Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, Antalya ve çevresinde sıklıkla görülen gümüş yanaklı balon balığının tüketilmesi durumunda ölümcül sonuçlar doğurabileceğini açıkladı.

Hint Okyanusu'ndan Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'e geçen bu tür, Antalya Körfezi başta olmak üzere Doğu Akdeniz ve Güney Ege'de kalıcı bir popülasyon oluşturdu. Adana, Mersin, Hatay ve Muğla kıyılarında da yaygınlaşan balık, bölge halkı ve denize girenler için ciddi bir risk faktörü haline geldi.

PİŞİRMEK VEYA DONDURMAK ZEHRİ YOK ETMİYOR

Doç. Dr. Köşker'in yürüttüğü araştırmalara göre, Antalya Körfezi'nden alınan numunelerde balığın kas, deri ve karaciğer dokularında yıl boyunca tetrodotoksin (TTX) maddesi tespit edildi. Renksiz, kokusuz ve ısıya dayanıklı bir nörotoksin olan bu maddenin bilinen bir panzehiri bulunmuyor. Uzmanlar, balığın temizlenerek zehirsiz hale getirilemeyeceğini, kızartma, haşlama veya dondurma gibi işlemlerin toksini etkisiz kılmadığını vurguluyor.

Antalya'da 20 bin TL aidat alıp üstüne 100 bin TL talep eden site yöneticisine mahkeme yolu
Antalya'da 20 bin TL aidat alıp üstüne 100 bin TL talep eden site yöneticisine mahkeme yolu
İçeriği Görüntüle

ZEHİRLENME BELİRTİLERİ NELERDİR?

Balığın tüketilmesi halinde ağız çevresinde uyuşma, mide bulantısı, kusma, kaslarda güçsüzlük, felç ve solunum yetmezliği gibi şiddetli belirtiler ortaya çıkıyor. Ağır vakaların ölümle sonuçlanabildiğini belirten Köşker, Türkiye'nin balon balığı kaynaklı zehirlenmelerde üst sıralarda yer aldığını ve Antalya'da da benzer vakaların resmi kayıtlara geçtiğini aktardı. Derideki toksin nedeniyle açık yaralarla temasın bile teorik olarak tehlike yarattığı ifade ediliyor.

YUNANİSTAN'DA DENİZE GİREN BİR KİŞİYİ ISIRDI

Türün yarattığı tehdit sadece Türkiye ile sınırlı kalmıyor. Yakın zamanda Yunanistan'ın başkenti Atina yakınlarındaki Varkiza sahilinde yüzen bir vatandaşın balon balığı saldırısına uğrayarak hastaneye kaldırılması, kıyı şeritlerindeki güvenlik endişelerini artırdı.

Antalya ve Alanya gibi turizm ile balıkçılığın yoğun olduğu bölgelerde, hem amatör balıkçıların hem de tatilcilerin tanımadıkları türleri tüketmekten kaçınması hayati önem taşıyor. Yetkililer, ekosisteme sonradan dahil olan bu istilacı türle mücadele ve farkındalık çalışmalarının aralıksız sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi