Kuzey Afrika'da siyasi dengeler altüst oldu. Libya, Tunus ve Mısır yeni bir kaos sürecinde. Irak'ın geleceği hala belli değil. Suriye'de kan gövdeyi götürüyor. Kuzeyde, Afganistan ve Pakistan'da, istikrarsızlık yıllardır...
Kuzey Afrika’da siyasi dengeler altüst oldu.
Libya, Tunus ve Mısır yeni bir kaos sürecinde.
Irak’ın geleceği hala belli değil.
Suriye’de kan gövdeyi götürüyor.
Kuzeyde, Afganistan ve Pakistan’da, istikrarsızlık yıllardır devam ediyor.
Afrika’nın yoksul ülkelerinde insanlar şu ya da bu gerekçeye dayalı olarak birbirlerini boğazlamakla meşgul.
Tüm bu kan ve gözyaşının yaşandığı ülkelerdeki insanlar aynı dine mensup.
Irak’ta, Sunilerle Şiilerin kavgası acımasız boyutlara vardı.
Neredeyse her gün, onlarca yüzlerce insanın ölümüne neden olan bombalamalar yaşanıyor.
İşin en garip yanı, bunlar aynı etnik yapıya mensup Araplar.
Düşmanlıkları mezhep farkından kaynaklanıyor.
Her iki kesim de, Müslüman olmalarına karşın, saldırılarında, “Ya Allah, bismillah Allahu Ekber” diyor!
Kan ve gözyaşının İslam ülkelerinde giderek yaygınlaşması, acımasızlığın ve vahşetin bu denli tırmanışa geçmesinin temelinde İslam Dininin olması mümkün değil.
Bunun tek bir nedeni olabilir. O da, bu toplumların gelişme süreçlerini henüz tamamlayamamış olmaları ve bu geri kalmışlığın dar kalıplarında sıkışıp kalmış toplumu, bazı uyanıklar, dine kendilerince bir yorum getirerek inancı marjinal bir çizgiye taşıyarak, oluşturdukları örgütlenme ile, terörü şu ya da bu gerekçelere dayandırıp, dinsel bir yapılanma imajı verilmekte.
Türkiye iki kültür arasında sıkışıp kaldı.
Şark kültürü hala doğuda hakim olduğundan, eskiden sol söylemle yola çıkan terör örgütü, bugün etnik milliyetçiliği kullanarak, mafya türü bir yapılanmayla Kürt halkı üzerinde baskı kurarak eylemlerini devam ettirip büyük rantlar elde ediyor.
Batıdaki vatandaşlar ise, dünyalı ve insan olmaya odaklı bir anlayışla, çok farklı dinlere, mezheplere ve etnik kökenlere sahip olmalarına karşın, kardeşçe barış içinde yaşayabilmekteler.
Suriye’deki kaosun Türkiye’ye nasıl yansıyacağını hepimiz kaygıyla izliyoruz.
Bu konuda medyada bir sürü yorumlar yapılmakta.
Kimi felaket, kimi ise sükunet pompalıyor.
İlerisini öngörmek pek öyle kolay olmasa da, sükunet tavsiyesinde bulunanların çok daha gerçekçi oldukları kanısındayım.
Çok daha önemlisi, dünyadaki ve çevremizdeki olumlu ya da olumsuz gelişmelere en sağlıklı tepkiyi borsanın verdiğine inanıyorum.
Borsanın aktörleri, ileriye dönük her tür gelişmeye, çok daha gerçekçi tepki veriyorlar.
Türk borsası hala yükselişteyse, Suriye’deki gelişmelerin mevcut durumuyla, Türkiye’yi çok fazla etkileyeceğini sanmıyorum.