Son yıllarda 'YALAKALAR” yakıştırması neredeyse modaya dönüştü. Aslında 'YALAKALAR” yerine 'DALKAVUKLAR” sözcüğünü kullansak herkes için çok daha iyi olur gibi geliyor bana! Dalkavuklar, saraylarda yer alan en önemli...

Son yıllarda “YALAKALAR” yakıştırması neredeyse modaya dönüştü.
Aslında “YALAKALAR” yerine “DALKAVUKLAR” sözcüğünü kullansak herkes için çok daha iyi olur gibi geliyor bana!
Dalkavuklar, saraylarda yer alan en önemli aktörlerden birisiydi.
Diğer önemli aktör de, “SOYTARILAR”
Dalkavuk, Kralı, Padişahı velhasıl hangi egemen varsa onu arşıalaya çıkarırken, soytarı, egemeni güldürürken bile ince kaptırmalarla eleştirme becerisini gösterirdi.
Benim favorim, dalkavuklar değil soytarılar.
Günümüzde, her sektörde ve her alanda tüketim en belirleyici unsur.
Üretim tüketime göre belirleniyor, tüketiciye dönük hesaplar yapılıyor.
Ne üretirsen üret, tüketiciye pazarlamak zorundasın.
Tüketici de çeşit, çeşit.
Zengini, orta hallisi fakiri var.
Aydını var cahili var.
Velhasıl var oğlu var.
Böylesine çeşitlilik karşısında, tercihini bir kesime yöneltmek zorundasın.
Yani, bir hedef kitlen olmalı.
Medyanın da, medyada yer alan yazar-çizerin de özünde bir hedef kitlesi vardır.
Olaya bu açıdan yani dalkavukluk açısından baktığımızda, kimi iktidarlara, yani egemen güçlere verip veriştirerek, iktidar muhaliflerine dalkavukluk yaparlarken, kimi de iktidarı överek, iktidar yanlılarına dalkavukluk yaparlar.
Bazı yazarçizerlerimiz, sürekli iktidarı eleştirmekle övünürlerken, iktidarın olumlu icraatlarından söz edenleri de yalakalıkla suçlamaktalar.
Eğer iktidarı övmek, yalakalık ya da dalkavukluksa, iktidarı sürekli eleştirmek de, muhalefete yalakalık ya da dalkavukluk anlamına gelmez mi?
Aradaki fark, hedef kitle.
Türkiye’de genellikle iktidarlar yüzde 40’lar düzeyinde oy alırlar. (Son seçim hariç.)
İktidar yanlılarını hedef kitle olarak seçen bir gazetenin ya da yazarçizerin hedef kitlesi yüzde 40’larda gezinirken, muhalefeti seçenlerin hedef kitlesi yüzde 60’lar düzeyinde demektir.
Burada önemli olan gerçekçi olabilmektir.
Hedeflediğin kitleyi memnun edebilmek için, vur abalıya deme yerine, olumluya olumlu, olumsuza da olumsuz olarak yaklaşma dürüstlüğünü ve gerçekçiliğini gösterebilmektir.