ALANYA turizmi, yaklaşık 66 yıllık tarihinde en zorlu yaz sezonlarından birini yaşıyor. Turizmciler, 2026 sezonunun beklentilerin oldukça altında seyrettiğini belirtirken, temmuz ayında alışılmış yüksek sezon doluluklarına ulaşılamadığını ifade ediyor. Küresel gelişmelerin sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan sektör temsilcileri, özellikle jeopolitik gerilimler ve buna bağlı olarak artan petrol fiyatlarının turizm hareketliliğini baskıladığını dile getiriyor. Bazı tesislerde yüksek doluluklar görülse de genel tabloya bakıldığında yalnızca Alanya'da değil, Akdeniz çanağındaki birçok turizm destinasyonunda da doluluk sorunu yaşandığı belirtiliyor.
"66 YILDA İLK KEZ TEMMUZDA TAM DOLULUK OLMADI"
Alanya'nın yaklaşık 66 yıllık turizm geçmişinde ilk kez temmuz ayında tam doluluğa ulaşamadığını vurgulayan Kleopatra Otelciler Birliği Başkanı Şevki Taç, "2026 turizm sezonu maalesef beklediğimiz gibi geçmiyor. Yakın zamanda ABD'nin İran'a yönelik saldırısının ardından petrol fiyatları yeniden yükselmeye başladı. Bu da turizm sektörünü olumsuz etkiliyor. 2026 sezonu bizler için zorlu geçiyor. Geçmiş yıllara baktığımızda, 1960'lı yıllarda turizme başlayan Alanya tarihinde ilk kez temmuz ayında tam doluluğu göremedi. Tabii bazı tesislerimiz dolu. İstisnalar kaideyi bozmaz ancak genel doluluk oranlarına baktığımızda sadece Alanya'da değil, Akdeniz çanağında da ciddi doluluk sorunları yaşanıyor. Umudumuz ağustos ayının temmuzdan daha iyi geçmesi. Şu anki verilere baktığımızda ağustos ayının temmuzdan daha iyi geçeceği yönünde bir beklenti var. Gerçekten zorlu bir sezon yaşıyoruz. Hepimiz ayakta kalabilmek için mücadele ediyoruz. Pazarlar açısından bakıldığında ise genel anlamda talep var. Rusya, Almanya ve Orta Avrupa başta olmak üzere hemen hemen tüm pazarlardan Alanya'ya ilgi sürüyor. Uçak koltuklarında boşluklar olduğu için rezervasyonlar devam ediyor. İç pazarda da ciddi bir hareketlilik var. Alanya, Türkiye'de turizme ilk başlayan şehirlerden biri. Pansiyonculukla başlayan bu serüvende bugün yaklaşık 66 yıllık bir geçmişe sahibiz. Bu 66 yıl içinde ilk kez temmuz ayında Alanya tam doluluğa ulaşamadı. Alanya boş değil. Ancak yüksek sezon olarak bildiğimiz temmuz ayında alışık olduğumuz tam doluluk seviyesine bu yıl ulaşılamadı" dedi.
"TÜRKİYE FİYAT AVANTAJINI KAYBETTİ"
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli ise sezonun en önemli sorununun turist eksikliği değil, hızla artan maliyetler ve kur politikası olduğunu söyledi. Gencelli, “Temmuz ayının ortasında, yani yüksek sezonun en yoğun döneminde olmamıza rağmen, sektörün beklentilerinin tam olarak karşılandığını söylemek maalesef mümkün değil. Bunun temel nedeni turist eksikliği değil, enflasyonist ortamda hızla artan maliyetler ve uygulanan kur politikası nedeniyle Türkiye'nin geçmiş yıllardaki fiyat rekabeti avantajını büyük ölçüde kaybetmiş olmasıdır. Eskiden rakip destinasyonlara karşı güçlü bir fiyat avantajımız vardı. Bugün ise Mısır, Tunus ve bazı Akdeniz destinasyonlarıyla aynı rekabet gücüne sahip olduğumuzu söylemek oldukça zor. Türkiye artık fiyat açısından eskisi kadar cazip bir destinasyon değil. Artan personel, enerji, gıda, kira ve diğer işletme giderleri karşısında euro ve dolar kurlarının aynı oranda yükselmemesi, turizm sektörünün tüm paydaşlarını ciddi şekilde zorlamaktadır. Otelciler, seyahat acenteleri, taşımacılar ve turizmin diğer bileşenleri bu maliyet baskısı altında ayakta kalabilmek için ister istemez tasarrufa yöneliyor. Ancak maliyetleri kısmaya çalışırken hizmet kalitesinden ödün verilirse uzun vadede destinasyonumuz açısından önemli bir risk oluşur. Avrupa pazarında tatil planları aylar öncesinden yapılır. Son dakika fiyat