Sevgili Yeni Alanya okurları, bugün sizlere vergi kaçakçılığı ile ilgili yapmış olduğumuz bir araştırmanın sonuçları hakkında bilgi vereceğim. Bilindiği üzere vergi kaçakçılığı, dünya üzerindeki bütün ülkelerde olduğu...

SevgiliYeni Alanya okurları, bugün sizlere vergi kaçakçılığı ile ilgili yapmış olduğumuz bir araştırmanın sonuçları hakkında bilgi vereceğim.

Bilindiği üzere vergi kaçakçılığı, dünya üzerindeki bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de suç unsuru oluşturan bir eylem olarak kabul edilmektedir. Nitekim bu suç unsuru vatandaşlık ödevinin yerine getirilmemesi anlamına da gelmektedir. Vergi kaçakçılığının düzeyinin, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile doğru orantılı olduğu söylenebilir. Ancak, ne olursa olsun vergi kaçakçılığının toplumsal algısı, eylemin suç olduğu yönündedir. İşte bu noktada değinilmesi, yani irdelenmesi gereken unsur toplumun algı düzeyidir. Başka bir ifade ile toplumun algılarını şekillendiren unsurlardır. Bunlar coğrafyadan coğrafyaya, kültürden kültüre ve inanç şekillerine göre farklılık arz etmektedir. Esasen dini normların toplumsal algıyı ve günlük hayatı etkilediği özellikle ülkemizde yadsınamayacak bir gerçektir.

Çok çeşitli inançları, kültürleri barındıran Antalya ve Batman illerinde yaptığımız anket çalışması ile vergi kaçakçılığının toplum tarafından nasıl algılandığı tespit edilmeye çalışılmış ve aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.

Ankete katılan kişilerin büyük çoğunluğu;

Vergi kelimesini, devlet tarafından uygun oranlarda ve kazanca göre alınması zorunlu gereken bir unsur olarak görmektedir.

Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma arasındaki farkın bilincindedir.

Vergilendirme ile ilgili medyada yer alan haberleri takip etmemektedir.

Vergi sisteminin adil olmadığını, gelir düzeyleri oranında vergi alınmadığını düşünmektedir.

Ülkemizde herkesin ödemekle yükümlü olduğu vergiyi tam olarak ödemediğini düşünmektedir.

Devletin en büyük gelir kaynağı olan vergi gelirlerini, devletin gerektiği gibi harcamadığını düşünmektedir.

Vergi kanunlarında anayasal vergileme ilkelerine riayet edilmeyen hükümlerin olduğunu düşünmektedir.

Vergi sisteminin adil olmadığını, gelir düzeyleri oranında vergi alınmadığını düşünmektedir.

Vergi kaçakçılığına vergi sisteminin tam olarak anlaşılır olmamasının etkisi olduğu fikrine katılmaktadır.

Vergi kaçakçılığının artmasında etkili olan unsurlardan birisinin devletin çok çeşitli türlerde vergi almasının etkisi olduğu fikrine katılmaktadır.

Vergi bilincinin yerleşmediğinden dolayı vergi kaçakçılığının arttığı fikrine katılmaktadır.

Vergi kaçırma eylemi ile kişilerin ahlaki yapısının birbiri ile ilintili olduğunu düşünmektedir.

Vergi ödemenin devletçe vatandaşlarına verilen bir ceza olarak görülmemekte olduğu düşüncesine katılmaktadır.

Vergi kaçırmanın kul hakkına girdiği düşüncesine katılmaktadır. Ancak kul hakkının büyüğü küçüğü olmamasına karşın vatandaşların büyük çoğunluğu küçük miktardaki vergi kaçaklarının önemli olmadığı düşüncesine katılmaktadır.

Kişilerin iyi bir vatandaş olmadığından dolayı vergi kaçırdıkları düşüncesine katılmaktadır.

Kanun ve vergi oranlarının sık aralıklarla değişmesinin veri kaçakçılığını etkilediğini düşünmektedir.

Vergi aflarının vergi kaçakçılığını arttırdığı düşüncesine katılmaktadır.

Vergi kaçırdığı bilinen kişilerin gerekli mercilere şikâyet edilmesi gerektiği düşüncesine katılmaktadır.

Devletini seven bir kişinin vergi kaçırmayacağı düşüncesine katılmaktadır.

Vergi kaçırmanın günah olduğu düşüncesine katılmaktadır.

Bölgesel olarak vergi kaçakçılığının sanayileşmiş bölgelerde daha çok olduğunu düşünmektedir.

Vergi kaçakçılığı neticesinde bu eylemleri yapanlara para ve hapis cezasının verilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Sonuç olarak, vergi kaçakçılığın toplum tarafından bir suç olarak algılanıp algılanmadığını belirlemek amacıyla yapılan bu araştırma, sadece Antalya ve Batman illerinde yapılmıştır. Bununla birlikte, araştırmadan elde edilen sonuçlar, bölgesel nitelikli olup genel itibariyle diğer illerde yaşayan kişilerin görüşünü yansıtamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.