SUUDİ Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'na alternatif petrol güzergahı Petroline, Irak'tan düzenlenen saldırıların ardından tedbiren durduruldu. Günlük 7 milyon varil taşıma kapasiteli hattın devre dışı kalması, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri gündeme taşıdı. Petrolü Kızıldeniz'e ulaştıran kritik güzergahın ne zaman açılacağı ve hasarın boyutu henüz bilinmiyor. Suudi Arabistan'ın petrol ihracat altyapısının stratejik konumu ve 2026'da Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin azalması, hattın durdurulmasını ülke içindeki bir petrol tesisine yönelik saldırının ötesinde küresel enerji arzı açısından önemli hale getiriyor. Küresel petrol piyasasında tedirginliğe neden olan gelişmeler Alanyalı turizmcilerde de endişe uyandırdı. Petroldeki fiyat artışının turizmin her safhasını etkileyeceğini ifade eden turizmciler, Türkiye’deki kur baskısını da hatırlatarak sektördeki maliyet baskısının artacağını ifade ediyor. İşte Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Alanya Bölge Temsil Kurulu (BTK) İkinci Başkanı Kerim Yılmaz’ın konuya ilişkin Yeni Alanya’ya yaptığı özel açıklamalar:
TURİZMİN NEREDEYSE BÜTÜN OPERASYONEL SÜREÇLERİ ETKİLENECEK
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, “Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan ve yaşanması muhtemel artışlar, turizm sektörünün maliyet yapısını doğrudan etkileyecektir. Bunun ilk ve en önemli yansıması ulaştırma maliyetlerinde görülecektir. Havayolu taşımacılığından havalimanı transferlerine, şehir içi ve şehirlerarası ulaşımdan tur araçlarına kadar turizmin neredeyse bütün operasyonel süreçleri akaryakıt maliyetlerinden etkilenmektedir.
‘SEZONUN KALANINDA MALİYET BASKISI DAHA DA ARTACAK’
Bu nedenle petrol fiyatlarındaki yükseliş, sadece uçak biletlerinin veya transferlerin pahalanması anlamına gelmemektedir. Otellerin personel ve lojistik giderlerinden tedarik maliyetlerine, acentelerin transfer ve tur operasyonlarından destinasyon içerisindeki bütün hareketliliğe kadar geniş bir maliyet zinciri oluşturmaktadır. Dolayısıyla sezonun geri kalanında turizm işletmelerinin maliyet baskısının daha da artmasını beklemek gerekir.
‘TÜRKİYE TURİZMİ AÇISINDAN DAHA ÖNEMLİ BAŞKA BİR PROBLEM: KUR–MALİYET MAKASI’
Ancak Türkiye turizmi açısından burada çok daha önemli ve çözülmesi zor bir başka problem ortaya çıkmaktadır: kur–maliyet makası. Türkiye’de turizm işletmelerinin önemli bir bölümü gelirlerini ağırlıklı olarak Euro ve Dolar üzerinden elde ederken, giderleri büyük ölçüde Türk lirası cinsindendir. Normal şartlarda Türk lirasındaki değer kaybı, Türkiye’nin yabancı turist açısından fiyat avantajını ve turizm sektörünün rekabet gücünü destekleyebiliyordu. Fakat bugün tablo farklılaşmaktadır. Türkiye’de enflasyon ve maliyetler yükselirken Euro ve Doların Türk lirası karşısındaki artışı aynı ölçüde gerçekleşmediğinde, turizm işletmelerinin döviz bazında maliyetleri yükselmektedir. Bu da işletmelerin karlılığını azaltmakta, hatta bazı ürün ve hizmetlerde zarar riskini artırmaktadır. Diğer taraftan Euro ve Doların TL karşısında daha hızlı yükselmesi de tek başına bir çözüm değildir. Çünkü kurun yükselmesi ithal girdiler ve özellikle petrol fiyatları üzerinden maliyetleri yeniden yukarı taşıyabilmektedir. Yani sektör adeta iki yönlü bir makasın arasında kalmaktadır: Bir tarafı kapattığınızda diğer taraf açılmaktadır.
TÜRKİYE FİYAT AVANTAJINI KAYBEDİYOR
Bu durum özellikle Alanya gibi turizmde Avrupa pazarlarına ve paket turlara önemli ölçüde bağımlı destinasyonlar açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye bugüne kadar birçok rakibine karşı önemli bir fiyat/performans avantajı sayesinde tercih ediliyordu. Ancak maliyetlerin hızlı artması ve bunun fiyatlara yansımasıyla birlikte Türkiye’nin yabancı turist gözündeki “uygun fiyatlı destinasyon” algısının giderek zayıflaması söz konusu olabilir.
