Saadet Partisi Alanya İlçe Başkanı Hüseyin Sarıca, “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başlayan Sarıca, aradan geçen üç yıla rağmen yaraların sarılamadığını ve mağduriyetlerin kalıcı hale geldiğini vurguladı.
“DEPREMZEDELERİN ÜÇTE BİRİ HÂLÂ KONTEYNERLERDE”
Sarıca, barınma sorununun ciddiyetini koruduğuna dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı:
“Hatay özelinde 217 bin vatandaşımız konteynerlerde yaşıyordu, bugün bu sayı ancak 160 bine düşebildi. Depremzedelerin yaklaşık üçte biri hâlâ konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.”
“HUKUKSUZ BORÇLANDIRMA UYGULAMASI”
Konut teslimleri sırasında yaşanan belirsizlikleri “hukuksuzluk” olarak niteleyen Sarıca, vatandaşlardan alınan açık imzaları eleştirdi:
“Borç miktarı, faiz oranı ve geri ödeme koşulları belli değildir. Hiçbir hukuk devletinde vatandaş neye imza attığını bilmeden borçlandırılamaz. Saadet Partisi olarak bu dayatmayı şiddetle reddediyoruz.”
“FAİZE GİDEN KAYNAK DEPREMZEDELERE GİTMELİ”
Başkan Sarıca, 2026 yılı bütçesi üzerinden ekonomik bir karşılaştırma yaparak hükümetin önceliklerini sorguladı:
“Üç yılda yapılan 450 bin konutun maliyeti 1,5 trilyon lira iken; devletin 2026 bütçesinde faize ayırdığı kaynak 2 trilyon 745 milyar liradır. Yani bir yılda faize ödenen para, üç yılda yapılan tüm deprem konutlarının maliyetinden fazladır. Bu tablo milletimizin canını yakıyor.”
“İKTİDARA 4 MADDELİK ACİL ÇAĞRI”
Hüseyin Sarıca, deprem bölgesindeki belirsizliğin son bulması için şu talepleri sıraladı:
-
Eksik kalan 650 bin konut derhal tamamlanmalıdır.
-
Ödeme planları ve maliyetler şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır.
-
Açık imzalar iptal edilmeli, depremzede borç tehdidinden kurtarılmalıdır.
-
Konteyner kentler bir kader olmaktan çıkarılmalı, onurlu yaşam şartları sağlanmalıdır.
“UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”
Konuşmasının sonunda deprem vergilerinin akıbetini soran Sarıca, sorunun doğada değil zihniyette olduğunu belirtti:
“Deprem bir kader olabilir ama ihmal ve plansızlık asla kader değildir. Biz Saadet Partisi olarak insanı merkeze alan, bilimi rehber edinen bir politika için mücadelemizi sürdüreceğiz. Unutmayacağız, unutturmayacağız.”





