Ertesi gün güneş cömertliğini gösterse de kış, kışlığını belli etti. Hava coştu, Dim Barajı taştı. Bazı bölgeler sele teslim oldu. Sular engel tanımadı; aktı, geçtiği yeri yıktı. Dim Çayı piknik sahaları nasibini aldı, iş yerleri telef oldu, tarıma büyük darbe vurdu. Şubat ayı; hatırı sayılır derecede suyu bol, yağmuru bereketli, yağışı cömert, suları coşkundu. Felaketin meteoroloji tahmin raporlarıyla tespiti ve okulların tatil edilmesi, belki iyi bir önlem olarak herkesi mutlu etti. Alanya Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı ekipleri; teyakkuz hâlinde, en az zarar ve zayiatla felaketin geçiştirilmesi için mücadele etmişlerdir. Aynı anda farklı bölgelerden gelen bazı heyelanlara zamanında yetişmek mümkün olmamış da olabilir; ancak hiçbir can kaybı haberi gündeme düşmedi. Bu elbette en sevindirici durumdur. Varlık kazanılır da kaybedilir de. Ya can?
Heyelanda kayan binalar, risk bölgesinde boşaltılan yerler oldu. Yöre turizmi için önem arz eden Dim Çayı piknik alanları, hasarın ağırlığını üstlendi. Mahmutlar Mahalle Muhtarı Ahmet Sönmez’in serzenişi, umursamazlığı gündeme taşıdı. Derenin tarla yapılması, Kılıçaslan Camii’ni su altında bıraktı. Alanya-Taşkent yolu geçilmez, Bademağacı Mahallesi’ne ulaşılmazdı. Alanya Belediyesi de Atatürk Caddesi çalışmalarından nasibini aldı. Kısa sürmüş olsa da tehlike güç atlatıldı. Bu durum, altyapı yatırımlarının önemine dikkat çekti.
Alanya uzun yıllardır böyle bir felaketle karşılaşmamıştı. Altyapıda; Mahmutlar’ın 4,5 km uzunluğundaki sahil yolu altından (2x2’lik) bakslarla denize geçişi sağlayan yağmur suyu drenaj hattı ve menfez alt geçitler dikkat çekti. Otel ile deniz arasındaki yol, turizm mantığına ters; sellerin denize ulaşımında ise engeldi. Tarihten günümüze dimdik yaşayan kanallarda ve köprülerde, yüz yılda bir meydana gelecek afetlerin hesabı vardı. Teknoloji çağında birkaç yıllık felaketlere direnemeyen yatırım mühendisliği tartışılmalıdır.
Olan oldu, geldi geçti. Ağzı olan konuşacak, eleştirecektir. Kentleşmede altyapı çok mühimdir. Açılan her derenin, yerleştirilen her büzün, yapılan her menfezin hesabı dikkatlice yapılmalıdır. Vatandaşın parasının çarçur edilmeden, yerinde harcanması önemlidir. Zararların tazmini için devlet desteği gerekir.
Bazı vatandaşların özel emlak sahalarında, iş yerlerinde ve işletmelerinde tahribat ile hasar meydana gelirken, piknik alanları yerle yeksan olmuştur. Her şey sil baştan düzenlenmelidir. Baraj ve çevresindeki saha bölgesi; turizm amaçlı “kültür, turizm, ticaret” için ele alınmalı, planlanmalıdır. Plan dâhiline Dim Barajı çevresi, barajda seyahat imkânı oluşturacak plan ve projeler ile baraj turu işletmeciliği dâhil edilmelidir. Baraj etrafında piknik sahası; baraj içinde Dim Alacami Köyü’ne kadar gezi, bot turu ve seyahat imkânı yaratılmalıdır.
Kıyı kenar çizgileri ve dere yatağı kullanım alanları, dereler kuru iken değil de afet sırasında tespit edilse; inşaat alanları yazın sular çekildiğinde değil de kışın coştuğu, azdığı anda planlansa, ani felaketlere karşı daha elverişli tedbir alınmış olur. Doğa engel tanımıyor. Şükür ki uzun sürmedi ama herkesi ürküttü. Yüce Mevla’m ülkemizi, şehirlerimizi, iş yerlerimizi, köylerimizi, mahallelerimizi, tarlalarımızı, evlerimizi, çoluk çocuğumuzu ve her canlıyı; deprem, yağmur, çığ, heyelan, dolu, kar, buzlanma, don tehlikesi, hortum, fırtına ve sel gibi felaketlerin şerrinden korusun! Geçmiş olsun Alanya!