Sporla gelen sağlık mıdır yoksa sakatlık mı? Yapılan her türlü spor aktivitesi sırasında oluşan, vücudun tamamının veya bir bölgesinin normalden fazla bir kuvvetle karşılaşması sonucunda, dokuların dayanıklılık sınırını aşmasıyla...
Sporla gelen sağlık mıdır yoksa sakatlık mı?
Yapılan her türlü spor aktivitesi sırasında oluşan, vücudun tamamının veya bir bölgesinin normalden fazla bir kuvvetle karşılaşması sonucunda, dokuların dayanıklılık sınırını aşmasıyla meydana gelen yaralanmalara spor yaralanmaları denir.
Spor yaralanması dediğimiz zaman genelde aklımıza sporu profesyonelce yapanların yaralanması gelmektedir. Oysa spor profesyonellerin dışında daha büyük kitlelerce eğlence, sağlık ve vücudu zinde tutmak amacıyla yapılmaktadır. Bu noktadan hareketle spor yaralanmalarını sporu eğlence amaçlı olarak yapanlara yönelik yazmak istiyorum. Çünkü yarışma amaçlı yapılan sporlardaki yaralanmalarda genelde profesyonel bir ekip olduğundan yaralanan sporculara genelde uygun şekilde ilk yardım yapılıp sonraki tedavilerini tamamlamaktadırlar.
Fakat kişiyi bedenen ve ruhsal olarak iyi durumda tutmak için yapılan sporlar, ülkemizde ne yazık ki hiçbir ön hazırlık yapılmadan, düzensiz bir şekilde ve gerekli tedbirler alınmadan da yapılmaktadır. Bu nedenle yaralanmalar daha fazla olmakta ve ilk yardım ile sonraki tedavilerinde sorunlar yaşanmaktadır. Eğlence amaçlı olarak ülkemizde sık olarak yapılan sporlar futbol, basketbol, voleybol, tenis, bisiklete binmek, judo ve karate gibi uzak doğu sporları popüler olmaya başlamıştır.
Spor yaralanmaları direkt travma (vurma, çarpma) şeklinde veya zaman içinde aşırı kullanma (sürekli zorlanma) şeklinde görülür. Bu yaralanmaların yüzde 65-75'i önemsiz ve sorun oluşturmayan, yüzde 35-25’i ise kısa veya uzun süreli tedavi gerektiren yaralanmalardır.
Görülme sıklığı
Yapılan spor tipine bağlı olarak değişmekle beraber spor yaralanmalarının görülme sıklığı yüzde 5-15’tir (ortalama yüzde 8). Yapılan bir araştırmada; spor yapanlardan her 40 kişiden birisinde ciddi spor yaralanması, 4000 kişiden birisin de spor sakatlığı ve tüm önlemlerin alınmasına karşın 40.000 kişiden bir kişide ise ölüm görülmektedir.
Spor yaralanmaları dış etkenlerle oluşan yaralanmalar ve sporcunun kendisinden kaynaklanan nedenler olmak üzere iki ana grupta incelenir.
Yapılan sporun türü, antrenman şekli, kurallara uyum, çevresel nedenler, zemin, spor malzemeleri olarak sayılabilir. Özellikle yaralanmaların önlenebilmesi açısından bu nedenlerin bilinmesi önemlidir. Temas sporlarında yaralanma olasılığı daha fazladır. Örneğin, spor yaralanması görülme oranları futbolda yüzde 10, güreş yüzde 6, atletizmde yüzde 1 ve kayakta yüzde 0.5 / gün olarak saptanmıştır.
Koşu yüzeyinin çim yüzeyden sentetik yüzeye değişmesi (sentetik yüzeyde ön çapraz bağ yaralanma riski artmaktadır), düzgünlük, şok emilimi ve temas kuvveti değişimleri yaranmaları etkilemektedir.
Spor yapılan ortamda; ısı, nem (iklim koşulları), aydınlanma, toz ve rüzgar gibi birçok faktör önemlidir. Yetersiz ısınma ile birlikte soğuk hava esnekliğin azalmasına ve tutukluğa tersine sıcak ve nemli hava ise ısı felcine neden olmaktadır. Yetersiz ışıkta yarışma veya antrenman ise yaralanma olasılığını arttırmaktadır. Uygun ayakkabı sporcunun en temel ve en önemli malzemesidir. Ayrıca koruyucu malzemelerin (dizlik, tekmelik, kask gibi) korunmadaki önemi çok fazladır. Vücudun kendisinden kaynaklanan nedenler oldukça fazladır. Bunlar; fiziksel
uygunluk, psikolojik faktörler, yaş, yapısal bozukluklar, kas-tendon dengesizliği, temel tekniklerde bozukluk, aşırı yorgunluk (fizyolojik ve zihinsel) kötü alışkanlıklar, psikolojik faktörler olarak sayılabilir. Sporcunun kendisinden kaynaklanan nedenlerin tümüyle ortadan kaldırılması güçtür.
