Turizmdatabank'ın aktardığı verilere göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı (KTB), Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bütçesine Mayıs ayında 87,9 milyon dolar tutarında ilave bir kaynak sağladı. Bu hamlenin, 2026 yılının Mart ayında patlak veren ve 15 Haziran'da sona eren savaşın ülke turizmi üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla yapıldığı bildirildi. Bakanlık, yılın ilk aylarında da ajansa 53 milyon dolarlık bir ödenek tahsis etmişti.
Söz konusu 87,9 milyon dolarlık ek bütçenin büyük bir kısmının, Türkiye'nin ana pazarlarından yolcu taşıyan tur operatörlerini destekleme programlarına yönlendirildiği belirtildi. Savaşın küresel ölçekte havayolu yakıt maliyetlerinde yarattığı ani yükselişin, tur operatörleri üzerindeki baskısını kırmak adına bu kaynağın bir sübvansiyon aracı olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.
KAMU DESTEĞİNDE YÜZDE 386 ARTIŞ
Resmi istatistikler, TGA'nın 2026 yılında devletten aldığı fon miktarında olağandışı bir sıçrama yaşandığını gösteriyor. Geçtiğimiz yılın Ocak-Mayıs periyodunda Bakanlık üzerinden ajansa 29,2 milyon dolar aktarılırken, bu yılın aynı beş aylık döneminde rakam 142,2 milyon dolara fırladı. Bu tablo, kamu katkısında yüzde 386,8 oranında bir artışa işaret ediyor.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2025 yılının tamamında TGA'ya toplam 69,7 milyon dolar kaynak aktarmıştı. 2026'nın yalnızca ilk beş ayında yapılan transferler, bir önceki yılın toplamını şimdiden ikiye katlamış durumda.
ÖZEL SEKTÖR PAYI VE TOPLAM GELİRLER
Kamu desteklerindeki bu devasa artışa karşılık, özel sektörden tahsil edilen turizm payı gelirleri daha durağan bir seyir izledi. Aynı dönemde özel sektörün katkısı 36,7 milyon dolardan 37,7 milyon dolara yükseldi. Tüm bu nakit akışının sonucunda, TGA'nın Ocak-Mayıs dönemindeki toplam geliri 66 milyon dolardan 179,9 milyon dolara çıkarak yüzde 172,8 oranında bir büyüme kaydetti.
TURİZM BÖLGELERİ İÇİN NE İFADE EDİYOR?
Tur operatörlerinin sırtındaki artan maliyet yükünün kamu kaynaklarıyla hafifletilmesi, Türkiye'nin ziyaretçi akışında hayati rol oynayan Akdeniz çanağı ve Alanya gibi ana destinasyonlar için kritik bir koruma kalkanı olarak değerlendiriliyor. Yakıt krizine bağlı olası uçuş iptallerinin sübvansiyonlarla engellenmesi, bölgedeki tesislerin sezon doluluk oranlarına muhtemel bir olumlu etki sağlıyor.