indirimleriyle kaybedilen sezonu kurtarmak veya yeni talep oluşturmak artık mümkün değildir. Bu nedenle sezon yönetiminde günü kurtarmaya yönelik uygulamalar yerine uzun vadeli planlama, doğru fiyat politikası ve erken rezervasyon stratejileri ön plana çıkmalıdır. Bugün yaşadığımız tablo yalnızca bu yıla özgü değildir. Eğer mevcut maliyet yapısı ve fiyat dengesi bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıllarda da benzer sorunları yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Geçmiş yıllardaki yüksek kârlılıkları ve dolulukları aynı şekilde beklemek gerçekçi değildir. Artık yeni ekonomik şartlara göre hareket etmek zorundayız. Bunun yanında bölgemizi etkileyen jeopolitik gelişmeler, savaşlar, uluslararası organizasyon takvimleri ve küresel ekonomik belirsizlikler de talep üzerinde ilave baskı oluşturmaktadır. Ancak bunlar geçici etkenlerdir. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, Türkiye'nin yeniden rekabetçi bir fiyat yapısına kavuşması ve sektörün sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterebilmesidir. Alanya güçlü turizm altyapısı, deneyimli işletmeleri ve yüksek hizmet kalitesiyle her zaman önemli bir destinasyon olmaya devam edecektir. Ancak artık yalnızca fiyatla rekabet eden değil; kaliteyi, sürdürülebilirliği, spor turizmini, sağlık turizmini ve yılın on iki ayına yayılan alternatif turizm ürünlerini öne çıkaran yeni bir turizm modeline geçmek zorundayız. Aksi halde bugün konuştuğumuz boş geçen temmuz ve ağustos dönemlerini önümüzdeki yıllarda daha fazla konuşmak zorunda kalabiliriz. Gerçekçi analizler yapmalı, doğru fiyatlama politikaları geliştirmeli ve uzun vadeli bir turizm vizyonuyla hareket etmeliyiz” dedi.
"TEMMUZ AYINDA TURİZMCİLERİN BEKLENTİSİ KARŞILANMADI"
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) önceki dönem Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Cimrin de temmuz ayının beklentilerin altında geçtiğini ancak bunun sektör açısından sürpriz olmadığını söyledi. Jeopolitik gelişmeler, savaş ortamı ve kış döneminde alınamayan rezervasyonların sezonu olumsuz etkilediğini belirten Cimrin, son günlerde rezervasyonlarda hareketlenme yaşandığını ancak normal şartlarda yüzde 100 dolulukla çalışması beklenen birçok tesisin halen yüzde 70-80 bandında faaliyet gösterdiğini ifade etti. Cimrin, "Şu anda yüksek sezon olarak nitelendirdiğimiz temmuz ayının ortasındayız. Ancak geçtiğimiz yıllarla kıyasladığımızda beklentilerin tam anlamıyla karşılanmadığı bir temmuz ayı yaşanıyor. Bununla birlikte bu tablo sektör açısından sürpriz olmadı. Çünkü sezonun başından itibaren böyle bir sürecin yaşanacağı öngörülüyordu. Bunun birden fazla nedeni var. En önemli nedenlerden biri, bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve savaşın rezervasyonlar üzerindeki olumsuz etkisi oldu. Kış döneminde alınması gereken rezervasyonların önemli bir kısmı gerçekleşmedi. Potansiyel misafirler belirsizlik nedeniyle ya farklı destinasyonları tercih etti ya da seyahat kararlarını son dakikaya bıraktı. Bu nedenle sezon başındaki rezervasyon grafikleri alışık olunan seviyelere ulaşamadı. Bir diğer önemli konu ise iklim değişikliği. Son yıllarda nisan ve mayıs ayları artık geçmişte olduğu kadar güçlü yaz ayları değil. Bu aylarda talep oluşturmak giderek zorlaşıyor ve fiyat rekabeti artıyor. Özellikle Mısır gibi bazı rakip destinasyonlar bu dönemde avantaj sağlayabiliyor. Haziran ayıyla birlikte toparlanma başlıyor, asıl hareket ise temmuz ve ağustos aylarında yaşanıyor. Ancak bu yıl, bahsedilen nedenlerden dolayı temmuz ayında da alışılan doluluk seviyelerine ulaşılamadı. Son bir haftadır rezervasyonlarda belirgin bir hareketlenme görülüyor. Avrupa’da okulların tatile