DEĞERLİ okurlar. Yıllardır birçok gazetenin, kiminde uzun süre, kiminde de kısa aralıklarla bir köşesinde yer aldım. Yeni Alanya Gazetesi, son durağa yaklaştığım şu sıralarda, içimi döktüğüm son dostum. Dünkü yazımda, Oğuz...

DEĞERLİ

okurlar.

Yıllardır birçok gazetenin, kiminde uzun süre, kiminde de kısa aralıklarla bir köşesinde yer aldım.
Yeni Alanya Gazetesi, son durağa yaklaştığım şu sıralarda, içimi döktüğüm son dostum.
Dünkü yazımda, Oğuz Hoca'nın belgesel anlamdaki yazısından çok etkilendiğimden söz etmiştim.
Beni duygulandıran şey.
Bir evladın, bir babayı nasıl ölümsüzleştirip sürekli yaşatabildiğini, Arıkan Yılmaz Dim ve Mehmet Ali Dim ilişkisinde görüyoruz.
Tabii ki bu, medya kanalıyla mümkün olabiliyor.
Medyayı bu kadar mükemmel kullanarak, hem babasını, hem de onun mirasını, sürekli geliştirip çok daha etkin hale getirip, babasını toplumun hafızasına nakşetmeye devam eden Mehmet Ali Dim’in hakkını yememek gerekir.
Sanırım “Hayırlı evlat” denen şey bu olmalı.
Hocanın sağlığında baba-oğul birçok konuda anlaşamazlardı. Hatta hoca gazetedeki köşesinden zaman zaman Mehmet Ali Bey'e veryansın ederdi.
Mehmet Ali Bey de, bu yazıların tek kelimesini değiştirmeden yayınlardı.
Bizim patronun en büyük özelliği ve en iyi tarafı da, köşe yazarlarının yazılarına en küçük müdahalede bulunmaması bir yana, herhangi bir talepte ya da eleştiride de bulunmamasıdır.
Somut bir örnek vermem gerekirse, ALTSO seçimlerinde bir listede yer aldığı halde, ben köşemde bir başka adayı ve listeyi desteklediğim halde gıkını bile çıkartmadı.
Hoca bu günlerde olanları bir bilse, oğluna toz kondurmazdı.
Yıllar önceydi, iskelenin orada bir etkinlikte, zamanın kaymakamı, Tenekeci Turgut ve Arıkan Hoca ile birlikte sohbet ediyorduk.
Arıkan Hoca, Mehmet Ali Dim’in laf dinlemediğinden söz edince, ben de "Aman hocam, dinlememesinde yarar var. Onlar bizlerden çok daha dinamik, cesur ve günü çok daha iyi yorumlayıp, ileriyi daha sağlıklı öngörebiliyorlar" dedim.
"Aslında haklısınız da, gene de bazı konularda insan gençlere güvenemiyor" deyince, "Valla hocam, ben sizin oğlunuzun çok başarılı olduğuna inanıyorum" yanıtını verdim. Arıkan Hoca mutlu bir biçimde "Teşekkür ederim" dedi.
Buradan da anlaşılıyor ki, babalar çocukları ne kadar başarılı olursa olsun, çok daha başarılı olmalarını istiyor.
Oğuz Hoca’nın Alanya medyasından bahsederken, Alanya’da 'Alanya Postası'nı çıkaran Cemal Sarıkadıoğlu’ndan söz edip, onun Alanya’da ve Oba’da yaptıklarını sıralaması çok hoştu.
Bir diğer gazete de "Şafak" Gazetesi ve sahibi Şadan Gönüllü.
İşin ilginç yanı, bu iki gazeteden ve sahiplerinden söz etmek ve bugünkü kuşağa aktarılmaları yine Yeni Alanya Gazetesi'ne nasip olmuş oldu.
Olaya bu açıdan baktığımızda, bir evladın babasını en güzel ve en etkin bir biçimde yaşatabileceği alanlardan birinin de medya olduğunu söylememizde yarar var.
Yeni Alanya Gazetesi'nde, sayın Mehmet Ali Dim öncülüğünde, benim birlikte olduğum süre içinde Fazıl Tunç, Gaye Coşkun, Ümran Çelik ve en son olarak da Ferit Kesen Genel Yayın Müdürü olarak bu gazetenin hep ön saflarında yer aldılar.
Bu isimlerin hepsi de çok değerli kişiler.
Yönetim Kurulu Başkanımız Mehmet Ali Dim’in başarılarını saymakla bitiremeyiz.
Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), Sayın Dim’le ülke çapında tanınır oldu.
Bir ilçe gazetesinin sahibi, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Vekili konumuna geldi.
En kısa zamanda 'Başkan' olacağından da adım gibi eminim.
- DEVAM EDECEK -