En önemli sporcu kaynaklı yaralanma nedeni; kuvvet, hız, dayanıklılık, beceri, esneklik, sağlamlık, motivasyondan oluşan sporcunun ‘fiziksel uygunluğu’dur. Ayrıca yaş, hızlı büyüme dönemi ve çocukluk yaş grubu ile ileri yaşlarda yaralanma oranı artmaktadır. Yapısal bozukluklar; düztabanlık, bacak eşitsizliği, eklem sertliği veya gevşekliği gibi sebepler yaralanmaya zemin hazırlayabilir. Kas-tendon dengesizliği; kaslar arasındaki uzunluk ve kuvvet açısından dengesizlik olması ile temel tekniklerde bozukluklar tenisçi dirseği, golfçü dirseği ve futbolcu kasığı hastalığı gibi yapılan spor tipine özgü sakatlıklar oluştururlar. Aşırı fizyolojik ve zihinsel yorgunluk, sigara, alkol, uyuşturucu maddeler ve doping gibi kötü alışkanlıklar ile konsantrasyon yetersizliği, riske atılma, aşırı hırs ve bireysel davranışlardan oluşan ‘psikolojik faktörler’ de spor yaralanmalarının önemli nedenlerindendir.
Sakatlıkların önlenmesi
Faaliyet öncesi yeterli ısınma, doğru germe teknikleri, dengeli kas gücü için kuvvetlendirme egzersizleri, aerobik (kalp-damar-solunum) formu, kas gücü ve yapılan spora özel form ve uygun beslenmenin temini gereklidir. Ayrıca yaşın, cinsiyetin, vücut ağırlığı ve içeriğinin spora uygunluğu, kas gücünün yeterli olması, kas tutukluğu ve zayıflığının olmaması, doğumsal veya sonradan oluşan kas-kemik sorunlarının bulunmaması spor yaralanmalarının önlenmesinde önemli noktalardır.
Tanı ve tedavinin, konunun eğitimini almış kişiler dışındaki sağlık eğitimi olmayan kimseler tarafından yapılmasının engellenmesi gereklidir. Özellikle sorunların sakatlığın olmasını engelleyecek şekilde yani koruyucu olmasını sağlamak tedavi etmekten hem daha önemli hem de daha sağlıklı ve de ekonomiktir.
Spora başlamadan önce neler yapılmalı?
Spor aktivitesine belirli ısınma, gerilme ve güçlendirme egzersizlerinden sonra başlanmalıdır.
Özellikle kuvvet antrenmanlarına belirli program kapsamında aşamalı olarak geçilmelidir. Esas olarak spora bilinçli, kontrollü ve bilimsel ölçülerde başlanmalıdır. Egzersize Başlamadan Önce Isının
Sakatlanmayı önlemek için adalelerinizi gerip gevşetme işine en az 5-10 dakika ayırın. Bu şekilde bir ısınmanın sağlayacağı artan kan akımı adalelerinizin gerilimini azaltacak, hareket kapasitelerini artıracak ve hatta sizin performans seviyenizi yükseltebilecektir. Aynı zamanda, adale çekilmeleri burkulmalar ve diğer yaralanma ihtimallerini de büyük ölçüde azaltmış olacaksınız.
Soğuma egzersizleri
Çalışmadan sonra adalelerinizin soğumasına fırsat vermek de aynı derecede önemlidir. Çalışma sırasında adaleler kasılmıştır ve tekrarlanan egzersizlerin çoğu bunların daimi olarak kasılmalarına da yol açabilir. Adalelerin dengesini yerine getirmek için çalışmadan sonra bir germe seansı şarttır. Normale böyle kademeli olarak dönme fırsatı verilmeyen kaslar çekme, incinme ve spazmlara daha yatkın olur.
Ani ve alışılmamış zorlamalar sakatlanma yaratma ihtimali en fazla olanlardır. Eğer performansınızı geliştirmeyi amaçlıyorsanız geliştirin, fakat makul bir hızla artırarak. Kendinizi çok kısa zamanda aşmaya çalışmayın.
Eğer sırt ağrınız ve diz eklemi sorununuz varsa koşu size uygun bir spor değildir. Belki yüzme veya efor bisikleti uygun olabilir.
Sadece haftada bir kez spor yapmak, çalışmanın temposu ne kadar hafif olsa da sakatlık yaratma ihtimali açısından uygun değildir. En az haftada üç kez yirmişer dakikalık çalışma programı yapın.
DEVAMI HAFTAYA
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
- Ortalama bir erkek, 68 kilogramlık bir ağırlığı korumak için ömrü boyunca yaklaşık 50 ton gıda yer
- Ayaklarımızda 1 trilyon bakteri mevcuttur.
- Müzik kasların gıdasıdır. Yüksek sesle müzik dinleyenlerde adrenalin kaslara ekstra glikoz sağlayarak vücudun performansını arttırır.