Devam Etmek Her Zaman Doğru Değildir

Spor yapmak sağlıklıdır. Kalp-damar sağlığından ruh haline, kas gücünden uyku kalitesine kadar sayısız faydası vardır. Ancak sporun bu faydaları, doğru zamanda yapıldığında geçerlidir. Bazen durmak, devam etmekten çok daha akıllıca ve hatta hayati olabilir. Fizik tedavi kliniklerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri de, “Biraz daha zorladım” cümlesiyle başlayan sakatlık hikâyeleridir. Sporu bırakmamız, en azından ara vermemiz gereken durumlar nelerdir? 1. Geçmeyen ve Israrcı Ağrılar
Egzersiz sonrası kas ağrısı ile sakatlık ağrısı sıkça karıştırılır. Kas ağrısı genellikle 24–72 saat içinde azalır ve hareketle hafifler. Ancak ağrı egzersiz sırasında başlıyor, dinlenmeyle geçmiyor ya da haftalardır devam ediyorsa, bu artık masum bir ağrı değildir. Özellikle bel, diz, omuz ve boyun bölgesindeki kronikleşmiş ağrılar; zorlanma, tendinit, menisküs hasarı veya disk problemlerinin habercisi olabilir. Bu noktada “ağrıya rağmen spor” yapmak, problemi daha da derinleştirir. 2. Şişlik, Kızarıklık ve Isı Artışı
Bir eklemde ya da kas grubunda belirgin şişlik, kızarıklık ve sıcaklık artışı varsa vücut açıkça alarm veriyordur. Bu belirtiler genellikle iltihabi süreçleri, yumuşak doku hasarlarını veya mikro yırtıkları işaret eder. Bu durumda “şişliği açmak için hareket edeyim” düşüncesi yanlıştır. Aksine, sporun bırakılması, soğuk uygulama ve gerekirse uzman değerlendirmesi gerekir. 3. Güç Kaybı ve Performans Düşüşü Antrenmanlara rağmen güç artmıyor, hatta geriye gidiyorsa bu aşırı yüklenmenin bir göstergesidir. Bir kolu kaldırırken eskisine göre daha çabuk yorulmak, bacakta boşalma hissi veya denge kaybı; sinir basısı, kas yorgunluğu veya ciddi kas-tendon problemlerinin belirtisi olabilir. Fizik tedavi açısından bakıldığında, güç kaybı olan dokunun üzerine yük bindirmek, iyileşmeyi geciktirdiği gibi kalıcı hasarlara da zemin hazırlar. 4. Uyuşma, Karıncalanma ve Yanma Hissi
Spor sırasında ya da sonrasında kol, bacak, el veya ayakta uyuşma ve karıncalanma hissediliyorsa bu durum mutlaka ciddiye alınmalıdır. Özellikle boyun ve bel kaynaklı sinir sıkışmaları, bu tür belirtilerle kendini gösterir. "Isınınca geçer" düşüncesiyle spora devam etmek, sinir dokusunun daha fazla baskı altında kalmasına ve iyileşme süresinin uzamasına neden olabilir. 5. Eski

Sakatlıkların Tekrarlaması

Daha önce yaşanmış bir bağ yırtığı, menisküs problemi, bel fıtığı veya omuz çıkığı öyküsü varsa spor sırasında bu bölgelerde tekrar eden ağrılar uyarıcıdır. Eski sakatlıklar genellikle tam iyileşmeden spora dönüldüğünde veya uygun kuvvetlendirme yapılmadığında tekrar eder. Bu noktada sporu tamamen bırakmak değil; doğru egzersizle, doğru şekilde devam etmek gerekir. 6. Genel Halsizlik ve

Uzun Süren Yorgunluk

Spor yaptıktan sonra birkaç saat yorgun hissetmek normaldir. Ancak günler süren halsizlik, uykusuzluk, nabızda düzensizlik ve isteksizlik varsa bu tablo aşırı antrenman sendromu olabilir. Vücut toparlanamıyorsa, zorlamak gelişim sağlamaz; tam tersine bağışıklık sistemini baskılar ve sakatlık riskini artırır. 7. Dinlenmek de Tedavinin Bir Parçasıdır
Fizik tedavide en sık vurgulanan gerçek şudur: Dinlenme, tembellik değildir; tedavidir. Sporu bırakmak her zaman pes etmek anlamına gelmez. Bazen vücudu dinlemek, daha güçlü bir dönüşün anahtarıdır. Doğru zamanda verilen bir ara; kasın, tendonun ve eklemin kendini onarmasına fırsat tanır. Ardından planlı, kontrollü ve kişiye özel egzersizlerle spora dönmek hem daha güvenli hem de daha kalıcı sonuçlar sağlar.

Spor Düşmanınız Olmasın

Spor, bedenin dostudur; ancak kulak verilmediğinde düşmana dönüşebilir. Ağrı, şişlik, güç kaybı ve nörolojik belirtiler vücudun konuşma şeklidir. Bu dili görmezden gelmek, kısa vadede "devam ediyorum" hissi verse de uzun vadede ciddi sakatlıklara yol açar. Unutulmamalıdır ki; en iyi yapılan spor, vücudunu en iyi dinleyerek yapılandır. Bazen durmak, ilerlemenin en doğru yoludur.