olarak hesaplandı. Bu tutarın sadece doğalgaz alımındaki fiyat farklarından ibaret olmadığı, geniş çaplı destek paketlerini de içerdiği bildirildi. Maliyet tablosunda elektrik ve doğalgaz fiyatlarına uygulanan tavan fiyatlar, emeklilere yönelik tek seferlik ödemeler ve enerji şirketlerini kurtarma paketleri yer alıyor.
GERÇEK MALİYET NEDEN DAHA YÜKSEK?
Uzmanların değerlendirmesine göre, resmi olarak duyurulan 50 milyar euroluk rakam enerji dönüşümünün toplam faturasını tam olarak yansıtmıyor. Özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminallerinin inşası gibi devasa altyapı harcamalarının bu hesaba dahil edilmemesi, gerçek maliyetin çok daha yüksek olduğuna işaret ediyor.
ENERJİ POLİTİKASI SİYASETİ NASIL ETKİLEDİ?
Şubat 2022 öncesinde doğalgaz ihtiyacının yüzde 55'ini Rusya'dan karşılayan Almanya'nın bu oranı sıfıra indirmesi, alternatif ve daha pahalı kaynaklara yönelimi zorunlu kıldı. Yaşanan bu keskin dönüşümün tetiklediği yüksek enerji maliyetleri, ülkedeki ekonomik resesyonla birleşerek siyasi arenada da tansiyonu yükseltti. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, hükümetin Rusya'dan enerji ithalatını kesme stratejisine sert tepki gösteriyor.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel'in aktardığı görüşlere göre, Almanya'nın küresel ekonomik gücünün temelinde Rusya'dan sağlanan ucuz enerji yatıyordu. Weidel, bu avantajın kaybedilmesinin Alman ekonomisini gerilettiğini ve ülkeyi Amerika Birleşik Devletleri'nin yüksek fiyatlı enerji ihracatına bağımlı hale getirdiğini savunuyor. Avrupa'nın en büyük ekonomisindeki bu tablo, enerji güvenliği ve bağımsızlık stratejilerinin uzun vadeli etkilerini tartışmaya açmaya devam ediyor.




