Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında operasyonların ardından gözaltı sayısı 37’ye yükseldi. Soruşturma kapsamında 17 ilde kişi ve şirketlerle bağlantılı toplam 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Hakkında işlem başlatılan 49 şüpheliden 9’unun yurt dışında bulunduğu belirlendi. Diğer şüphelilere yönelik işlemler ise devam ediyor.
ALİHAN KURİŞ GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDI
Soruşturmanın merkezindeki isimlerden Alihan Kuriş de operasyon kapsamında gözaltına alındı.
Edinilen bilgilere göre ekipler Kuriş’in bulunduğu değerlendirilen ilk ikamete gitti ancak kendisine ulaşamadı. Kuriş’in cep telefonunu bu adreste bırakarak başka bir yere geçtiği belirlendi.
Çalışmayı sürdüren ekipler ikinci bir adrese ulaştı. Kuriş’in burada özel olarak hazırlanmış gizli bir bölmede saklandığı tespit edildi. Kuriş gözaltına alınarak işlemleri için emniyete götürüldü.
MASAK 100 MİLYAR TL’Yİ AŞAN HAREKETLERİ İNCELİYOR
Dosyanın önemli bölümlerinden birini mali incelemeler oluşturuyor. MASAK tarafından hazırlanan analizler ile banka kayıtları soruşturma dosyasına alındı.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden gerçekleşen 100 milyar TL’nin üzerindeki para hareketi inceleniyor. Paranın kaynağı, şirketler arasındaki transferler ve yurt dışına yapılan işlemlerin hukuki niteliği araştırılıyor.
Bu tutarın tamamının suç geliri olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Para hareketlerinin suçtan kaynaklanan gelirle bağlantılı olup olmadığı mali ve adli incelemelerin ardından netleşecek.
33 ŞİRKETE AİT ADRESLERDE ARAMA
Soruşturma yalnızca şüphelilerin kişisel hesaplarıyla sınırlı tutulmadı. 33 şirkete ait toplam 80 adreste de arama ve el koyma kararları uygulandı.
Mali incelemelerde şirketlere yapılan yüksek tutarlı nakit girişleri, sermaye artırımları, şirketler arasındaki para transferleri ve yurt dışına gönderilen tutarlar üzerinde duruluyor.
Dosyada ayrıca ticari kayıtlarla uyumsuz olduğu ileri sürülen döviz transferleri ve bazı şirketlerin mali işlemleri de araştırılıyor.
ALANYA’DA HAN YAPI GRUBU DA DOSYADA
Soruşturmanın Alanya bağlantısı da mali incelemeler sırasında ortaya çıktı. Alanya kamuoyunun yakından tanıdığı Han Yapı Grubu, denetlenen şirketler arasında yer aldı.
Şirketin dosyada hangi kapsamda incelendiği ve mali hareketlerinin soruşturmanın hangi bölümüne konu olduğu konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Özellikle Antalya-İstanbul hattındaki ticari bağlantılar ile şirketler ve kişiler arasındaki para giriş-çıkışlarının incelendiği belirtiliyor. Han Yapı Grubu’nun soruşturmada inceleniyor olması, şirket veya yöneticileri hakkında suçun sabit olduğu anlamına gelmiyor.
BND, İSRAİL VE FETÖ İDDİALARI İÇİN TEMKİNLİ SÜREÇ
Soruşturmayla ilgili kamuoyuna yansıyan en dikkat çekici başlıklardan biri de yurt dışı bağlantıları oldu. Bazı kişilerin Almanya Federal İstihbarat Servisi BND ile temas kurduğu yönündeki iddiaların araştırıldığı öne sürüldü.
Benzer şekilde İsrail bağlantılı olduğu ileri sürülen bazı finansal hareketlerin de inceleme konusu olduğu belirtiliyor. Ancak bu başlıklarda kamuoyuna açıklanmış kesin bir adli tespit veya mahkeme kararı bulunmuyor.
Dosyada 15 Temmuz sonrasındaki gelişmeler ve olası FETÖ bağlantıları konusunda da çeşitli iddiaların araştırıldığı aktarılıyor. Bu iddiaların doğruluğu soruşturma sonunda elde edilecek deliller ve yargı süreciyle ortaya çıkacak.
ARİF AHMET DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN İDDİALAR DA GÜNDEMDE
Kamuoyunda Süleyman Hilmi Tunahan’ın hizmet metodunu benimseyen grubun önceki lideri olarak bilinen eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016’da hayatını kaybetmişti.
Dönemin haberlerinde Denizolgun’un Beykoz’daki evinde beyin kanaması geçirdiği ve hastaneye götürülürken yaşamını yitirdiği bildirilmişti.
Sonraki yıllarda ölümüne ilişkin farklı iddialar gündeme geldi. Kamuya açık kaynaklarda Denizolgun’un ölümünün cinayet olduğuna veya belirli kişi ve örgütlerle bağlantısının kesinleştiğine ilişkin nihai bir yargı kararı bulunmuyor.
Bu nedenle Denizolgun’un ölümüyle ilgili iddialar ile mevcut soruşturma arasında kesin bir bağlantı kurulması için adli makamların ortaya koyacağı somut delillerin beklenmesi gerekiyor.
SORUŞTURMA DİNİ GRUBUN TAMAMINI HEDEF ALMIYOR
Soruşturmayla ilgili aktarılan bilgilerde incelemenin bir dini inanç grubuna mensup kişilerin tamamına yönelik olmadığı, belirli kişi ve şirketler üzerinden yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü iddialarına odaklandığı belirtiliyor.
Alihan Kuriş’in 2016 yılında grubun yönetimini devralmasının ardından yaptığı açıklamalarda ise faaliyetlerini sürdüreceklerini söylediği biliniyor. Kuriş o dönem, “Biz dağılmadan parçalanmadan hizmete devam edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.
Soruşturma kapsamındaki kişiler ve şirketler yönünden suçlamalar henüz kesinleşmiş değil. Şüphelilerin hukuki sorumluluğu, savcılık soruşturması ve devamında açılması halinde yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek.