girmesi, iç pazardaki hareketlilik ve yaz sezonunun tam anlamıyla başlamasıyla doluluklar yükselmeye başladı. Buna rağmen normal şartlarda yüzde 100 dolulukla çalışması beklenen birçok tesis bugün yüzde 70-80 bandında faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla temmuz ayını kötü geçiriyoruz demek doğru olmaz; ancak alışılan kadar güçlü geçmediği de bir gerçek. Antalya Havalimanı verileri de bunu destekliyor. Yılın ilk altı ayında yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 geriledi. Bu düşüş doğal olarak Alanya’ya da yansıyor. Pazarlar açısından bakıldığında Rusya, Almanya, İngiltere, Polonya, Hollanda, İskandinav ülkeleri ve Baltık ülkeleri yine ana kaynak pazarlar olmayı sürdürüyor. Herhangi bir pazarda dramatik bir kayıp yaşanmıyor; daha çok tüm pazarlara yayılan dengeli bir daralma söz konusu. Rakip destinasyonlara bakıldığında ise farklı tablolar görülüyor. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, savaş bölgesine yakın olması ve İsrail pazarına bağımlılığı nedeniyle önemli ölçüde etkilendi. Yunanistan’da bazı adalar güçlü bir sezon geçirirken bazıları benzer sıkıntılar yaşıyor. Buna karşılık İspanya ve İtalya bu sezon daha avantajlı görünüyor. Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gelişmeler, Akdeniz çanağındaki destinasyonları farklı şekillerde etkiliyor. Sezonun ağustos ayında daha da güçlenmesi bekleniyor. Özellikle ağustos sonu, eylül ve ekim aylarının daha yüksek doluluklarla geçeceği öngörülüyor. Kasım ayının da artık sezonun bir parçası hâline geldiği görülüyor. Tur operatörleri uçuş planlamalarını buna göre yapmaya başladı. Sezonun uzatılabilmesi, nisan ve mayıs aylarında yaşanan kayıpların yılın son döneminde telafi edilmesine katkı sağlayacaktır. Bugün karşı karşıya olunan tablo önemli dersler veriyor. Küresel iklim değişikliği, jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve artan maliyetler turizm sektörünü yeni bir döneme taşıyor. Bu nedenle yalnızca bugünü değil, geleceği de konuşmak gerekiyor. Rekabet gücünün nasıl artırılacağı, maliyetlerin nasıl yönetileceği, yeni pazarlara nasıl ulaşılacağı ve sezonun nasıl daha uzun hâle getirileceği bugünden planlanmalıdır. Bunu başarabilmek için kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, sektör temsilcilerinin ve turizm işletmelerinin birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor. Değişen şartlara uyum sağlayan, kendini sürekli yenileyen ve doğru konumlandıran işletmeler bu süreci daha güçlü şekilde atlatacaktır. Son olarak özellikle vurgulamak gerekir ki bugün en önemli öncelik, her şeye rağmen Alanya’yı tercih eden misafirlere en yüksek hizmet kalitesini sunmaktır. Çünkü memnun ayrılan her misafir, hem yeniden gelecek bir misafir hem de Alanya’nın ve ülkemizin en güçlü tanıtım elçisidir" ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)
Turizmde tarihi kırılma: Alanya'da 66 yıl sonra ilk kez yaşandı
Turizme 1960'lı yıllarda başlayan Alanya, yaklaşık 66 yıllık tarihinde ilk kez yüksek sezonun kalbi olarak kabul edilen temmuz ayında tam doluluk oranına ulaşamadı. Sektör temsilcileri, artan maliyetler, kur politikası ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle sezonun beklentilerin gerisinde kaldığını belirtirken, umutlarını ağustos ayına bağladı
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya'da silahlı çatışma: Yaralı hastaneye kaldırıldı
Antalya'ya sağanak geliyor! Meteoroloji tarih verdi
Alanya'da feci kaza: Motosikletliyi yaralayan otobüs sürücüsü kaçtı
MHP Alanya’da Türkdoğan’ın listesi belli oldu
Vali ile milletvekili arasında 'tayt' polemiği: Meclis'ten sosyal medyaya taşındı
Alanya'da kaçak alkol operasyonu: 208 litre kaçak içki ele geçirildi





