Televizyon kanalları yavaş yavaş türbanlıları ekrana taşımaya başladı. Başörtüsü, genellikle Anadolu kadınının saçlarına yeterince bakamamasından kaynaklanan ve dağınıklığı saklamaya dönük bir kamuflajdı! Türban, Anadolu'ya...

Televizyon kanalları yavaş yavaş türbanlıları ekrana taşımaya başladı. Başörtüsü, genellikle Anadolu kadınının saçlarına yeterince bakamamasından kaynaklanan ve dağınıklığı saklamaya dönük bir kamuflajdı! Türban, Anadolu’ya sonradan, dini bir simge olarak girdi. Bugün de, inançtan çok moda anlayışına dönüştü. Kur-an’daki, edep ayetinde, “Edep yerlerinizi kapatın” deniliyor. Kafadaki saçın yani kılların edeple ne ilgisi olabilir? Yemekten saç çıkınca herkesin midesi bulanırken, saçın cinselliğe dayalı olarak tahrik unsuru olması mümkün mü? Hele hele, bundan bin beş yüz yıl önceki kadınların saçları, bugünkü kadınlarımızın kuaförde şekillendirdiği saçlar gibi, tahrik edici olamayacağına göre, o tarihlerde, dinen saçların mahrem olması pek mantıklı değil gibi geliyor bana. Doğmalara dönük araştırmalar ve tartışmalar öylesine geniş bir alana yayıldı ki, tüm dünyada ve her dinde, bu saha çok ciddi bir sektöre dönüşünce, bu konuda fakülteler açıldı, din adamları ve profesörler yetiştirilirken, din adamları, yazarlar ve çizerler, Allah’ın gönderdiği kitabı yorumlama adına milyonlarca kitap yazabilmekteler. Bütün dinlerde bir kutsal kitap olmasına rağmen, bu bir kitap, milyonlarca kişi tarafından farklı biçimlerde yorumlanarak, farklı dinsel yapılanmalara gidilerek, yeni yeni kutuplaşmalar ve çatışmalarla birlikte, yeni birliktelikler oluşturulup sosyal dayanışma ve siyasi bir platform oluşturulma çabaları binlerce yıldır devam edip gidiyor. Aynı peygambere ve aynı kutsal kitaba inandıklarını iddia edenler, önce mezheplere, sonra da tarikatlara ayrılarak, kendilerine özgü bir inanç yapılanmasına giderek, kutuplaşmayı özden yola çıkarak değil, detaylara inerek gerçekleştirerek, siyasi yapılanmalara benzer bir dayanışma platformu oluşturulmakta!. Bu ayrışma ne yazık ki, her dinde var. Bütün dinsel inançların ulaşmaya çalıştığı çizgi Allah ya da Tanrı yolu olmasına rağmen, aynı hedefe farklı yollardan ulaşmaya çalışanların, bir birlerine düşman olup, birbirlerini boğazlamaya kalkmalarının mantığını anlamak mümkün mü? Bütün dinlerde, el açılıp dua edilen aynı yücelikken, ibadet farkı nedeniyle, farklı dinden olanların din adına, düşman ilan edilip, öldürülmesi akıl alacak şey mi?