‘BUGÜNÜN MALİYETLERİ GELECEK SEZONUN FİYATLAMASINI ETKİLEYECEK’
Buradaki temel risk yalnızca mevcut sezonun karlılığı değildir. Bugünün maliyetleri aynı zamanda gelecek sezonun fiyatlamasını ve dolayısıyla erken rezervasyon dönemini de etkileyecektir. Oteller, acenteler, transfer firmaları ve diğer turizm işletmeleri gelecek sezon fiyatlarını belirlerken bugünkü maliyet artışlarını hesaba katmak zorunda kalacaktır. Bu da Türkiye’nin özellikle Akdeniz çanağındaki rakipleri karşısında fiyat rekabetini zorlaştırabilir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde turizm sektörünün en önemli gündemlerinden biri sadece “kaç turist gelecek?” sorusu olmayacaktır. Asıl soru, gelen turistten elde edilen gelirin artan maliyetleri karşılayıp karşılamayacağı ve sektörün karlılığını koruyup koruyamayacağıdır. Özetle; petrol fiyatlarındaki artış ulaştırma ve operasyon maliyetlerini yukarı çekerken, TL’nin yabancı para karşısındaki değer hareketinin bu maliyet artışlarını telafi edememesi turizm işletmelerinin karlılığını ciddi şekilde baskılayabilir. Kurun yükselmesi ise maliyetleri yeniden tetikleyebileceği için tek başına çözüm değildir. Turizm açısından gerçekten ihtiyaç duyulan şey, maliyetlerin kontrol altında tutulduğu, fiyat rekabetçiliğinin korunduğu ve turizm işletmelerinin sürdürülebilir karlılık sağlayabildiği dengeli bir ekonomik yapı oluşturulmasıdır. Çünkü turizmde rekabet yalnızca “en çok turisti kim getiriyor?” üzerinden yapılmıyor. Asıl mesele, hangi destinasyonun turistine daha fazla değer sunarken işletmesine de sürdürülebilir bir karlılık sağlayabildiğidir” dedi.
‘TURİZMDE GENEL FİYATLAR YÜZDE 5-10 CİVARINDA ARTABİLİR’
Petrol fiyatlarında yaşanan artışın sektörün tamamına yansımasını beklediklerini söyleyen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Alanya Bölge Temsil Kurulu (BTK) İkinci Başkanı Kerim Yılmaz açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesine çıkması, turizm sektöründe ulaşım maliyetleri başta olmak üzere ciddi bir maliyet baskısı yaratacaktır. Bunun uçak biletlerinden transferlere, şehirlerarası taşımacılıktan paket tur fiyatlarına kadar sektörün tamamında hissedilmesini bekliyoruz. Petrolün bu seviyelerde kalıcı olması halinde turizmde genel fiyatların yüzde 5-10 civarında artabileceğini, ulaşım maliyetlerinde ise daha yüksek oranların gündeme gelebileceğini değerlendiriyoruz. Ancak sektör olarak bu maliyet artışının tamamını turistin üzerine yansıtmamak zorundayız.
‘PETROL FİYATINDAKİ ARTIŞ HAVAYOLLARININ SEFER PLANLAMALARINI ETKİLEYECEK’
Türkiye’nin en büyük avantajı, güçlü turizm altyapısı, yüksek hizmet kalitesi ve özellikle döviz bazında hâlâ rekabetçi olabilen fiyat yapısıdır. Bu avantajı korumamız halinde, enerji krizinin oluşturduğu baskıya rağmen rakip Akdeniz destinasyonlarıyla rekabetimizi sürdürebiliriz. Antalya ve Alanya açısından ise en kritik konu hava yolu kapasitesinin korunmasıdır. Çünkü petrol fiyatındaki artış sadece bilet fiyatlarını değil, havayollarının sefer planlamalarını ve destinasyonlara ayrılan kapasiteyi de etkileyebilir. Özellikle Avrupa pazarından Antalya’ya ulaşım maliyetinin yükselmesi, tatilin toplam fiyatını doğrudan etkileyecektir.
‘TURİSTİN KARARINI OLUMSUZ ETKİLEYECEK ANİ FİYAT SIÇRAMALARINDAN KAÇINMALIYIZ’
Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyatları kontrol altında tutarken hava yolu bağlantılarını ve kapasiteyi korumak olmalıdır. Türkiye turizminin rekabet gücünü yalnızca ucuz fiyat üzerinden değil, fiyat-performans, hizmet kalitesi ve ulaşılabilirlik üzerinden korumamız gerekiyor. Enerji krizinin küresel bir sorun olduğu unutulmamalıdır. Burada Türkiye’nin yapması gereken, maliyet artışlarını sektörün tamamına dengeli biçimde yaymak ve turistin kararını olumsuz etkileyecek ani fiyat sıçramalarının önüne geçmektir. Antalya ve Alanya başta olmak üzere güçlü destinasyonlarımızın bu süreci yönetebilecek tecrübeye ve altyapıya sahip olduğuna inanıyoruz.” (Hüseyin DOĞANAY)
Petrol krizi Alanya turizmini vuracak: 2027 sezonunda fiyat artışı kapıda
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin azalmasına alternatif olarak değerlendirilen Suudi Arabistan'ın petrol ihracat altyapısı Petroline’nin düzenlenen saldırıları sonucu hasar alması dünyadaki petrol krizini derinleştirdi. Gelişmelerin Alanya turizmine yansımalarını değerlendiren turizmciler fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu ve maliyetlerin 2027 sezonuna da yansıyacağını ifade ettiler
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
Trend Haberler
Alanya bu sapığı arıyor! Gizlice otel müşterilerinin videolarını yayınlayıp para istemiş
Alanya’da saman deposunda yangın çıktı
Son Dakika! Gülistan Doku davasında Alanya'dan 2 emniyet mensubu gözaltına alındı
Son Dakika! Yolcu otobüsü bariyerlere çarptı: Çok sayıda ölü ve yaralı var
13 Eylül Süper Loto Çekiliş Sonuçları Açıklandı
Alanya’da karısına bıçak çeken koca tutuklandı





