Afyonkarahisar Mesleki Eğitim Merkezinde öğrenim gören ve aynı zamanda kentteki bir berber ve kuaför salonunda çırak olarak çalışan 16 yaşındaki E.I., okulda yaşanan olayın ardından burnunda kırık ve kaşında yaralanma tespit edilerek hastanede tedavi altına alındı. Öğrencinin ailesi, yaralanmanın meslek öğretmeni E.K.'nin fiziksel müdahalesi sonucu meydana geldiğini öne sürerek şikâyetçi olurken, olayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma tamamlanmadığı için öğretmene yönelik iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.

TARTIŞMANIN ARDINDAN ÖĞRETMENİN ODASINA GÖTÜRÜLDÜ

Edinilen bilgilere göre E.I., okul içerisinde arkadaşlarıyla tartışmasının ardından meslek öğretmeni E.K. tarafından odasına götürüldü. İddiaya göre burada yaşanan olay sırasında öğrenci yüzünden yaralandı. Odadan çıktıktan sonra arkadaşlarının yanına giden E.I., 112 Acil Çağrı Merkezinden yardım istedi. Okula sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından öğrenci ambulansla Afyonkarahisar Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Hastanedeki kontrollerde E.I.'nın burnunda kırık, kaşında ise açılma bulunduğu belirlendi. Ailenin sağlık kuruluşundan darp raporu almasının ardından İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Çocuk Şube Müdürlüğüne başvurarak öğretmen E.K. hakkında şikâyetçi olduğu belirtildi. Böylece olay, okul içerisindeki bir iddia olmanın ötesine geçerek adli soruşturmanın konusu haline geldi.

KAMERA KAYITLARI VE TANIK İFADELERİ İNCELENİYOR

Polis ekiplerinin okulun güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldığı bildirildi. Öğrencinin babası H.I., oğlunun öğretmenin odasına girerken yüzünde herhangi bir yaralanma bulunmadığını, odadan çıktıktan sonra ise yüzünün kanlı olduğunu kamera görüntülerinden gördüklerini ifade etti. Baba ayrıca oğlunun arkadaşlarının da ifade verdiğini belirterek hukuki süreci takip edeceklerini söyledi. Soruşturma açısından kamera görüntülerinin yanı sıra öğrencinin ve öğretmenin beyanları, tanık anlatımları ve hastanede düzenlenen raporların birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

ADLİ VE İDARİ SÜREÇ AYRI İLERLEYEBİLİR

Okullarda bir personel hakkında fiziksel şiddet iddiası gündeme geldiğinde adli ve idari süreçler birbirinden ayrı şekilde yürütülebiliyor. Cumhuriyet savcılığı suç iddiası yönünden delilleri değerlendirirken, Millî Eğitim Bakanlığı teşkilatı da olayın personel mevzuatı ve eğitim kurallarına ilişkin boyutunu inceleyebiliyor. İdari soruşturmalarda şikâyet ve ihbarların değerlendirilmesinin ardından soruşturma onayı verilmesi, muhakkik görevlendirilmesi, tarafların ve tanıkların ifadelerinin alınması ile elde edilen belgelerin raporlanması gibi aşamalar bulunuyor.

Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak ise olayla ilgili kendilerine henüz resmi bir evrak ulaşmadığını, bu nedenle idari soruşturmanın başlatılmadığını ifade etti. Okul yönetiminin olay hakkında ayrıntılı bilgi vermediği aktarılırken, savcılık tarafından yürütülen adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi. Resmi bildirimlerin eğitim makamlarına ulaşması halinde olayın idari yönden de değerlendirilmesi mümkün olacak.

MESEM ÖĞRENCİLERİ HEM OKULDA HEM İŞLETMELERDE EĞİTİM ALIYOR

Olayın yaşandığı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), öğrencilerin teorik eğitim ile iş başında mesleki eğitimi birlikte sürdürdüğü ortaöğretim kurumları arasında yer alıyor. Sistem kapsamında öğrenciler eğitimlerinin önemli bölümünü sözleşme yaptıkları işletmelerde mesleki uygulamayla geçirirken belirli günlerde okuldaki derslerine devam ediyor. Böylece berberlik ve kuaförlükten sanayi ve teknik mesleklere kadar çok sayıda alanda gençlerin bir yandan örgün eğitimlerini sürdürmesi, diğer yandan meslek edinmesi amaçlanıyor.

MESEM modelinde öğrencilerin önemli bir bölümünün çocuk yaş grubunda bulunması, hem okulda hem de çalıştıkları işletmelerde güvenli eğitim ortamının oluşturulmasını özellikle önemli hale getiriyor. Öğrencinin iş yerinde çırak olarak bulunması, okulda bulunduğu sırada sahip olduğu öğrenci haklarını ve çocukların korunmasına ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor. Eğitim kurumlarının öğrencilerin fiziksel ve psikolojik güvenliğini sağlayacak tedbirleri uygulaması gerekiyor.

OKULLARDA ŞİDDETE KARŞI ÖNLEYİCİ TEDBİRLER ÖNGÖRÜLÜYOR

Millî Eğitim Bakanlığının okullarda şiddetin önlenmesine ilişkin düzenlemelerinde, eğitim kurumlarında güven ortamının sağlanması, şiddete yol açabilecek risklerin önceden belirlenmesi ve gerektiğinde kolluk ile diğer kamu kurumlarıyla iş birliği yapılması öngörülüyor. Rehberlik ve psikolojik danışma servislerinin devreye alınması, öğrenci-öğretmen ve okul-aile iletişiminin güçlendirilmesi ile şiddet ve zorbalığın kabul edilemeyeceğine yönelik farkındalık çalışmalarının yürütülmesi de güvenli okul yaklaşımının parçaları arasında bulunuyor.

ÇOCUKLAR İÇİN ADLİ SÜREÇTE ÖZEL KORUMA VAR

18 yaşından küçük kişilerin bir suçun mağduru olduğu iddialarında adli makamların çocuklara özgü koruyucu usulleri dikkate alması gerekiyor. Çocuğun beyanının alınması, hukuki destek sağlanması ve gerektiğinde uzman desteğinden yararlanılması bu sürecin temel unsurları arasında bulunuyor. Fiziksel şiddet iddialarında sağlık kuruluşlarından alınan adli raporlar, olay sonrasındaki görüntüler, güvenlik kamerası kayıtları ve görgü tanıklarının anlatımları soruşturmanın aydınlatılmasında önem taşıyabiliyor.

İkili eğitimde ders süresi 30 dakikaya düşürülebilecek
İkili eğitimde ders süresi 30 dakikaya düşürülebilecek
İçeriği Görüntüle

SORUŞTURMADA DELİLLER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLECEK

Afyonkarahisar'daki olayda da soruşturmanın sonucunu tek başına bir beyan ya da görüntü değil, toplanan delillerin bütünü belirleyecek. Özellikle öğrencinin öğretmenin odasına giriş ve çıkış anlarına ilişkin kamera kayıtları, arkadaşlarının ifadeleri, hastane raporu ve tarafların anlatımlarının birbiriyle uyumu incelenecek. Öğretmen hakkındaki iddianın hukuki niteliği ve sorumluluğun bulunup bulunmadığı ise savcılık soruşturmasının ardından elde edilen delillere göre adli makamlar tarafından değerlendirilecek.

Kaynak: Haber Merkezi